Nazarbayev TBMM'de konuştu: Yapacak daha çok işimiz var

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Ankara'da resmi temaslarda bulundu. Nazarbayev, ''İkili ilişkilerimizi geliştirmek yolunda yapacak daha çok işimiz var'' dedi. TBMM Genel Kurula gelişinde milletvekillerinin ayakta alkışladığı Nazarbayev, milletvekillerine hitap etmekten duyduğu onuru dile getirdi.

*FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Ankara'ya gelen Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev'i Cumhurbaşkanı Gül askeri törenle karşıladı.
İki ülkenin milli marşları çalınırken, 21 pare top atışı yapıldı. Askerleri Türkçe selamlayan Nazarbayev ve Cumhurbaşkanı Gül, el ele yürüdüler. Çankaya Köşkü'nün giriş kapısında hatıra fotoğrafı çektirdiler. Daha sonra Gül konuğuna Köşk'ün balkonundan Ankara'yı anlattı.

"KAFKASLARDA İŞBİRLİĞİ SAĞLANMALI"

Cumhurbaşkanı Gül, Nazarbayev'le görüşmesinin ardından, yapılan ortak basın açıklamasında soruları yanıtladı. Cumhurbaşkanı Gül, Azerbaycan'la olan gerilime ilişkin olarak, Kafkaslarda huzuru, güvenliği ve işbirliğini çok önemsediklerinin altını çizdi ve Türk-Ermenistan ilişkiler normalleşmesi gerektiğini vurguladı. Gül, Kafkaslarda istikrarın sağlandığı taktirde kan ve gözyaşının biteceğini ve işbirliğinin sağlanacağını savunarak, şöyle dedi:

"Bunu zaten herkes takip ediyor. Kafkaslarda başka sorunlar da var. Ermenistan, Azerbaycan arasındaki ilişkiler, Gürcistan meseleleri... Çalışmalar zaten bu yöndedir Azerbaycan tabi ki Türkiye'nin kardeş ülkesidir. Bizler tek milletiz. Türk dünyası içinde farklı farklı devletler var. Bunlardan biri Türkiye biri de Azerbaycan'dır. Her yerde dayanışmamızı göstermişizdir. Bu, sadece Devlet Başkanları değil halktan halka olan gerçektir. Bu çerçeve içerisinde yanlış anlamalara kaçılmamalıdır. Bu zor dönemlerden geçilirken duygusallıklar oluyor, yanlış anlamalar oluyor. Sayın Aliyev ile uzun bir telefon görüşmesi yaptım. Bu konuları detaylı şekilde ele aldık. Birbirimize olan güven teyit edildi. Bugünde Dışişleri Bakanımız da görüşecek. Kendisine bilgi aktaracak. Geçtiğimiz haftalarda Nahcivan'daydık. Nazarbayev de oradaydı. Konuları, hem çok taraflı olarak hem de tek taraflı görüştük. Herkesi bu konuda dikkatli olamaya çağırıyoruz. Çeşitli sebeplerden dolayı bilerek ya da bilmeyerek, kasıtlı bir şeklide kardeşliğimiz zedelemek isteyenler olabilir. Bulara dikkat edilmelidir."

NAZARBAYEV'İN AÇIKLAMALARI


Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkilerin para ile ölçülemeyeceğini söyledi.

Nazarbayev, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Türkiye'nin Kazakistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu hatırlatarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin o günden bu yana iyi seyir izlediğini, hiçbir zaman bozulmadığını ve her alanda işbirliğinin sürdüğünü ifade etti.
Özellikle ekonomik ve kültürel alanda iki ülke arasındaki ilişkilerde ciddi gelişme olduğunun altını çizen Nazarbayev, Türkiye'den tarım, inşaat, meteoroloji, petrol ve gaz alanlarında 1500 firmanın Kazakistan'da faaliyet gösterdiğini, inşaat şirketlerinin Kazakistan'ın başkenti Astana'nın inşasına büyük katkıları olduğunu kaydetti.

Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesinde şu anda 15 bin öğrencinin öğrenim gördüğünü, ayrıca Almatı'daki Süleyman Demirel Üniversitesi dışında 24 Türk lisesinde Kazak ve Türk gençlerinin birlikte eğitim aldığını söyleyen Nazarbayev, her yıl turist olarak Kazakistan'dan Antalya'ya 200 bin kişinin geldiğini belirtti. Nazarbayev, Kazak vatandaşlarının, "Türkiye'yi kendi ülkeleri olarak düşündüğünü" kaydetti.
Türk dünyasındaki insanlığa büyük katkıları olmuş kişilerin tüm dünyaya tanıtılması için bir akademi kurulmasını istediğini ifade eden Nazarbayev, "Orada bir Türk birliği araştırma merkezi olursa, Türk kültür araştırma merkezi olursa biz tüm dünyaya ulu ecdadımızı tanıtmış oluruz" dedi.
Nazarbayev, Türkiye ile Kazakistan arasında küresel mali krizin etkilerinin azaltılması için çalışmaların devam ettiğini, Kazakistan'ın kendi içinde biriken fonlar nedeniyle kimseye ihtiyaç duymadan kendi ekonomi politikalarını hayata geçirdiklerini bildirdi.

TÜRKİYE'NİN ROLÜ

ABD Başkanı Barack Obama'nın Ankara'ya gelmesi, Suriye ile Irak arasındaki arabuluculuk rolü oynaması ve Filistin konusunda gösterdiği çabalarla Türkiye'nin bölgede oynadığı rolün önem kazandığını söyleyen Nazarbayev, Türkiye'nin Müslüman, laik ve demokratik bir ülke olarak imkanlarının çok büyük olduğu kaydetti.

İki ülke arasında bugün "stratejik ortaklık" anlaşmasına imza attıklarını belirten Nazarbayev, iki ülkenin daha önceden de stratejik ortak olduğunu vurguladı.

"Gelecek nesiller için, kültürel, tarihi alanlarda Türk dünyasında daha yapacak işlerimiz var" diyen Nazarbayev, bu anlaşmaların iki ülke arasındaki ilişkileri daha da geliştireceğine inandığını söyledi.
Nazarbayev, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ekonomik ilişkilerle ilgili soru üzerine, Türkiye tarafından Kazakistan'a 1993 yılından bu yana 1 milyar dolara yakın yatırım yapıldığını, bu dönemde Kazakistan'dan Türkiye'ye ise 4 milyar dolarlık bir yatırımın geldiğini ifade etti.

Nazarbayev, iki ülke arasındaki ilişkilerin iyi olduğunu belirterek, "Kardeş iki ülke için bu tutar yetersiz. Kazakistan şu ana kadar 25 milyar dolar yatırım çekti, Türkiye'den yatırım ise 1 milyar dolar civarında. Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkiler parayla ölçülemez. Türkiye'ye güvenimiz hiçbir maddi değerle ölçülemez. Tabii ki yapacağımız çok işler var. Bu alanda bizim de Türkiye'ye yapacağımız yardımlar var" dedi.

Nazarbayev, Türkiye'nin Hazar gazının Avrupa'ya transfer edilmesi konusunda istekli olduğunu ve Türkiye'nin bir transit ülke haline gelmek istediğini belirterek, "Kazakistan'ın petrol ve gazının Türkiye üzerinden geçmesi, hem Kazakistan'a, hem de Türkiye'ye faydalı olacaktır" diye konuştu.

NAZARBAYEV ERDOĞAN İLE BİRARAYA GELDİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ile bir araya geldi.
Başbakanlık Resmi Konutu'ndaki yemekli görüşme, 1 saat 15 dakika sürdü.

TBMM BAŞKANI ŞAHİN İLE GÖRÜŞME

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ile görüştü.
Şahin, Nazarbayev'i kapıda karşıladı, Şahin ile Nazarbayev, gazetecilere tokalaşarak poz verdiler.
Divan Salonundaki görüşmede Şahin, ''dost ve kardeş ülke'' Kazakistan'ın, bölgesinin lideri haline gelmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.Mehmet Ali Şahin, Kazakistan'ın başarısının altında Nazarbayev'in ''dirayetli ve ileri görüşlü'' liderliğinin büyük önem taşıdığını belirtti.

İki ülke arasındaki ilişkilerin, bugün imzalanan Stratejik Ortaklık Antlaşması ile yeni bir düzeye kavuştuğuna işaret eden Şahin, ikili ilişkilerin bu sayede daha da gelişeceğini söyledi. Ülkeler arasındaki ilişkilerin gelişmesinde, parlamentolar arasındaki ilişkilerin önemine işaret eden Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bizim halklarımız aynı kökü, tarihi, dili, dini, gelenekleri ve kültürü paylaşmaktadır. Halklarımızı temsil eden parlamentolarımız da bu ortak değerlerimizin bir yansımasıdır. Stratejik Ortaklık Antlaşması ile meclislerimiz arasındaki ilişkiler, inanıyorum ki daha da artacak ve gelişecektir. Kazak parlamenterler ile dostluk gruplarımız yakın temas halindedir. Bu işbirliği, dostluk gruplarıyla sınırlı kalmamalı, ihtisas ve uluslararası komisyonlar düzeyinde de devam etmelidir.''

''İKİ KITA ARASINDA KORİDOR''

Mehmet Ali Şahin, Kazakistan Hükümetinin, aldığı bir kararla başkent Astana'da Atatürk heykeli inşa ettiğini, Nazarbayev'in de 8 Ekimde bunun açılışını yaptığını anımsatarak, bundan çok büyük bir memnuniyet duyduklarını belirtti. Şahin, Kazak Hükümeti ve Nazarbayev'e teşekkür etti.
Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenterler Asamblesinin, geçen ay Bakü'de ilk genel kurulunu yaptığını, kurumsal yapısını tamamladığını hatırlatan Şahin, bu asamblenin kurulmasının fikir babasının Nazarbayev olduğunu kaydetti. Şahin, Nazarbayev'in, Antalya'da 2006'da yapılan Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirvesinde bu konuyu dile getirdiğini, 2008'de de İstanbul'da kuruluşunun gerçekleştiğini anlattı. Şahin, bu birlikteliğe Özbek ve Türkmenlerin de bir an önce katılmasını arzuladıklarını, bu konudaki çalışmaları devam ettirdiklerini dile getirdi.

Şahin, ''Ülkelerimiz iki kıta arasındaki bir koridor üzerinde bulunmaktadır. Bu Avrasya bölgesinde refahın tesisi, kalkınma hareketlerinin güçlenmesi için önemli bir avantaj ve imkandır. Her iki ülke de bu misyonlarının farkındadır'' diye konuştu.

''ATATÜRK'ÜN VASİYETİNİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ''

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Stratejik İşbirliği Antlaşması imzaladıklarını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüklerini anlatarak, birlik ve beraberlik içinde olduklarını, iyi bir diyaloğun geliştiğini belirtti.

Nazarbayev, İstanbul'da yarın iki ülke işadamlarının katılacağı iş formu ve Almatı kültür günleri düzenleneceğini, bunların, ilişkileri geliştireceğini söyledi.

Nahçivan'da buluştuklarında bazı konuların gündeme geldiğini dile getiren Nazarbayev, ''Mesela Türk kurulunun kurulması, Türk dili konuşan ülkeler akademisi kurulması... Onlar, Türk tarihi, kültürünü, dilini araştıracaklar. Bunların, bizim ortak zenginliklerimizi, atalarımızın mirasını, bütün dünyaya yaymaya yarayacağını sanıyorum. Böylece Mustafa Kemal Atatürk'ün vasiyetini gerçekleştiriyoruz diye düşünüyorum. Onun tarihi ile benim tarihim benzer olduğundan onun anıtını yaptık'' diye konuştu.

NAZARBAYEV MİLLETVEKİLLERİNE HİTAP ETTİ

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Türkiye'nin AB'ye üye olmasını desteklediklerini söyledi. Türk dünyasının iki büyük ülkesi olan Kazakistan ve Türkiye'nin birlikte yapacağı çok şeyin olduğunu belirten Nazarbayev, ''İkili ilişkilerimizi geliştirmek yolunda yapacak daha çok işimiz var'' dedi.
Nazarbayev, TBMM Genel Kuruluna hitap etti.

Genel Kurula gelişinde milletvekillerinin ayakta alkışladığı Nazarbayev, milletvekillerine hitap etmekten duyduğu onuru dile getirdi. Nazarbayev, şöyle devam etti:

''Çünkü, Mustafa Kemal Atatürk 1920'li yıllarda, yeni Türkiye'nin bağımsızlığı için yürüttüğü milli mücadeleyi ülkenin yeni başkenti Ankara'daki bu Büyük Meclis'ten yönetmiş ve onu 'benim en büyük eserim' olarak ifade etmişti.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, dahi şahsiyet Atatürk daha o zamanlarda bile, diğer Türk devletlerinin günün birinde bağımsızlıklarına kavuşacağını büyük bir öngörüyle ifade etmişti. Tarihimiz bugün bu sözlerin doğruluğunu ispatlamıyor mu?''Türkiye'nin, ülkesinin bağımsızlığını ilk tanıyan ülke olduğunu anımsatan Nazarbayev, ''Bunu hafızamızda sonsuza dek saklayacağız'' dedi.

''MÜTEŞEKKİRİZ''

Nazarbayev, şunları söyledi:
''Kazak halkı olarak, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Çarlık Rusyası ve daha sonra Sovyet yönetimi altında olduk. O zamanlar Kazak isminde bir halk ve Kazakistan isminde bir devlet dünya haritasında yer almadı. Son yüz elli yıl içinde dinimizi, dilimizi, kültürümüzü az kalsın tamamen kaybediyorduk. Fakat, bizler atalarımızın ve analarımızın büyük tarihini, kahraman ecdatlarımızı hiç unutmadık.
199O'lı yılların başında Sovyetler Birliği dağıldı ve bizler bağımsızlığımızı ilan ettik. Yeni bir devlet kurmak, onun ekonomisini geliştirmek ve halkımızın psikolojisini değiştirmek kolay olmamıştır. Yine de bizler o dönemdeki 'dar yol ve kaygan geçitleri' başarıyla aştık.Bugünkü Kazaklar, sizlerin kardeşleriniz olarak eski yüce Türk atalarımızın ilk yurtlarında yaşamaktadırlar.Bugünkü Kazakistan, temeli sağlam, ekonomisi gelişmiş, dünyada kendine saygın bir yer edinmiş bir devlet haline geldi. Böylece Kazak topraklarını, büyük bozkırları muhafaza eden ecdatlarımızın rüyası gerçekleşmiş oldu. Geçen yüzyılın son on yılında bizler de sizler gibi özgür olduk. Türkiye Cumhuriyeti, tüm Türk halkıyla bizi destekledi. Biz bundan dolayı müteşekkiriz.''

Türkiye'ye ziyaretinden önce Başkent Astana'nın en güzide mekanlarının birinde Mustafa Kemal Atatürk'ün büyük bir heykelini açtıklarını kaydeden Nazarbayev, ''Bu heykeli Kazak halkının sizlere olan kardeşlik duygularının bir tezahürü olarak kabul ediniz. Bu sebeple, bugün hepinize, Ankaralılara, tüm kardeş Türk halkına Astana'mızın sıcak selamını, tüm Kazak halkının samimi duygularını beraberimde getirmiş bulunuyorum'' diye konuştu.Ülkesinin sağladığı gelişmeleri anlatan Nazarbayev, ''Devamlı olarak kardeş Türkiye'ye güvendik ve desteklerinizi gördük'' dedi.

Nazarbayev, Türkiye'nin başarılarına sevindiklerini, son yıllarda Türkiye ekonomisinin dünyada 17, Avrupa'da ise 6. sıraya yükselen, sanayisi hızla gelişen bir ülke haline geldiğini anlattı.

''YÜZÜNÜZÜ DOĞU'YA DA ÇEVİRMENİZ YERİNDE OLURDU''

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, sözlerini şöyle sürdürdü:''Türkiye küresel siyasette de özel bir konumu ve kendi bölgesinde de büyük bir gücü olan ülkeye dönüştü. Ortadoğu sorunu, İran, Irak, Afganistan, Kafkasya'daki çatışmaların çözümünde Türkiye'nin rolünün daha da devam edeceği muhakkaktır. Biz, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üye olmasını destekliyoruz. Bununla beraber, akraba olarak 'yüzünüzü Doğu'ya da çevirmeniz yerinde olurdu' diye düşünüyoruz. Rusya ile stratejik ortaklık geliştirilmesi, Çin ile dengeli bir siyaset yürütmesi Türkiye'nin itibarını yükseltecektir. Bu çerçevede Ankara'nın Türk dilini konuşan akrabalarıyla yakın ilişki siyasetini takip etmesi bizi özellikle memnun etmektedir.

Bu hususta Kazakistan'ın da elinden geleni esirgemediğini Türk kardeşlerimiz iyi bilmektedir. Türk dünyasındaki işbirliğinin hiç kimseye karşı olmadığı açıktır; bu süreci aralarındaki ilişkiler kesintiye uğramış kardeş ülkelerinin bir birine olan samimi ilgisi olarak değerlendirmek gerekir.
Kanımca biz ancak kendi aramızda bir güç birliği yaptığımızda, Türk medeniyetini dünyaya tanıtabiliriz, diğer milletlerle eşit ve prestiji yüksek devletler olarak, kalkınarak bir yere varabiliriz.
Kazakistan'ın inisiyatifi ile geçen yıl çalışmasına başlayan Türkçe konuşan devletlerin Parlamenterler Asamblesi ve Aksakallar Konseyi'nin devamı olarak, bizler yakın zamanda Nahçıvan'da gerçekleşen zirvede Türk Dili Konuşan Devletler İşbirliği Konseyi'ni, kısaca Türk Konseyinin kurulmasıyla İlgili anlaşmayı imzaladık.

Netice itibarıyla, yüce Atatürk'ün asil ülküsü, Turar Riskulov ve Mustafa Şokay gibi Türklerin birliğini sağlamaya hayatlarını adayan bütün aydınlarımızın idealleri gerçekleşme yolundadır.
Bizim ulu ecdatlarımız Altaylar'dan Akdeniz'e kadar geniş bozkırlara hükmetti. İlk defa dünyaya örnek olan ortak kubbe - keçe evi, bundan başka demiri, pantolonu, ok ve yayı, ayakkabı ve topuğunu, üzengiyi icat ettiler. Bize unutulmaz kahramanlık destanları ve birçok manevi hazineler bırakmışlardır. Tüm bunları dünyaya anlatma zamanının artık geldiğini düşünüyorum.''

''YURTTA SULH, CİHANDA SULH''
l
Atatürk'ün ''yurtta sulh, cihanda sulh'' ilkesinin günümüzde önemini kaybetmediğini ifade eden Nazarbayev, nükleer silahlanmadan duyduğu endişeyi de dile getirdi.Nazarbayev, ''Afganistan, Irak, Kafkasya'daki çatışmalara çözüm üretme çalışmalarını aktif bir şekilde katkıda bulanacağız'' dedi.

Ülkesinin 3 bin genci yurt dışına eğitime gönderdiğini anlatan Nazarbayev, Turgut Özal ve Süleyman Demirel'in Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde başlatılan Türkiye'ye de öğrenci gönderme sürecinin sürdüğünü anlattı. Nazarbayev, Türk gençlerinin de Türkistan'daki Ahmet Yesevi Üniversitesinde öğrenim gördüğünü hatırlattı.Nazarbayev, şöyle konuştu:

''Türk dünyasının iki büyük ülkesi Kazakistan ve Türkiye'nin birlikte yapacağı çok iş var. İki veya çok taraflı olsun eldeki imkanları tam olarak kullanamıyoruz. Ticaret, yatırım, ekonomi, ulaştırma gibi birçok alanda kapsamlı ortak projeleri gerçekleştirmek için yeterli potansiyele sahibiz. Bağımsızlığımızın ilk yıllarında yabancı yatırımlara muhtaçtık. Türkiye'den gelen yatırımların ve kredilerin bize katkısı büyük olmuştur. Bu sayede güçlendik ve artık biz de dışarıya yatırım yapan bir ülke konumuna geldik. Son rakamlara göre, Kazakistan-Türkiye ticaret hacmi 3 milyar dolara ulaştı. Ancak bu durum kardeş ülkeler arasındaki ilişki seviyesine hala layık değildir.

Çünkü, Türkiye'nin jeo ekonomik ve jeo siyasi ağırlığına uygun ve ekonomisine önemli bir katkı sağlayacak petrol ve gaz boru hatları projelerinin var olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye'nin dünya yakıt koridoru olmaya her türlü imkanları mevcut ise Kazakistan'ın da bu projelere katkısı büyük olabilir. Bu yüzden zamanın Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattını nasıl desteklediysek, aynı şekilde Samsun-Ceyhan petrol boru hattı projesine Rusya ile birlikte katılmaya hazırız.''

Nazarbayev, yaşanan küresel ekonomik krizi kendi kaynaklarıyla yönettiklerini anlatarak, Türk işadamlarını yürüttükleri önemli projelere katkı yapmaya çağırdı.

''İkili ilişkilerimizi geliştirmek yolunda yapacak daha çok işimiz var'' diyen Nazarbayev, özel sektör ve sivil toplum kurumlarının kollarını sıvamasını istedi.

Nazarbayev, ''İkili ilişkilerimizi geliştirme hususunda halkın seçtiği milletvekillerimizin yapacağı katkıların büyük olacağı düşüncesindeyim'' dedi. Nazarbayev, sözlerini şöyle tamamladı:

''Hepinizi tüm kardeş ve akraba Türk halkını, önümüzdeki milli bayram, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla en içten dileklerimle, yürekten kutluyorum. Birlik, beraberlik ve başarılar diliyorum. Kazakların bilge şairi Abay, bir şiirinde 'Huzurdan daha iyi bir dost bulamadım' demektedir. Öyleyse halklarımızın arasındaki dostluk ebedi olsun. Yaşasın Kazakistan, yaşasın Türkiye.''

Nazarbayev, konuşmasının ardından milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı.
Konuk Cumhurbaşkanı'na, makam aracına kadar TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan eşlik etti.


KAZAKİSTAN SAMSUN-CEYHAN BORU HATTINA PETROL VERMEYE HAZIR

Bu arada Kazakistan'ın Samsun-Ceyhan boru hattına petrol vermeye hazır olduğu bildirildi.
Rus haber ajansı RİA Novosti yayımladığı haberde, Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı video konferansta,Kazakistan'ın Samsun-Ceyhan petrol boru hattının doldurulmasına katılmaya hazır olduğunu söylediğini duyurdu.

Kazak mevkidaşlarıyla ön görüşmelerde bulunduğunu söyleyen Putin, "Sizi, Kazak mevkidaşlarımla ve dostlarımla bununla ön değerlendirme yaptığım konusunda bilgilendirmek istiyorum. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in Türkiye'yi şu anda ziyaret ettiğini ve sizin de onunla görüşmeyi planladığınızı biliyorum" dedi.

Putin, Kazak mevkidaşlarının da Samsun-Ceyhan boru hattının doldurulmasında kendileriyle çalışma konusundaki isteklerini dile getirdiğini belirterek, "Avrupa'da enerji güvenliğini güvence altına alınabilecek çok daha büyük bir uluslararası projeyi başarabileceğime inanıyorum ve bu durum da dünya enerji piyasalarındaki durumun gelişmesine önemli katkıda bulunacak" diye konuştu.

BİZE ULAŞIN