Baykal'dan Arınç'a yanıt

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığındaki arama ve soruşturmayı sürdüren hakim ve cumhuriyet savcısına kargoyla mermi gönderilmesine ilişkin, ''Üzüntüyle karşılıyorum bu girişimleri. Ve umarım en kısa zamanda üzerine gidilir, konu aydınlatılır. Böyle olayların önünü kesecek etkin bir politika bir an önce yürürlüğe konulur'' dedi.

Baykal, partisinin genel merkezinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde çalışan bir grup itfaiyeciyi kabul etti.

İtfaiyecilerin 17 gündür süren haklı mücadelesini desteklediklerini ifade eden Baykal, belediyenin ''oyun içinde oyun ile çalışanların haklarını ellerinden almaya çalıştığını'' söyledi. Baykal, itfaiyecilik hizmetinin deneyimli, toplu sözleşmeli personel yerine taşeron şirkete verilmek istendiğini, belediyenin yanlış uygulamalarının ve sonuçlarının acısını çalışanlardan çıkarmaya çalıştığını savundu. Baykal, ''Kamu kuruluşu toplu sözleşmeli insan çalıştırmamak için tertip yapıyor. Hizmet zaafının doğacağını bile bile'' dedi.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Baykal, bir gazetecinin ''Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın bir açıklaması oldu, hakim ve savcılara gönderilen sekiz mermi olayıyla ilgili. 'Sayın Baykal'a sorun' dedi, 'Buna da yeni yıl çikolatası mı der?' diye. Size yönelik kinayeleri vardı'' sözleri üzerine, şunları kaydetti:

''Üzüntü verici tabii. Polemiği söylemiyorum, o şaşırtıcı değil. Sayın Arınç'ın bildiğimiz üslubu. Ama bu işaret ettiğiniz konu gerçekten üzüntü verici. Ne yazık ki Türkiye böyle bir noktaya geliyor. Asıl kaygı verici olan Türkiye'deki ortamın artık her gün böylesine garabetlerin yaşandığı bir hale dönüşmüş olması. Üzüntüyle karşılıyorum bu girişimleri. Ve umarım en kısa zamanda üzerine gidilir, konu aydınlatılır. Böyle olayların önünü kesecek etkin bir politika bir an önce yürürlüğe konulur. Bir yandan da bu insanlarla ilgili hukuki mücadele en etkili şekilde yapılır. Elbette bu bizim hiçbir tereddüt göstermeden, inançla, kaygılıyla, üzüntüyle karşıladığımızı ifade edeceğimiz bir durum. Maalesef böyle.''

''HUKUKU İŞLETMEK LAZIMDIR''

''Hükümetin bu işi polemiklerle idare etme anlayışı içinde olduğunu'' ileri süren Baykal, şunları kaydetti:
''Halbuki konunun polemiğe tahammül eder bir tarafı yok, ciddi bir mesele. Türkiye'de gerçekten kabul edilemez, olağan dışı işler oluyor. Bu olağan dışı işler konusunda Hükümet sergilemesi gereken güven verici, doğru tavrı sergilemiyor. Bazen kendisi bu olayları saptırmanın öncüsü rolünde ortaya çıkıyor. Olmadık teoriler izah ediyor, olmadık suçlamalar yapıyor. Bir biri ardından sahiplendiği iddialar fos çıkıyor. Ama bu arada Türkiye çalkalanıyor. Çok üzüntü verici bir manzara. Bunu anlamak, kabul etmek kesinlikle mümkün değil.

Başbakan ile yardımcıları hep birlikte işi polemik çerçevesinde ele alarak kamuoyunun dikkatinden kaçırmaya çalışıyorlar. Bizim istediğimiz bu duruma bir son verilmesidir. Bunun siyasi sürtüşme, siyasi tartışma kaldırır tarafı yoktur. Bir an önce buna son vermek lazımdır. Hukuku işletmek lazımdır.''

''YARGITAY'A NEDEN ÜYE SEÇİLEMİYOR?''

Baykal, sekiz aydır Yargıtay'a 33 yargıç seçiminin gerçekleştirilemediğini belirterek, şöyle devam etti:
''HSYK niçin bu temel, anayasal görevini yapamıyor? Kim, niçin engelliyor? Ne hakla engelliyor? Bunun altında ne yatıyor? Yargıtay 33 tane hakim bekliyor. Nerede bu hakimler? Bu bir anayasa suçu değil mi? Bu bir yargıya müdahale değil mi? Bu bir görevi ihmal değil mi? Üstelik anayasal görevi ihmal, geciktirme değil mi? Her geciken günün bir haksızlık oluşturduğu açık değil mi? Vatandaş bakımından, Yargıtay'da çalışanlar bakımından, hukukun gereklerinin yerine getirilmesi bakımından. Niye olmuyor bu? Devlet neden işlemiyor? Yargıtay neden çalıştırılmıyor kardeşim? Yargıtay'ın bu temel ihtiyacı neden yerine getirilmiyor?''

''Hükümetin polemik yapmayı bırakıp sorulara cevap vermesi'' gerektiğini belirten Baykal, ''Var mı bir cevap? Hiçbir şey yok. Boş laf'' dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın ''4/C statüsünü biz bulmadık'' sözlerini hatırlatan Baykal, bunun doğru olduğunu ancak AK Parti iktidarı döneminde çıkarılan kararnameyle bu statünün hak kayıplarına yol açtığını savundu.

Tekel işçilerinin 4/C statüsünde değerlendirilmesini de eleştiren Baykal, ''Tekel işçisi geçici işçi mi? Yanlıştır. Yani bu saptırmalara izin vermeyelim. Demagojiyle, polemiklerle bu işler örtbas edilmez. Lafazanlıkla bu işler örtbas edilmez. İşi lafazanlıkla alırsan önce Tekel işçilerinin hareketine sahip çıkarsın, ''Ne salonda duruyorsunuz, inin aşağıya. Başınıza ben geçeceğim, birlikte yürüyeceğiz'' dersin. İşte indiler aşağıya, geçsene başlarına'' dedi.

''ARINÇ İÇ ÇEKİRDEĞİN BİR PARÇASI''

Baykal, ''Kozmik oda aranıyor, sizin de değerlendirmeleriniz oldu. Ancak Bülent Arınç'ın, 'Bu soruşturma sona erince görülecek ciddiyeti' şeklinde açıklamaları var. Nasıl değerlendiriyorsunuz? '' sorusu üzerine de, şu yanıtı verdi:

''Önemsemek lazım. Arınç, gelişmeleri kamuoyumuzdan önce bilme noktasında olan iç çekirdeğin bir parçası. Ben şaşırmam. Benim değerlendirmemi biliyorsunuz, Türkiye'deki bu olayların arkasında bunu yönlendiren bir karargahın olduğudur. O karargahın çoğu kere bu planlamaları yaptığı, bunları ortaya koyduğu, belgeleri çıkardığıdır.

Nitekim bir süre önce, 'Yarın ne Danıştay ne Arınç kalır, büyük olaylar olacak'. demişti. Gerçekten büyük olaylar oldu. Gerçi o olaylar fos çıktı ama ortalık bir karıştı. Yani bunları biliyor o. Neyin ne zaman, ne olacağını biliyor. O bakımdan yadırgamam, beklemek lazım. Gerçekleri görmek lazım. Gerçeklerin ne olduğunun güvenilir şekilde ortaya çıkması lazım. Bugüne kadar bir sürü gerçeği göremedik.''
Türkiye'de aydınlığa kavuşturulması gereken çok şey olduğunu, zaman içinde her şeyin ortaya çıkacağını, ancak bu zaman içinde çok büyük acılar ve ıstıraplar çekildiğini ileri süren Baykal, ''Allah günahlarını affetsin'' dedi.

''20 DEĞİL 20'LER''

Baykal, AK Parti'nin oylarının yüzde 20 oranında düşeceğini söylediğine yönelik haberler hatırlatılarak, buna ilişkin soru üzerine de, ''20 değil, 20'ler... 20-29 arası'' dedi.

Bu tahmini yalnızca kendisinin değil, konuyla ilgili herkesin yaptığını ifade eden Baykal, son kamuoyu araştırmalarının AK Parti'nin oylarını yüzde 30-32 arasında gösterdiğini söyledi.

Seçim ortamının oluşması halinde oy kaybının daha da artacağını savunan Baykal, ''Yarın sandık gözüktüğü zaman yapılmış bütün o haksızlıkların cevabı sorulacaktır'' dedi.

AK Parti'nin oylarının Temmuz 2007 ile Mart 2009 arasında 8.5 puan düştüğünü kaydeden Baykal, gelecek seçimlere kadar AK Parti'nin düşüş trendinin en azından aynı tempoyla devam edeceğini düşündüğünü söyledi. Ekonomik kriz, sosyal sıkıntılar gibi konuların iktidar partisinin oy oranını mutlaka etkileyeceğini belirten Baykal, ''AKP çok ciddi bir zemin kaybı içindedir. Çok açık, çok net bir şekilde bu böyledir. Her yerde mağdur yarattı ve artık insanlar bunun bir nihai tercihinin önümüzdeki seçimlerde önüne geleceğini biliyorlar, bekliyor. Bunun sonucunda da 20 artı diyorum, 30'un altıdır'' diye konuştu.


BİZE ULAŞIN