Düşmek kelimesi ne anlama geliyor? Türk Dili, tarih boyunca ilişki kurduğu medeniyetlerin (ülkelerin) dillerinden kelimeleri kendi bünyesine katmış ve bu sayede çok zengin bir dil oluşturmuştur. Hal böyle olunca, Türkçe ’de gündelik hayatta karşımıza çıkan bazı sözcüklerin anlamına bilemeyebiliyor, ilginç bulabiliyoruz. Son zamanlarda anlamı merak edilen kelimelerden olan düşmek ne demek? TDK’ye göre düşmek sözcüğü ne anlama geliyor? Düşmek kelimesinin kökeni ne düşmek kelimesinin kaç anlamı var, TDK'ye göre anlamı nedir?
DÜŞMEK KELİMESİ NE DEMEK? DÜŞMEK KELİMESİ TDK ANLAMI
Düşmek kelimesi dilimizde sıklıkla karşımıza çıkan sözcükler arasındadır. TDK’ye göre düşmek kelimesi ise şu anlama gelmektedir:
- Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek
- Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek
- Yere devrilmek, yere serilmek
- Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak
- Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak
- Yağmak
- Vurmak, değmek, rastlamak
- Vakti gelmeden ölü doğmak
- Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak
- Eksilmek
- Aşırı ilgi veya sevgi göstermek
- Uğramak, kapılmak
- Yakışmak, uygun gelmek
- Yakışık almak
- Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak
- Bulunmak
- Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak
- Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak
- Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak
- İşbaşından uzaklaşmak
- Hızı, gücü, değeri azalmak
- Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak
- Düşkünleşmek
- Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek
- Belirli zamana rastlamak
- Fırsat çıkmak
- Olmak, olumsuz bir duruma girmek
- Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak
- Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil
- Bayağılaşmak
- Kötü yola girmek
- Alışmak, müptela olmak
- Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak
DÜŞMEK KELİMESİ CÜMLE İÇERİSİNDE DOĞRU KULLANIM ÖRNEKLERİ
- Havada uçan kuş, vurulmuş gibi birdenbire sokağa düşüyor.
- Çocukken ağaçtan düşüp ayağım kırılmıştı da ağlayamamıştım.
- Çocuk koşarken yere düştü.
- Dağlara kar düştü.
- İnce uzun dallı badem ağaçlarının alaca gölgeleri sahile inen keçi yoluna düşüyordu.
- Kitabın yeni baskısında buradan bir kelime düşmüş.
- Gündelikleri yarı yarıya düşmüştü.
- Sen bu işin üstüne çok düştün.
- Kadınlar yeni baştan telaşa, heyecana, korkuya düştüler.
- Bu resim buraya iyi düştü.
- Bize düşen, medeniyetin zorlamaları karşısında bir ayıklamayı başarabilmek olmalıdır.
- Bana arada bir bakkaldan tuz, limon almak düşüyor, o kadar.
- Birlikte evden çıkmışlar, limanda iskelenin karşısına düşen kahveye doğru yürümüşlerdi.
- O asker, gittiğimiz yerde bir aralık benim bölüğüme düşmüştü.
- Mirastan ona bu ev düştü.
- Bu yaşta mahkemelere düşmek...
- Kabine düştü.
- Arabanın hızı düştü. Paranın değeri düştü.
- İki gün içinde ateş düştü; ağrılar, sızılar hafifledi.
- Babam balıkçı amma vaktiyle zenginmiş efendim. Sonradan düşmüş.
- Bir rastlantı sonucu aralarına düşmüştüm.
- Babasının Sütlüce'de yeni bir ev alması bu tarihlere düşer.
- Bir kelepir düştü.
- Yorgun düşmek. Zayıf düşmek. Şehit düşmek. Esir düşmek.
- Medine'nin düştüğünü söylemek istedim.
- Önüne, peşine, arkasına düşmek.
- Düşmüş kadınları bu dönemin yazarlarının yücelterek duygudaşlıkla çizdiklerini görüyoruz.
DÜŞMEK KELİMESİ KULLANILAN ATASÖZÜ VE DEYİMLER
- düşenin dostu olmaz
- düşmez kalkmaz bir Allah
- düşüp kalkmak
DÜŞMEK KELİMESİNİ İÇEREN BİRLEŞİK KELİMELER
düşe kalka, açık düşmek, iz düşümü