Kulak kabartmak, yaşantımızda sık kullanılan kelimelerden birisi olarak karşımıza çıkar. Hem sosyal medyada hem de gündelik yaşantıda kullanılan kulak kabartmak kelimesi, uzun yıllardan beri dilimizdedir. Türk Dil Kurumu'na (TDK) göre farklı anlamları olan kulak kabartmak kelimesi, Türkçe'de tek başına ya da çeşitli cümleler eşliğinde kullanılabilir. Kulak kabartmak kelimesi ne demek, TDK'ya göre anlamı nedir sorularının cevabını arayanlar için sabah.com.tr doğru adres! Peki, kulak kabartmak kelimesi ne demek, TDK'ye göre anlamı nedir? Kulak kabartmak kelimesinin kökeni ne, kulak kabartmak kelimesinin kaç anlamı var? İşte, TDK bilgileri ile merak edilenler…
KULAK KABARTMAK NE DEMEK, NEDİR? TDK'YE GÖRE ANLAMI
Kulak kabartmak kelimesi, dilimizde oldukça kullanılan kelimelerden birisidir. TDK'ye göre kulak kabartmak kelimesi anlamı şu şekildedir:
- belli etmemeye çalışarak dinlemek
KULAK KABARTMAK KELİMESİ CÜMLE İÇERİSİNDE KULLANIMI
- Karanlıkta uyuyup uyumadığını anlayabilmek için tüm seslere kulak kabartarak yanına uzandım.
KULAK KABARTMAK KELİMESİ KULLANILAN ATASÖZÜ VE DEYİMLER
- kulağı (bir şeyde) olmak
- kulağı (veya kulakları) çınlasın
- kulağı ağır işitmek
- kulağı dikilmek
- kulağı duvar olmak
- kulağına çalınmak
- kulağına çarpmak
- kulağına fısıldamak
- kulağına gelmek
- kulağına girmemek
- kulağına gitmek
- kulağına inanmamak
- kulağına kar suyu kaçırmak
- kulağına kar suyu kaçmak
- kulağına koymak (veya sokmak)
- kulağına küpe olmak (veya etmek)
- kulağına söylemek
- kulağını açmak
- kulağını bükmek
- kulağını çekmek
- kulağını çınlatmak
- kulağını doldurmak
- kulağının üzerine yatmak
- kulağının zarı patlamak
- kulağını sağır etmek
- kulağı okşamak
- kulağı olmamak
- kulağı ters taraftan göstermek
- kulak (veya kulağını) tırmalamak
- kulak (veya kulaklarını) tıkamak
- kulak arkası (veya ardı) etmek
- kulak asmak
- kulak kesilmek
- kulak kıvırmak
- kulakları dolmak
- kulaklarına kadar kızarmak
- kulaklarını dikmek
- kulaklarının pasını gidermek
- kulakları paslanmak
- kulakları patlatmak
- kulakları uğuldamak
- kulak tutmak
- kulak vermek
- kulak vermek