Geçmişteki yüklerden kurtulmanın yolu! En zor ama temel adım...
Hayatını gerçekten değiştirmek istiyorsan, önce şunu kabul etmen gerekir: Anda kalamamanın sebebi, zamanın hızlı akması değildir. Anda kalamamanın sebebi, geçmişi hâlâ yanında taşıyor olmandır. İnsan, geçmişte yaşadığı kırılmaları, pişmanlıkları, öfkeleri ve tamamlanmamış duyguları sırtında taşıdıkça "şimdi"de tam olarak var olamaz. Bedeni burada olur ama zihni başka bir yerde dolaşır. Kalbi, çoktan geçmiş bir sahnenin içinde takılı kalmıştır. Sufiler bu duruma "yükle yürüme" derler. Yol uzun değildir aslında; insanın taşıdığı yük ağırdır. Ve bu yüklerin en başında affedilmemiş insanlar, affedilmemiş olaylar ve en önemlisi affedilmemiş bir "ben" vardır. Affetmek, çoğu insanın sandığı gibi karşı tarafı aklamak değildir. Olanı olmamış saymak değildir. "Haklıydı" demek hiç değildir. Affetmek, olanın yükünü artık taşımamaya karar vermektir. Bu yüzden anda yaşamak isteyen bir insanın önünde dört büyük kapı vardır. Bu kapılardan geçmeden ne kadar meditasyon yaparsan yap ne kadar nefesine odaklanırsan odaklan ne kadar "şimdi ve burada" demeye çalışırsan çalış; içten içe bir şey seni geri çeker. Çünkü kapılar hâlâ kapalıdır. Bu dört kapı, affetmen gereken dört kişidir.