TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Tıp turizmi önemli fırsat

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) ''Türkiye İçin Yeni Bir Fırsat Penceresi: Tıp Turizmi'' başlıklı araştırmasında, doğru adımlar atılması halinde Türkiye'nin, tıp turizminden 2020 yılında, 8 milyar dolar toplam gelir hedefleyebileceği bildirildi.

TÜSİAD Sosyal İşler Komisyonu bünyesinde faaliyet gösteren Tıp Turizmi Alt Çalışma Grubu tarafından hazırlanan araştırmaya göre, gelişmiş ülkelerin sağlık harcamaları ve tedavi ücretleri yıllardır artmakta ve artmaya devam ediyor.

Başta ABD olmak üzere birçok gelişmiş ülkenin vatandaşının, daha ucuz ve daha kaliteli tıbbi tedavi hizmeti alabilmek için kıtalar arası seyahat ettiği vurgulanan araştırmaya göre, bu durumun, tıp turizmi veya tıp amaçlı seyahatin yıldızının parlamasına neden olduğu belirtildi.

Tıp turizmi açısından Türkiye'yi tercih edilen destinasyonlarından biri yapmak için her şeyden önce çok boyutlu olan bu sektörün dinamiklerinin iyi tespit edilmesi ve ortak bir misyonun belirlenmesi gerektiğine vurgu yapılan araştırmada, yüksek standartlarda hizmet verebilen sağlık kuruluşlarının sayısının artması ile Türkiye'nin, küresel tıp turizminde güçlü bir hizmet sunucu olabilme potansiyelinin de kuvvetlendiği ve kuvvetlenmeye devam ettiği ifade edildi.

Yaşanan gelişmelerin, gelişmiş ülke vatandaşlarını kendi ülkeleri dışında gelişen yeni alternatiflere yönelttiği ve sağlık hizmetlerinde gelişmiş ülkelere doğru olan hareketliliği zaman içinde tersine çevirdiğine dikkatin çekildiği araştırmada, şunlar kaydedildi:

''Dünya sağlık için her yıl daha çok para harcamaktadır. Küresel toplam sağlık harcaması 2006'da 4,1 trilyon doları aşmış olup, bu rakam 48 trilyon dolarlık toplam küresel gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 8,5'ini oluşturmaktadır. 1998-2006 arasında dünyada kişi başına sağlık harcaması yüzde 22 artarak, 1998'de kişi başına 523 dolar iken 2006'da 639 dolara yükselmiştir.

Bu artış oranı Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkelerinde yüzde 30'dur. 30 üyeden oluşan ve çoğunluğu 'yüksek gelirli ülke' statüsünde olan OECD ülkelerinde kişi başı ortalama yıllık sağlık harcaması 2 bin 759 dolardır. OECD ülkeleri dünya nüfusunun yüzde 18'ini oluşturmakla birlikte dünya toplam sağlık harcamalarının yüzde 80'ini gerçekleştirmektedir.

Gelişmiş ülkelerin karşı karşıya olduğu sağlık yükü bu ülkelerde tüm sosyal ve özel sigorta sistemini zora sokmaktadır. Batılı ülkelerde nüfusun yaşlanması ve sağlık hizmetlerine olan talebin daha da artması ekonomileri her geçen gün daha fazla zorlamaktadır.''

Araştırmaya göre, 2006 yılında, küresel tıp turizminden brüt olarak 60 milyar dolar elde edildi. McKinsey & Company'nin yaptığı bir araştırmaya göre ise de bu rakamın 2012'de 100 milyar dolara çıkması bekleniyor.

EN ÇOK TEDAVİ AMAÇLI TURİST ÇEKEN ÜLKE TAYLAND

Halen dünyada 1 milyon üzerinde hastanın tedavi amacıyla başka ülkelere seyahat ettiğinin belirtildiği araştırmaya göre, en çok tedavi amaçlı turist çeken ülkelerin başında Tayland geliyor. Tayland'ı sırasıyla; Hindistan ve Singapur takip ediyor.

Araştırmaya göre, İngiliz Ulusal Sağlık Sistemi'nde (NHS) 20 bin dolara mal olan bir omuz ameliyatı, Hindistan'da 3 bin 500 dolara gerçekleşebilmekte. ABD'de 30 bin dolar tutan bir kalp ameliyatı, Yeni Delhi'nin nitelikli bir hastanesinde sadece 4 bin dolara mal olmakta, ABD'de 4 bin 500 dolara mal olabilen basit bir estetik burun ameliyatı, Hindistan'da sadece 850 dolara gerçekleşmekte.

Türk özel sağlık sektörünün; gerek hastane altyapısı, gerek hekimlerin tecrübesi, gerekse teknolojik olarak uluslararası boyutta küresel rakipleri ile rekabet edebilecek bir altyapı ve yetkinliğe sahip olduğu vurgulanan araştırmada şu görüşlere yer verildi:

''Nitekim Türkiye, bu sayede küresel tıp turizmi için alternatif destinasyonlardan biri olarak gündeme gelmeye başlamıştır. Doğru adımlar atılması halinde Türkiye tıp turizminden 2020 yılında 8 milyar dolar toplam gelir hedefleyebilir.

Halihazırda yabancı hastalara tedavi sunan hastanelerden elde edilen verilere göre Türkiye'ye gelen bir 'tıp turisti', ortalama 8 bin dolar harcamaktadır. Salt bu perspektiften değerlendirildiğinde, bir yabancı hasta bugün ülkemize gelen herhangi bir turistten en az 12 kat daha fazla harcama yapmaktadır. Üstelik bu farka, tedavi dışındaki konaklama, ulaşım ve refakatçi masrafları dahil değildir.''

ÖNERİLER

''Tıp Turizmi Koordinasyon Birimi'nin kurulması ve söz konusu birimin yetki ve sorumluluklarının tanımlanarak hükümet tarafından resmen hayata geçirilmesi, ilk adım olmalıdır'' denilen araştırmada, tıp turizmine yönelik çalışmalar gerçekleştirilirken bu konuda çaba gösteren kurumların desteklenebilmesi için birtakım yasal düzenlemelere de ihtiyaç olduğu ve bu ihtiyacın karşılanması gerektiği vurgulandı.
Tıp turizminin döviz kazandırıcı rolü nedeniyle; yapılan hizmet ve bu hizmetin sunulması sırasında kullanılan malzemeler için KDV iadesi mekanizması kullanılmak suretiyle, hizmetlerin vergiden muaf faaliyetler olarak kabul edilmesi amacıyla Katma Değer Vergisi Kanunu'nda gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğine dikkatin çekildiği araştırmada, şunlar kaydedildi:

'' Turizm Bakanlığı'nın standında 'Medical/Health Tourism in Turkey' adı resmi olarak yer almalıdır. Bu çerçevede kalite belgesi sahibi sağlık kuruluşlarına, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür ve Tanıtma Müşavirlikleri/Ataşelikleri aracılığıyla iştirak edilecek fuarlara, bakanlıkça kiralanan stantlarda, kamu/özel sektör işbirliği ile gerçekleştirilecek uluslararası turizm ihtisas fuarlarına katılıma ilişkin esaslar dahilinde katılmaları konusunda öncelik verilmesi, Sağlık Bakanlığı'nın desteğiyle sağlanmalıdır.
Özellikle AB ülkelerindeki kamu sağlık kurumlarıyla etkin bir hizmet birliği oluşturularak, bir sözleşme çerçevesinde birliğin bu yöndeki standartlarına uyum sağlanmalıdır. SGK, ülkeler arası kamu sigorta kurumları arasında tedavi amaçlı işbirliği sözleşmelerine özel sektörü de dahil ederek Türkiye'nin bu yöndeki kapasitesinden azami oranda faydalanacak düzenlemeler yapmalıdır.
Türkiye'nin, özellikle yurt dışında eğitim gören doktor ve sağlık profesyonelleri havuzunu güçlendirmesi için özel bir burs paketi oluşturulmalıdır. Burs programı ve finansmanı kamu ve özel sektörün ortak girişimiyle belirlenmelidir.''
BİZE ULAŞIN