Doğanın hükmettiği topraklar: İskoçya

Yeşile ve tarihe alabildiğine doyacağız İskoçya, bu bayramda size bekliyor. Filmlere konu olan mekânlardan tarihi kale ve şatolarına kadar her şey ilginizi çekecek

Avrupa'nın en bakir kalmış toprakları, herbiri ayrı bir fotoğraf karesi olabilecek eşsiz manzaraları, yeşilin alabildiğince çok olduğu, zaman zaman beyaz sis bulutlarıyla beraber gri dağlara uzandığı ve ericaların mor dokunuşlarıyla cömertçe süslediği düzlükler.. Hele bir de apansız çıkan gökkuşaklarına şaşırırken, içinden viski aktığına inanılan büyük şelaler... Bu doğal güzellikleri izlerken sevimli canavarı Nessie ile ülke turizmine yıllardır katkıda bulunan Lochness Gölü. Edinburgh'a İstanbul'dan THY ile 4 saatlik direk uçuşlala ulaşılabiliyor. Ara sıra yaşanan sağanak yağmur İstanbul' daki sıcaklık şehrin olmazsa olmazlarından. Zaten ince ince yağan ve insanı hiç rahatsız etmeyen bu İskoç yağmuruna herkes o kadar alışmış ki şemsiye ve yağmurluklarla normal gündelik hayat hiç sekteye uğramadan devam ediyor.. 50 yıldır ağustos - eylül aylarında devam eden bu sanat , müzik, kitap festivalleri esnasında sehre dünyanın heryerinden özellikle de Avrupa ülkelerinden insanlar akıyor.. O küçücük şehrin heryerinde hareket, müzik, gösteri ve dinamizm var.. Edinburgh'ta mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında Old Town'da yer alan Edinburgh Kalesi geliyor. Sönmüş bir volkan tepesine 11. yüzyılda inşa edilmiş bu görkemli şato, şehri tepeden seyretmek için ideal. 15. yüzyılda dünyanın en büyük topu olarak hazırlanan Mons Meg de burada sergileniyor. Kraliyet Yolu da denen Royal Mile üzerinde kraliyet ailesinin yaşadığı Holyroodhouse İskoçya Parlamento Binası, St Giles Katedrali, Old College, İskoçya Kraliyet Müzesi, İskoçya Ulusal Müzesi'ni de görebilirsiniz. Edinburgh'ta dolaşırken ünlü yazar J.K. Rowling' in rekorlar kıran romanı Harry Potter' ı yazdığı café olan Elephant Café'de bir kahve molası vermeye değer. Ayrıca ilginiz çekerse bol miktarda Hayalet Turları da düzenleniyor. Da Vinci'nin Şifresi kitabını okuyanların özellikle son 30 sayfasından ezbere bildiği Rosslyn Şapeli, işaretleriyle ziyaretçileri kendine çekiyor. Inverness şehri de görülmesi gereken yerler arasında. Bir haliç üzerine kurulmuş şehre köprüden giriliyor. Katedrali, şirin, hareketli sokakları, Victoria Market'i ile görmeye değer. Şehrin biraz dışında yer alan , Shakespeare'ın Macbeth' ine sahne olan Cowdor Kalesi de dikkat çekiyor.

ÜNLÜ GÖL CANAVARI
İngiltere'nin en derin gölü olan Lochness, muhteşem manzarasından çok, yıllar önce içinde yaşadığına inanılan göl canavarı Nessy ile tanınıyor. Tüm turistik materyalleri, müzesi, göl içine yerleştirilen maketi ve keşif turları ile çok yüksek gelir kalemi oluşturulmuş bir pazarlama dehası! Gölün kıyısındaki Urquart Kalesi'nden muhteşem İskoçya manzarası izlenebiliyor. Inverness ile Forth William arasındaki manzaralı yol sonrasında Glen Nevis (Nevis Vadisi) , Ben Nevis Dağı'na (Britanyanın en yüksek dağı ) ulaşılıyor. Dağın bulutlarla kaplı heybetli duruşu, yükseklerinden akan şelaleri inanılmaz etkileyici. Bu manzara Harry Potter'ın çekimlerinde de kullanıldı. Lower Falls Şelalesi ve Forth William da mutlaka görülmesi gereken yerler arasında geliyor. Bayramda düzenlenecek bu tur için sınırlı sayıda yer kaldığını hatırlatmakta yarar var.

BİZE ULAŞIN