Futbol ve rock müzik denince akla Liverpool gelir

Dünya üzerinde çok farklı lokasyonlara seyahat ederek değişik deneyimler yaşamayı seven mimar Sinan Evman, Avrupa'da onu en çok etkileyen şehirlerden Liverpool'u Tatil SABAH'a anlattı

Futbol ve rock müzik denince akla Liverpool gelir
Liverpool, Avrupa'da beni en çok etkileyen şehirlerin başında geliyor. Bunun en temel sebebi, göçebe toplumlarda az bulunan şekliyle, 'yerleşikliği' şehrin her yerinde hissetmiş olmam. 2007 yılında 800. yaş gününü kutlayan Liverpool, 2008'de Avrupa Kültür Başkenti olmuş ve bunu fazlasıyla hak etmiş. Şehir, doğası, ruhu ve adeta dokularına sinmiş iki özelliğiyle ön plana çıkıyor: Futbol ve rock müzik. Liverpool Anfield Stadı'nda sürekli söylenen You'll Never Walk Alone (Asla Yalnız Yürümeyeceksin) parçası stadın ve izleyicilerin ruhuna işlemiş durumda. Liverpool taraftarları, fanatizmden uzak, kültürlü ve futbolu gerçekten seven bir izleyici. 1985'teki Heysel faciasını asla unutmuyorlar; unutturmuyorlar. Stadın girişinde, faciada hayatlarını kaybedenlerin isimleri yazıyor ve sürekli mumlar yakılıyor. 2006 Şampiyonlar Ligi'nde 3-2 sonuçlanan efsanevi Liverpool-Galatasaray maçını, statta İngiliz seyircilerle şakalaşarak, gayet dostane bir ortamda seyrettim. Holiganlıktan uzak tavırları ile oynanan futbola hakkını veren seyirciler arasında böyle bir maçı izlemek gerçekten ilginç bir deneyimdi.

HAREKETLİ ALBERT DOCK
Liverpool'un en etkileyici yeri, Rıhtımlar Bölgesi'nde yer alan Albert Dock. 1846 yılında inşa edilen dokun yapımında sadece dökme demir, taş ve tuğla kullanılmış. Burası sürekli devam eden sergi, festival, bienaller ve kafeleriyle tam bir doğal sosyalleşme alanı. İskele Binası'nda yer alan The Beatles Story, çok kapsamlı planlanmış ve hazırlanmış bir Beatles müzesi. Beatles'ın doğduğu yer olan Liverpool'da, grubun ilk sahneye çıktığı The Cavern Club da hem rockseverlerin buluşma noktası hem de diğer rock duayenlerinin sahne aldığı bir mekan. Liverpoolluların müziğe ve sanata verdikleri önemin görüldüğü diğer bir yer ise Albert Dock'ta inşa edilen 10 bin kişilik yeni konser alanı. Yine Albert Dock'ta beni çok etkilemiş bir müze var: Merseyside Denizcilik Müzesi. Liverpool Limanı, yıllar boyunca ABD ile Avrupa arasında genel yolcu ve ticari bağlantı için kullanılmış. 19. yüzyıl başlarında dünya ticaretinin yüzde 40'ı Liverpool dokları ve limanından geçtiği bilinmekte. Ayrıca, 20. yüzyıl başlarında da Avrupa'dan Amerika'ya giden göçmenlere Atlantik yolculuğunun başlangıç noktası olmuş. 1912'de Atlantik'te binlerce kişinin hayatını kaybettiği ünlü gemi Titanik'in tescil limanı da Liverpool. Buna rağmen, müzede, geçmişlerinden hiç utanmayarak, Titanik faciasını çeşitli videolar, objeler ve fotoğraflarla objektif olarak yansıtmaları bana çok gerçekçi geldi.

KÖLELİK MÜZESİ
Merseysıde Denizcilik Müzesi Binası'nın üst katında çok çarpıcı bir diğer müze daha bulunuyor: Uluslararası Kölelik Müzesi. Liverpool, 18. yüzyılda Afrika'dan Karayiplere ve Amerika'ya köle ticaretinin merkezi olarak; gemi sahiplerinin ve tüccarların bu ticaretle zenginleştiği bir şehir halindeymiş. Bu müzede, Britanyalılar, kendi tarihlerini apaçık bir şekilde eleştirel bir boyutta ortaya koyuyorlar ve insanın dehşet içinde kalacağı çeşitli belge, video ve objeleri sergilemekten çekinmiyorlar. Liverpool, hem sanat ve kültürü hissettiren atmosferi hem de eski ve yeniyi birleştiren dokusuyla geziseverleri çok tatmin eden bir şehir. Değişik mutfaklara ilgili olanlar ise, geleneksel İngiliz mutfağının en güzel yemeklerini Albert Dock'un eski pompa binasının restore edilmesiyle işletilmeye başlanan The Pump House'da deneyebilirler.

BİZE ULAŞIN