Bir liman şehrinden ötesi

Hollanda denince akla gelen ilk şehir hiç şüphesiz kanallarıyla ünlü, başkent Amsterdam. Oysa Hollanda’nın Amsterdam’ın gölgesinde kalmış, ancak en az onun kadar kendine ait bir ruhu ve keşfedilmeyi bekleyen güzellikleri olan bir başka şehri daha var. Rotterdam, renkli gece hayatı, dinamik ve genç nüfusu, tarihi ve kültürel yapıları ile mutlaka görülmesi gereken bir yer

Bir liman şehrinden ötesi
Bir gezgin olarak bir şehri keşfe çıkarken, onu dünya üzerindeki binlerce şehirden ayıran gizli güzelliklerini keşfetme imkanı sunan karakteristik yerlerini görmeyi tercih ederim. Oldum olası bir şehir için yapılan 'ticaret merkezi, liman şehri' gibi tanımlar pek hoşuma gitmez, böyle tanımlanan yerleri ise sıkıcı bulurdum. Dar kalıplar içine sıkıştırılmış şehirler de ilgimi çekmezdi. Ta ki Rotterdam'ı görene kadar... Hollanda'nın güneybatısında yer alan Rotterdam, ülkenin Amsterdam'dan sonra nüfus olarak ikinci büyük şehri. Avrupa'nın en büyük limanını bünyesinden barındırdığından tüm dünyada bir 'liman şehri' olarak biliniyor. Ancak Rotterdam kesinlikle bu dar tanımı hak etmiyor ve haksızlık ediliyor. İsmini Rotte ırmağından alan bu şehrin ziyaretçilerine sunduğu birçok güzellik var. Yaklaşık 600 bin kişinin yaşadığı Rotterdam farklı kültürlerin, renklerin, kimliklerin buluşup kaynaştığı bir şehir. Zira nüfusun yarısını başka milletlerden insanlar oluşturuyor. Şehirde 45 binden fazla Türk yaşıyor.

TAM BİR DİZAYN VE TASARIM ŞEHRİ
Hollanda, İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi güçleri tarafından işgal edilirken,
Rotterdam da Alman savaş uçaklarının yoğun bombardımanına maruz kalmış. Neredeyse tamamen yok edilen şehir 1950'den 1970'e kadar tamamen yeniden inşa edilmiş. Bugün şehirde modern binalar birbiri ardına yükseliyor. Bugün tam bir tasarım şehrine dönüşmüş. Rotterdam'ın simgesi, Nieuwe Maas Nehri üzerine kurulan, şehrin kuzey ve güney yakalarını birbirine bağlayan Erasmusbrug, Türkçe adıyla Erasmus Köprüsü. Stuttgart'taki Mercedes-Benz Müzesi ile Amsterdam'daki Moebius House gibi ünlü binaların da mimarı olan Hollandalı Ben van Berkel tarafından yapılan ve 1996 yılında tamamlanan Erasmus Köprüsü, şehrin belki de en çok fotoğrafı çekilen mekanı. Gündüz sıradan bir köprü gibi gözüken Erasmus, akşamları ışıklandırılınca apayrı bir güzelliğe bürünüyor, heybeti ortaya çıkıyor. 802 metre uzunluğunda olan köprü 139 metre yüksekliğindeki bir asimetrik sütun tarafından taşınıyor. Köprünün 'The Swan' (kuğu) diye adlandırması bundan kaynaklanıyor. 6 Eylül 1996'da Hollanda Kraliçesi Beatrix tarafından açılan köprü, 75 milyon euro'ya mal olmuş, açılıp kapanabilen köprüden ilk araba Ekim 1996'da geçmiş.

SIRADIŞI KÜBİK EVLER
Rotterdam'da Erasmus Köprüsü'nden sonra en büyük cazibe merkezi ise Kübik Evler. Devasa mimarisi ve renkleriyle dikkat çeken Markthall binasının bulunduğu meydanın tam karşısında yer alan Kübik Evler'e Hollandalılar 'Kijk-Kubus' diyor. Rotterdam'ın İkinci Dünya Savaşı öncesi geleneksel olan mimarisinin yerini savaş sonrası pratikliğe öncelik tanıyan modüler ve modern bir mimari almış. Kübik Evler de işte bu modern mimarinin bir yansıması. Kenti daha çekici hale getirmek isteyen Rotterdam Belediyesi, 1970'li yıllarda şehir merkezindeki küçük arsalara sıkışıklığı hissettirmeden yaşanacak modüler evler yaptırmak istemiş. Ve imdada Hollandalı mimar Piet Blom yetişmiş. Blom, deneme amaçlı ilk kübik evi 1975 yılında Helmond kentinde inşa etmiş. Rotterdam'daki evlerin inşasına ise 1977 yılında başlamış ve 1982 yılında tamamlanabilmiş. Sayısı 40 olan evler, bölgenin büyük bir caddesi olan Overblaak üzerindeki yaya köprüsünün bir parçası olarak inşa edilmiş. Piet Blom, evleri soyut bir ormana benzetmek üzere tasarlamış. İnsan ilk bakışta, 45 derecelik açıyla duran bu evlerde nasıl yaşanıldığını merak ediyor Üç seviyede yaşama alanına sahip bu evlerin alt katında salon bulunuyor. Buradaki dışarı açılan pencere, yan yatık küpün eğiminden dolayı aşağı bakıyor. Yatak odası ve banyo ise orta katta yer alıyor. En üst kat ise ekstra yatak odası veya oturma odası olarak kullanılıyor. Kübik evler görüntüsü itibariyle o kadar ilginç ki yılın her dönemi ziyaretçi akınına uğruyor.

İLGİNÇ PAZAR YERİ: MARKTHAL
Rotterdam'da uzaktan bir AVM'yi andıran Markthal dünyada görebileceğiniz en ilginç pazar yeri. Dominee Jan Scharpstraat 298 numaralı adresteki, devasa mimarisi ve ilginç renkleriyle dikkat çeken Markthall Binası'na girer girmez insan kendisini bir film platosundaymış gibi hissediyor. Arno Coenen ve Iris Roskam isimli ressamlar tarafından çizilmiş binanın tavanındaki rengarenk balık, meyve ve çiçek resimleri sıradışı bir akvaryumdaymışsınız hissi veriyor. Bu iki çılgın ressam Markthal'da satılan ürünleri, çizimleriyle 11 bin metrekarelik alan üzerinde etkileyici bir sanat eserine dönüştürmüş. Pazar yerinde onlarca dükkan ve dokuz tane de restoran bulunuyor. Haftanın yedi günü, saat 20.00'ye kadar açık olan pazar yerinde Hollanda'ya ait lezzetleri tadabilir, hiç sıkılmadan saatlerce vakit geçirebilirsiniz.

ŞEHRİ KUŞBAKIŞI GÖRMEK İÇİN EUROMAST
Şehrin her yerinden görülebilen, 100 metre yüksekliğinde bir gözlem kulesi olarak inşa edilen Euromast, Rotterdam'ı kuşbakışı görebileceğiniz en güzel mekan. Euromast, 1970'te eklenen 85 metre yüksekliğindeki Space Tower ile günümüzdeki haline kavuşmuş. Euromast, akşamları hava karardığında yapılan aydınlatmalarla büyük ilgi çekiyor. Rotterdam Limanı'nın yer aldığı kıyılar arasında bir tekne turu yapmak için modern Spido tekneleri ideal. Rotterdam'ın siluetini ve liman çevresini görebileceğiniz bu tur yaklaşık 75 dakika sürüyor.

KAHVE MOLASI İÇİN HOTEL NEW YORK
Kahve molası için önerim Hotel New York. Kop van Zuid Bölgesi'nde yer alan otel etrafını saran modern gökdelenlerin arasında nostaljik görüntüsüyle ziyaretçileri büyülüyor. Otelin hemen yanıbaşındaki Wilhelmina Limanı'ndaki gemiler bir zamanlar New York'a gidip geliyormuş. Hotel New York'un bulunduğu bina, Holland America Line şirketinin genel müdürlük binası olarak kullanılmış. Rotterdam'dan kalkan son gemi 1971'de limandan ayrıldıktan sonra şirket kapanmış ve 1993 yılında Hotel New York olana kadar da bina boş kalmış. Orijinal mimarisi korunan Hotel New York, 72 oda, yedi toplantı odası, 350 kişilik kafe restorana sahip. Otelin liman manzaralı kafesinde kahve içmek ayrı bir keyif.

SU ÜZERİNDE YÜZEN ORMAN
Rotterdam'da 2016 yılında ilginç bir proje hayata geçirilmiş. Sanatçı Jorge Bakker'ın In search of habitats (Yaşam Alanı Arayışında) isimli sanat eserinden ilham alınarak dünyanın ilk su üstünde yüzen orman projesi gerçekleştirilmiş. Şehrin güneyindeki Rijhaven limanında suya bırakılan 20 kadar ağaç ile küçük bir yüzen orman oluşturulmuş. Belediye projenin çok iyi tanıtımını yaparak, her yıl binlerce turistin sırf bu ağaçlar için gelmesini sağlıyor.

KILÇIKSIZ BALIK KİBBELİNG
Ziyaret ettiğiniz şehirde yerel tatlara meraklıysanız Rotterdam size çok ilginç deniz mahsulleri sunuyor. Hiç kılçığı olmayan kibbeling balığı çok lezzetli ve farklı bir tat. İki, üç çeşit özel hazırlanmış sosla servis edilen kibbeling'i bir kez yediniz mi inanın tekrar yemek isteyeceksiniz. Burada yapılan elmalı turtalar da enfes. Rotterdam şehir merkezine 20 dakikalık bir mesafede yer alan, işletmeciliğini Erzurumlu Solak ailesinin yaptığı La Vista ise enfes pizzaları ve deniz mahsullü yemekleriyle Hollandalıların yoğun rağbet gösterdiği bir restoran. Rezervasyon yaptırmadan yer bulmanın imkansız olduğu 90 kişilik La Vista, pizzayı sadece İtalyanların değil Türklerin de çok iyi yapabildiğinin bir ispatı. Yemeğinizi şehir manzarası eşliğinde yemek isterseniz en iyi manzarayı Euromast sunuyor. Ana yemeklerin fiyatı 36.50 euro'dan başlıyor. Tatlı çeşitleri 7.50, sandviç çeşitleri 6.50, hamburger çeşitleri ise 8.50 euro'dan satılıyor.

MÜZELERİYLE ÜNLÜ
Vaktiniz varsa şehirde gezilecek diğer yerler: Avrupa'nın sayılı müzelerinden Boijmans Van Beuningen Müzesi, fotoğraf sergileriyle Museumpark bölgesindeki Kunsthal, doğa tarihi ve fen bilimleri koleksiyonuyla göze çarpan Natuurhistorisch Müzesi, otel ve restoran olarak hizmet veren SS Rotterdam Gemisi, görkemli bir mimari yapıya sahip olan Rotterdam Tren İstasyonu, Rembrandt, Claude Monet, Vincent van Gogh ve Salvador Dali'nin eserlerini görebileceğiniz Boijmans Van Beuningen Sanat Müzesi, Diergaarde Blijdorp Hayvanat Bahçesi ile Denizcilik Müzesi.
BİZE ULAŞIN