EMRE AKÖZ EMRE AKÖZ

F.Bahçe: Alex'in değil artık Aykut'un takımı

Alex basın toplantısında, Fenerbahçe'de yaşadıklarıyla ilgili birçok anekdot anlattı. Bunların toplamından çıkan sonuç çok basit: Bir ipte iki cambaz oynamaz... Peki, bu noktaya nasıl gelindi?
2004 sonbaharında Fenerbahçe'de oynamaya başladı Alex... O sırada 27 yaşındaydı.
Brezilya Milli Takımı kaptanlığını yapmış... Futbol IQ'su, siz deyin 140, ben diyeyim 160 olan... Attığı ve attırdığı şahane gollerle büyük bir yıldız olduğunu gösteren Alex... Kısa sürede sadece Başkan Aziz Yıldırım'ın değil, taraftarın da gözbebeği oldu.
Maçlarda fazla koşmayan, defansa yardım etmeyen bir futbolcuydu Alex... Fenerbahçe hücum ederken çok önemli bir sorun değildi bu... Ama top rakibe geçtiği anda takım bir kişi eksik kalıyordu...
Bu durum hocalar için sorundu. Ancak Başkanın ve taraftarın kahramanı olan... İki hareketle gitti denilen maçları kazandıran bir oyuncuya başköşeyi vermek zorundaydılar.

Brezilyalı saltanatı

Fenerbahçe Teknik Direktörlüğü'ne getirilen hocalar ister istemez strateji ve taktiklerini Alex'e göre planladılar. Önce Alman Daum, ardından Brezilyalı Zico, sonra İspanyol Aragones ve yine Daum... Hoca onlardı ama Fenerbahçe, Alex'in takımıydı.
O sıralar Fenerbahçe yönetimi tercihini Brezilyalılardan yana yapıyordu. Alex'in de dediği gibi kulüpteki Brezilyalıların sayısı 40'a ulaşmıştı. Kulüp Sambacı cenneti olmuştu. Kötü oynasalar da paralarını alıyorlardı.
Ancak Alex yaşlanmaya başlamıştı. Attığı ve attırdığı goller azalıyordu. Yönetim de takımdaki Brezilyalı egemenliğine son verme kararı almıştı.
Aykut Kocaman
, Hoca olarak 2010-2011 sezonunda takımın başına geçirildiğinde yaptığı ilk işlerden biri, Alex'ten bazı taleplerde bulunmak oldu. Ve o andan itibaren soğuk savaş başladı.

Aykut'u 'yiyeceğini' sandı

Daum, Zico ve Aragones gibi hocalar bile Alex'e söz geçirmeye kalkışmamış, tersine onun sözünü dinlemişken... 'Bizim Aykut'un mu lafını takacaktı koca Alex?
Ancak Başkanın müdahalesiyle ikili arasındaki çekişme o sezon buzluğa kaldırıldı. 33 yaşına gelmiş olan Alex, son bir gayretle büyük bir performans gösterdi.
Başkanın cezaevinde geçirdiği 2011-2012 sezonunda ise kimsenin kimseye laf edecek hali yoktu. Takımı ayakta tutmaya çalışan Aykut Hoca, Alex'i sineye çekti.
Başkan cezaevinden çıktıktan... Takım Kuyt, Meireles ve Krasic gibi yabancılarla güçlendirildikten sonra... Sıra kangrenleşen Alex yarasına neşter vurmaya gelmişti.

Süreç yanlış, ameliyat doğru
'
Doğru mu Samet
'lerle... 'Aykut beni kıskanıyor'larla... Takım otobüsünü tekmeleyen taraftarlarla, çok nahoş bir süreç yaşandı.
Ancak meselenin özü... Alex'in dün de dile getirdiği gibi... Aykut Hocanın, "Soyunma odasında iki lider olmaz" sözündeydi.
Takımı Aykut Hoca mı yapacaktı, Alex mi? Maçın ikinci devresine hazırlanan oyuncular, soyunma odasında Aykut Hocaya mı kulak verecekti, Alex'e mi?
Koyun sürüsü dahi birbiriyle ters düşen iki çoban tarafından yönetilemezken... Düşünen insanlar nasıl yönetilebilirdi?
Bir ipte iki cambaz oynayamazdı: Düşen 35 yaşındaki Alex oldu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN