EMRE AKÖZ EMRE AKÖZ

Damak çatlatan Konya

Konya mutfağı iki sütun üstünde yükseliyor: Biri, Selçuklu Saray mutfağı... Diğeri, Mevlevi Dergahının mutfağı... Bugün damaklarımızı şenlendiren yemeklerin en az bin yıllık bir geçmişi var.
Bazı Anadolu şehirlerinde, yörenin geleneksel tatlarını bulmak mümkün değildir. Birçok yemeği, ancak geleceğinizi biliyorlarsa yaparlar. Yani adı vardır, kendisi yoktur. Konya öyle değil. Yemeklerin çoğunu lokantalarda buluyorsunuz. Birkaçını sayayım:
Bamya Çorbası... Bamyayı pek sevmem ama buradaki mayhoş çorbası farklı. İştah açıyor. Yarısını yerim diye başlayıp tamamını kaşıkladım.
Su Böreği... İstanbul'da su böreğinin peynirlisi yenir. Konyalılar kıyma ile yapıyor. Hamur işlerine meraklı olanlara tavsiye ederim. Yağla parlamış olanı seçin.
Etli Ekmek... Konya denince akla gelen ilk yemek. "Turkish pizza" denilen pidenin bir çeşidi. Bana sorarsanız ya klasiğini ya da "bıçak arası" denilen kıyma ile kuşbaşı et arası olanı tercih edin. Çünkü "Mevlana" dedikleri kaşarlı-kıymalı olanında, peynir hamuru yumuşatıyor. Halbuki etli ekmeğin çıtır çıtır olanı çok lezzetli. Çekinmeyin, elle yiyin.
Etli Yaprak Sarma... İlk bakışta bildiğimiz, bütün Türkiye'de bulunan ve sevilen sarma. Yanına veya üstüne konan yoğurt eşlik ediyor. Fakat içine konan baharatlar, çeşniler farklı. Hafif acı. Bayıldım.
Patlıcan Közleme Kebabı... Büyük kentlerde de bilinen bir yemek. Ancak közlemeyi Konya'da çok iyi yapıyorlar. Nefis oluyor.
Ekmek Salması... Benim bir numaram! Aslında bir kurban bayramı yiyeceği. Lokmalar halinde doğranmış bayat tandır ekmeği, tencereye konmuş kavurmanın üzerine seriliyor. Kapak kapatılıp pişiriliyor. Ekmekler buharla yumuşayınca kavurmanın yağıyla harmanlanıyor ve biraz daha pişiriliyor. Sonuç: Bu muhteşem kolestrol abidesi karşısında diliniz tutuluyor. Şaka değil; parmağınızı gerçekten ısırabilirsiniz.
Furun Kebabı... Merinos yaylım koyunu kullanılıyor, desem... Kesildikten sonra etler 7-8 saat bekletiliyor, desem... 3-4 saat kendi yağıyla pişiyor, desem... Kaburga, ön kol ve boyun bölgeleri daha bir makbuldür, desem... Yemeyeni döverler desem...
Tirit... Önce tandır ekmeği küçük parçalar halinde kesilir ve fırında kıtırlaştırılır. Et suyu ile yumuşatılır. Tabağa yerleştirilip soğan piyazı, yoğurt ve baharatla bezenir. İstenen et parçaları veya köfteler üzerine yerleştirilir. Üzerine kızdırılmış yağ gezdirilir.
Nefis oluyor ama ben ekmek salmasını tercih ederim. Öteki biraz daha öldürücü!
Saç Arası (veya Saçarası)... Ben tatlı meraklısı olmadığım için bunu tasvir etmem kolay değil. Ancak yedim. İki saç arasında pişiriliyormuş. İçinde un, yağ, şeker gibi her türlü zararlı maddenin olduğu nefis bir tatlı. Üstüne çay içeceksiniz.
Not: Konya mutfağının bir de tarihi var ki müthiş. Fırsat bulursak onu da anlatırız inşallah.



LEZZET MABETLERİ
Konya'da gezerken Büyük Şehir Belediyesi'ne ait bir lokanta gördüm. Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Köseoğlu'na sordum: "Niye lokantacılık yapıyorsunuz? Niye işi özel sektöre bırakmıyorsunuz?" Cevap: "Bazı lokantalar turistleri kazıklıyordu: Kimi kalite olarak, kimi de fiyat olarak... Belediye de piyasaya çeki düzen vermek için bu yolu seçti. Bir süre sonra özelleştireceğiz zaten." Konya'da, Belediye'ye ait böyle beş lokanta varmış. Yemekleri gayet güzel. Fiyatlar piyasanın altında olmadığı için (şimdilik) haksız rekabete yol açmıyor. Asıl bir de Konya'nın meşhur lokantaları var. Hangisine gitseniz memnun ayrılırsınız. Onların da birkaçını sayalım:
Kuzucu Ali
Ali Baba Fırın Kebap
Tiritçi Mithat
Bolu Lokantası (adına kanmayın tamamen yerli)
Pideci Hasan Şendağlı
Kebapçı Dedeler
Ferah Etli Ekmek
BİZE ULAŞIN