ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

İtinayla komünist yontulur

Türkiye, Nâzım Hikmet'in adını bir caddeye, bir havaalanına, bir liseye, bir üniversiteye verebildiği gün daha gelişmiş, daha ileri bir ülke olacaktır.
Nâzım Hikmet'in resmi, paraların arka yüzüne de konulmalıdır. Orada bir Mehmet Akif, bir Yunus Emre yer alabiliyorsa, Nâzım Hikmet de alır. Birkaç azgın faşistin dışında kimse de ağzını açamaz.
Ama Türkiye o noktaya gelmekten henüz çok uzaktır.
Bu memlekette Kenan Evren Lisesi olur, Nâzım Hikmet Lisesi olmaz. Onun için de bu memleketten bir halt olmaz.
Bu durumda "iş başa düşüyor" ama ne yazık ki o başlar da o ağırlığı pek tartabilecek çapta değiller...
Bazı kişiler bir "Nâzım Hikmet Akademisi" açmaya karar vermişler.
Yok, bildiğiniz okul gibi değil, keyfe keder... Eğitim verecek ama diploması yok, giriş sınavı falan da yok, "mülakatla" öğrenci toplayacaklarmış. Hocaların içinde profesör var ama "titri" olmayanlar da var.
Müzik bölümü de olacakmış ama "rock tarihi" falan gibi dersler verilecekmiş. Bu kültürün, daha doğrusu "alt kültürün" Nâzım'la uzaktan yakından hiçbir ilgisi yok ama "gençlere çekici gelir" diye düşünmüş olmalılar...
Adı Nâzım olan bir okulun açmazı da burada zaten, ne öğreteceksin? Şostakoviç mi, köy enstitüsü türküsü mü? Prokofiev mi, Nida Tüfekçi mi?
"Enstrüman çalmayı öğretecek değiliz" diyorlar müzik bölümünde, "zaten bilenler" alınacakmış. Peki öyleyse ne öğreteceksiniz?
"Warshawianka" marşını öğretin bari de çocuklar çalıp söylesinler, biz de dinleyelim, pek güzeldir.
Elbette edebiyat tarihi de varmış, sosyal bilimler de. Sinema da varmış. (Kameranız falan var mı, yoksa iki tane Ayzenştayn filmi gösterip geçecek misiniz?)
Lakin, kendileri söylüyorlar, "Das Kapital" da öğretilecekmiş! Sınıf mücadeleleri tarihi de öğretilecekmiş... Ders kitaplarını bilmiyorum ama tahmin edebiliyorum: İki bölüm Georges Politzer, üç "chapter" Max Beer, sekiz sayfa Kuusinen, dört paragraf Carlo Cafiero... Programa ilaveten Yevgeniy Preobrajensky... Hoş geldin gençlik yıllarım!
Çünkü eğitimi verecek olan bizim karta kaçmış arkadaşlar, "hâlâ oralardalar"... Altmış sekiz çocukları.
Engels'in çoktan çürütülmüş sosyal antropoloji derslerini de aman ihmal etmesinler! Yakışır.
Zaten bu bir "Nâzım Hikmet Marksist Bilimler Akademisi" olacakmış.
Marksist bilimler... Nelerdir onlar?
Lisenko'nun Sovyet tarımını öldüren aşağılık biyoloji palavraları falan mı?
Marksist bilimler diye bir bilim dalı var da bizim mi haberimiz olmadı bu yaşa kadar? Cahil kalmışız.
Yurt dışına öğrenci de göndereceklermiş... Bilin bakalım nereye?... Evet, doğru tahmin ettiniz, elbette Küba'ya!
Bari Havana Tıp Fakültesi'ne yazdırın da "çocuk doktoru" olup gelsinler, bütün bu çabalar somut bir işe yarasın.
Yazık... Nâzım Hikmet'in adını taşıyacak bir eğitim kurumu, alt tarafı "yontulmuş komünist" yetiştirecek derme çatma bir dergâhtan daha yüksek düzeyde olmalıydı...
BİZE ULAŞIN