ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Nimet Hanım devrim yapıyor

Galatasaray Lisesi'nde on iki yıl okudum, ilk, orta, lise... On iki yılda bir tek gün bile kravat takmadım okul içinde.
Zaten "bir tür tersten mahalle baskısı" da vardı okulumuzda ve kravat takmaya, iki dirhem bir çekirdek gezmeye kalkan alay konusu olurdu.
Bizde "forma" yoktu. Göğüs cebi GS armalı lacivert ceketimiz vardı ama kâğıt üzerinde... O da imparatorluk devrinden, Mekteb- i Sultani günlerinden kalma "arkaik" bir anıydı (eskiden "gayın-sat" tabii bu harfler)... İlkokul çayları dışında hiçbir arkadaşımın sırtında bir tek gün görmüş değilim.
Robert Kolej, Alman Lisesi gibi "iyi" okullarda da yoktu. Batılı eğitimcinin kafası böyle saçmalıklara basmazdı. Onlar faşizmi 1945 yılında bitirmişlerdi.
Haaa, kız okullarında, Notre Dame de Sion'da falan vardı ama orada amaç kızların cinsel çekiciliğini ortadan kaldırmak, onları çirkinleştirerek bizim gibi çakalların sulanmalarını önlemekti... Allah için biz de hiç yapmadık öyle kaka şeyler!
Ceket ve kravat, "maarif mekteplerine" mahsustu.
Çünkü biz birey olarak yetişiyorduk, onları robot yapmak istiyorlardı.
Ankara'nın bize bu açıdan gücü yetmiyordu... Sıradanlaştırmak için çok çalışmışlar ama Galatasaray'ı öldürememişlerdi!...
Meslek hayatımın başından beri, sivil okullarda forma, önlük vb. gibi uygulamaların son bulması için mücadele ettim. Bu benim şerefimdir.
Şimdi bu işi başarmak Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'ya nasiptir. Kendisini ayakta alkışlıyorum, arkamdan itin kopuğun ne diyeceğini bile bile...
Nimet Hanım (pardon, bürokrat olsaydım Sayın Çubukçu diyecektim), çocukları rahat bırakacak. Onlara zorla kravat taktırmayacak, ceket giydirmeyecek. İlkokullardan da önlüğü kaldırıyor. "Toza toprağa bulanmalarını önler" gibi ahmakça gerekçeler ortadan kalkıyor. Çocuklar karafatma gibi dolaşmayacaklar. Nimet Hanım hap kadar çocuklara faşist yeminler ettirilmesini de önleyecek. Çocuklar artık varlıklarını bize armağan etmeyecekler, tam tersine biz kendi varlıklarımızı, büyümeleri, gelişmeleri için onlara armağan edeceğiz.
Nimet Hanım, "çocukların kendilerini özgür ve mutlu hissetmelerini" istiyor. Çocuklar baskıdan, ana-babalar da gereksiz masraftan kurtulacaklar. (Fakat yanlış bir adım atar da "daha hafif bir tür forma" getirmeye kalkarsa iki elimiz de yakasında olur... Herkesin kravat takmasıyla, diyelim herkesin "çiçekli gömlek" giymesi arasında hiçbir fark yoktur. Amaç, "tek tip" ilkesini ortadan kaldırmak olmalıdır.)
Bu bir devrimdir. Nasıl askerin sivil mahkemelerde de yargılanabilmesi bir devrimse, bu da bir devrimdir.
Bu gibi devrimleri ne hikmetse "göbeğini kaşıyan cahil halkın oylarıyla seçilen karşıdevrimciler" yapıyorlar bu ülkede!...
Karşıdevrimci Nimet Hanım bu yolda... Haydi, bozkır devrimcilerini görelim... Ne diyeceklerdir, nasıl karşı çıkabileceklerdir?
"Forma, gençlerimizi kutsal bir vatan görevi olan askerliğe hazırlar" mı diyeceklerdir? "İsmet Paşa'mızdan bize yadigâr kalmış bir cumhuriyet uygulamasıdır" mı diyeceklerdir? "Tornadan çıkmış tek tip insan yetiştirmek istiyoruz" mu diyeceklerdir? "Çocukları zapt-ü rapt altına almak, çatlak sesler çıkarmalarını önlemek gerekir" mi diyeceklerdir?
Yoksa, kendilerini solcu sanıp "forma sınıf farklarını ortadan kaldırır" mı diyeceklerdir, toplumda yapamadıkları eşitlemeyi okulda çoluk çocuğa zorla uygulatıp?
Evet, göbeğini kaşımayan temiz aile çocuklarının tepkilerini görelim...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN