ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Asker bayramı

Dini bayramlar, Müslüman halkın bayramıdır. Milli bayramlar da bürokratik oligarşinin.
Dini bayramlarda halk çok samimi olarak sevinir, heyecanlanır. Altmış senedir bu ülkede yaşarım, milli bayramlarda hiçkimsenin sevinip heyecanlandığını görmedim. Bürokratlar dahil.
Halkın bayramını iplemeyen, hele yaz mevsimine denk geliyorsa bunu yalnızca bir "tatile kaçma fırsatı" olarak gören alafranga siviller bile heyecan duymazlar milli bayramlarda...
Tövbe, "çok sevinmiş gibi yapan" medya hariç!
Oysa, basının ve televizyonun artık "orduya yaranmak ve yağ çekmek için sevinmiş gibi yapma" devri geçmiştir. Farkında olmasalar bile.
Milli bayram kabul edilen 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos gibi olayların üzerinden de neredeyse bir asır geçmiştir...
Bugün 30 Ağustos. Neden içim kıpır kıpır değil?
Gazetecilik mesleğinin, herkesin tatil yaptığı günlerde de çalışma belasını artık kanıksadığımdan mı? Yoksa vatan haini miyim?
Hayır. Yalnızca, olayın üzerinden doksan yıl geçtiği ve Yunanistan'a karşı hiçbir şekilde hiçbir düşmanlık, kin ya da garez duymadığım için...
Üzerinden beş yüz elli dokuz yıl geçmiş olan "İstanbul'un fethini" halkın büyük çoğunluğunun umursamadığı, yalnızca bir avuç fanatiğin surlara her sene dönüp dönüp saldırdığı gibi...
Böyle işte, eskiyince gazı kaçıyor.
30 Ağustos, askerin bayramıdır. "Öyleyse asker kutlasın" denildi çok haklı olarak, fakat muhalif basın bozuluyor.
Bunun bir asker bayramı olduğunu kabul ediyorlar, fakat "cumhurbaşkanının orada ne işi var" diye de kızıyorlar.
Cumhurbaşkanı, anayasaya göre, hani şu Kenan Evren'in yaptırdığı ve değişmesini asla istemedikleri anayasaya göre, orduların başkomutanıdır. Başkomutanın, "emrindeki askerlerin" bayram törenlerine katılması onlara ters geliyor.
Çünkü asıl dertleri, cumhurbaşkanımızın sivil olmasıdır. Çankaya'da Abüzittin Paşa otursaydı, törenlere katılması da onlara çok doğal gelecekti...
Böyle diyemiyorlar, "bayram askerin elinden alındı" şeklinde saçmalıyorlar.
Neyse ki Abdullah Gül hastalandı, Çankaya töreni yattı.
Mantık, memnun olmalarını gerektirirdi, değil mi?
Ne gezer! Bu sefer de "kaçtı" dediler! Aslında iktidar 30 Ağustos'u yoketmek istiyormuş da, alıştıra alıştıra gidiyormuş. (26 Ağustos saldırısının planlarını yapan, sonradan Mareşal Çakmak olacak Fevzi Paşa'yı, bürokratların "namaz kılıyor" diye bozuldukları, İnönü muhaliflerinin cumhurbaşkanlığı makamı için tercih ettikleri Fevzi Paşa'yı da silecek herhalde bu iktidar! "Allah Allah" diye saldıran Mehmetçik'i de silecek.)
"İnsan doktorları dinlemeden bir saat katılır, sonra yatağına dönermiş..." Böyle dediler.
Evet, Kenan Evren de doktorları dinlemeden, raporunu yırtıp atarak bir saatliğine duruşmaya gelebilir örneğin, sanık iskemlesine... Alt tarafı ifade verip gidecek, niçin kaçıyor?
Onu bilmem ama, muhalefet, zavallılıkla eşanlamlı olmamalı. Dıngıllıkla, hele hiç.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN