ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Horoz vakitsiz öttü

Ama ben bu belediye muhabbetinden sıkıldım ha... Daha şimdiden sıkıldım. Daha belediye seçimine üç ay var, şimdiden baydı.
Muhalif basın "erken öttü" de ondan.
Böylece "muvafık basını" da kendi vadilerine çektiler, laf yetiştirmeye zorladılar.
Çünkü ortalığın babalanması gerekiyordu, böylece hem emekliler kahvesinde ıhlamur içen müşterilerine geyik malzemesi sağlanmış olacak, hem de CHP'nin temmuz ayından bu yana yerlerde sürünen "morali" azıcık yukarı kaldırılacaktı...
"Muharrem"le falan yürümüyordu bu iş, yeni balonlar uçurulması şarttı.
Şimdi hem, henüz dişe dokunur hiçbir aday açıklayamayan Kılıçdaroğlu'na bön bir hoşgörüyle yaklaşıyorlar, hem de Erdoğan'ı bir tek İstanbul adayını açıklamadığı için sıkıştırmaya çalışıyorlar.
Oysa belli ki her seçmen kendi tuttuğu partiye oy verecek, adaya falan değil.
Gelmiş geçmiş en büyük belediyeci Baron Haussmann'ı mezarından çıkarıp aday gösterseniz, büyük şehirlerde kimse oyunu değiştirmez. "Küçük yerleri" bilmem, önemli de değildir.
Çörtüklüpörtük beldesine kimin başkan olacağı da İstanbul'da yaşayan hiçkimsenin umurunda değildir.
Sonuçta bakkal hesabına oturulacak: Beş bin küsur belediyenin kaçını AKP kazanmış kaçını CHP, bakılacak ve de buna göre seçimin bir kazananı ilan edilecek.
Kemal Bey'in ne diyeceğini de ben şimdiden size söyleyeyim: "Bu seçimin bir tek kaybedeni vardır, o da AKP'dir!"

***
"Seçim vaatlerine" gelince... İktidarın "ekstra" bir şey söylemesine gerek bile yok, çünkü yirmi dört yıllık uygulama ortadadır ve de beylik cümleyle, yaptıkları yapacaklarının teminatıdır.
Muhalefet hiçbir şey söyleyemiyor.
Allah için elinizi vicdanınıza koyun ve "Meral Hanım'ın adayı Ankara'yı ele geçirirse şunları şunları yapacak" deyin mesela, diyebiliyorsanız.
CHP de her zaman yaptığı gibi "boş lafla" peynir gemisini yürütmeye çalışıyor.
Demokrasi, özgürlük, katılımcılık, falan filan.
Bunların belediyeyle ne ilgisi var?
CHP içinde yerel seçimle genel seçimi birbirine karıştıran şabalaklar bile yok değil.
Mart ayında iktidar değişmeyecek.
Dolayısıyla, sanki "İstanbul'u ele geçirirlerse Tayyip devrilir" gibi havalara girmek enayi avuntusudur.
Ufukları da bundan ibaret işte: Ele geçirmek...
Muhalif basın gerçekleri hatırlasın da emekli memurlara ona göre gaz versin.
Çünkü sonra çok üzülüyorlar. Niçin böyle oldu diye dövünüyorlar. Bir süre ağızlarını bıçak açmıyor. "Bir daha CHP'ye oy verirsem elim kırılsın" deyip gene de kendilerini tutamadıkları, dönüp dolaşıp gene oy verdikleri için ayrıca kahroluyorlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN