Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HAŞMET BABAOĞLU

Yeni çocuklar ve anne babalar

Gezmeye, konsere, filme, parka, misafirliğe...
Her yere gitmeye dünden hazır ama asla okula gitmek istemeyen çocuklar...
Hayatı sürekli doğum günleri, şu günleri, bu günleri kutlamalarıyla geçen ama bir gün bile kendini "iyi" hissetmeyen ve yetişkinleri "para makinesi" gibi gören çocuklar...
Odaları oyuncaklarla dolup taşan ama oynamayı bilmeyen çocuklar...
Sık sık öfke nöbetlerine giren ama neye öfkelendiğini bilmeyen çocuklar...
Hiçbir şey üzerinde odaklanamayan ama durmadan canı sıkılan çocuklar...
Tanıdınız değil mi?
Sizin, bizim, herkesin çocukları...
Yeni çocuklar.
Geleceğin gençleri.
Sık sık onlardan söz ediyorum, biliyorsunuz.
Neden mi?
Çünkü hayatımızın tam merkezinde yer alıyorlar.
Çünkü popüler medyanın yeni çocukların halini görmezden gelmesini anlayamıyorum.
Ortadaki tablo anormal ama biz her şey normalmiş gibi yola devam edeceğimizi sanıyoruz.

***
Anne babaların bu tablo karşısındaki genel hali dikkatimi daha çok çekiyor.
"Napsın, çok zeki; çevreye ayak uyduramıyor" deyip durumu idare etmeye çalışıyorlar.
İnsan yüzleşemediği tatsız gerçekten ya inkâr ederek ya da probleme "yer" değiştirterek (replacement) kaçar.
Bu da öyle bir şey!
Olup bitenin gerçekte zekâyla falan ilgisi yok!
Zekâ bir tür "intibak/ uyum kabiliyeti"dir. Oysa burada inatçı ve ısrarlı bir uyumsuzluk var.
Geçen gün kim bilir kaçıncı kez şahit oldum...
Altı yaşında bir çocuk ailesiyle kahvaltı yapmaya geldiği restoranı birbirine kattı; garsonları ve diğer müşterileri orada bulunduklarına pişman etti.
Neydi derdi?
Gören göz için çok açıktı ve zaten çocuk da sürekli dillendiriyordu: Canı sıkılmıştı, hiç vakit kaybetmeden oradan başka bir yere gitmek istiyordu.
Önce mahcup olan, sonra işi kayıtsızlığa vuran anne babası "hep zekâdan bunlar!" açıklamasını yapmakta gecikmedi.
Dünyamız nasıl değişiyor.
Sandalyesinde saatlerce oturup bir şeylerle oyalanabilen eski çocukları düşündüm.
"Uslu" deniyordu onlara; yani "akıllı" bulunuyorlardı.
Us, akıl demekti, akıl da durmuş oturmuşluktu.
Belli ki, günümüz orta sınıf kültüründe zekâ ile akılın arası bayağı açılmış!
***
İşin gerçeği şu...
Ortada problem yokmuş gibi davranmak problemi iyice büyütüyor, bu bir.
Gerektiğinde profesyonel yardım almaktan kaçınılmamalı, bu iki.
Üçüncüye gelince...
Çocuklarımızı seviyoruz, orası kesin ama gerçekten ilgi göstermesini biliyor muyuz? Bana sorarsanız, orası şüpheli.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA