HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Savaşlar, yıkımlar için el ovuşturanlar...

Kaliforniya'daki San Andreas Fayı'nda yeni bir büyük deprem bekleniyor.
Muhtemel yıkımın bilançosu hakkında özel sektör ve strateji kurumlarında ciddi çalışmalar yapılıyor.
Bir dakika! Kendinizi kandırmayın! Kaç insan ölecek, kaç insan yaralanacak, nüfusun ne kadarı evsiz barksız kalacak tahminleriyle sadece kendi kapısının önünü süpüremeyen yardım kuruluşları ilgileniyor..
Esas mesele muhtemel depremin ekonomik bilançosu...
7'nin üzerinde bir depremde 300 milyar dolarlık bir kayıp olacağı tahmin ediliyor.
***
Bu elbette büyük bir "yıkım" demek.
Ama ellerini ovuşturarak bekleyenler de var.
Çünkü böyle bir deprem aynı zamanda dev bir "yeniden inşa" hamlesi anlamına da geliyor.
Yani yeni yatırımlar, yeni iş alanları, yeni istihdam ve zenginlik imkânları...
1994'teki büyük Los Angeles depreminde de öyle olmuş. 60 milyar dolar civarındaki ekonomik kayıp birkaç sene içinde şehrin "yeni ekonomik canlılığı"na dönüşmüş.
Malum kapitalizmin bu yanını hem kişisel hem de toplumsal olarak kendimize itiraf etmekten kaçınırız.
İşin içinde bir "insanlık utancı"; kahredici bir yamukluk vardır ama gözlerimizi kaçırırız.
***
Ne anlatmak istiyorum?
Bize yıkımların, gerginliklerin, büyük çatışma ve savaşların sistemde bir "arıza" olduğu anlatılır.
En azından öyle bir hava yaratılır.
Oysa yanlıştır, yalandır.
Kapitalist ekonomiler sıkıştıklarında, sistemler paslandığında yıkımlar ihtiyaca dönüşür.
Çünkü "yeniden yapmak" için yıkım gerekir.
Bu tatsız gerçeği anlatabilmek için doğal felaket modelini seçtim.
Fakat söylediklerimi şu günlerde çok konuşulan dünyada yeni "savaş bölgeleri" ve hatta Üçüncü Dünya Savaşı tartışmaları çerçevesinde okumalısınız.
Hani olmaz, olmaz diyerek gelen savaşlar...
İnsan acısı mı?
Dünyayı yöneten ve kaynakları aksırıncaya tıksırıncaya kadar tüketen yüzde birlik kesim ve o kesimin stratejik/askeri aparatları insan acısını önemser mi sanıyorsunuz?
Bu nokta aklımızın bir köşesinde durmalı.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN