MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Alternatif cumhuriyet yürüyüşünün bilançosu

Olayları yaşadıktan sonra bunların sonuçlarını değerlendirmek, gelecekteki benzer olaylardan daha az hasarla çıkmayı sağlar.
Ayrıca bu olayların sorumluları da bu şekilde bir değerlendirme yapabilirlerse, ilerideki benzer durumlara dönük dersler çıkartabilirler.
Tabii ki bu tür değerlendirmeleri ancak demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, barışa ve uzlaşmaya yürekten inanan insanlar yapabilir.
Teröre, şiddete ve vahşete dayalı olarak siyaset üretenlerin, sorumlu oldukları olayların sonuçlarını değerlendirmeleri imkânsızdır.
Örneğin PKK'yı yöneten ve yönlendirenlerin "Eylemlerimiz kaç cana mal oldu, buna karşı ne elde ettik" şeklinde bir değerlendirme yapmalarını bekleyemeyiz.
Ancak anayasal düzen içinde çoğulcu demokrasinin vazgeçilmezleri olan siyasi partilerden birinin yöneticisi iseniz, sorumlusu olduğunuz olayların ardından bilanço çıkartmanız, aklın gereğidir.

CHP'nin getirisi

Aynı şekilde bir kamu görevini üstlenmişseniz ve önünüze gelen kritik durumlara ilişkin aldığınız kararların sonuçlarını salim bir kafayla değerlendirebiliyorsanız, ilerideki benzer durumlardaki kararlarınız daha sağlıklı olur.
Bütün bunları somuta indirgersek...
Şu andaki en sıcak konu Cumhuriyet Bayramı'nda CHP'nin de öncülük ettiği "Seferberlik yürüyüşü"dür.
Polisle yürüyüşçülerin karşı karşıya geldiği bu gösteri acaba CHP'ye ne getiri sağladı?
Yüzbinlerce kişinin katıldığı bu yürüyüşün polis açısından bilançosu belli. Yaşanan olaylarda 43 yürüyüşçü ve 9 polis yaralanmış.

Eylemlere devam mı?

Bu yürüyüş acaba CHP'nin tabanının kilitlenmesini ve "Beyaz Türkler" arasındaki AK Parti karşıtlığının daha da yoğunlaşmasını mı sağladı?
CHP yönetimi yaşanan kargaşadan bu sonuçları elde ettiğini düşünüyorsa, ileride benzer gösterilerin tekrarlanacağını düşünebiliriz.
Ancak bu tür "Alternatif Cumhuriyet" içeren eylemlerin AK Parti'ye oy veren kitleleri de kilitlediğini ve CHP'nin üzerindeki "Sivil demokrasi karşıtı parti" damgasını bir kez daha vurguladığını unutmamak gerekir.
CHP İstanbul İl Başkanı'nın Taksim'de Cumhuriyet Anıtı'nın önünde tören için toplanmış komutanlara "Sizin koruyamadığınız Cumhuriyet'e biz sahip çıkıyoruz" diye bağırmasının yansımalarını herhalde gözden kaçırmamak gerekiyor.

Valinin kararı

Ankara Valisi'nin yürüyüşü yasaklama kararına gelince...
Eğer yasalara aykırı bir durum ya da bu yürüyüşte şiddet eylemlerinin olacağına dair bir istihbarat alınmışsa, Vali'nin yasaklamaktan başka alternatifi yoktur.
Ne var ki bu yasaklamadan kaynaklanan gerginlik dışında bu tür istihbaratı doğrulayan bir durum olmadı. Yürüyüşü engelleyen barikatlar açılınca da, yürüyüş sakin biçimde devam etti ve Anıt Kabir'de son buldu.
Demek ki Vali'nin inisiyatifini baştan kullanması ve yürüyüş başladığında yasak kararını kaldırması daha doğru olurdu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN