MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Avrupa Birliği bu işi hem uzattı hem de tadını kaçırdı

Alman "Die Welt" gazetesi, önümüzdeki hafta yapılacak AB Dışişleri Bakanları toplantısının gündem maddeleri arasında Avrupa Birliği ile Türkiye'nin 2005'ten bu yana sürdürdükleri üyelik müzakerelerinin durdurulmasının da bulunduğunu iddia etmiş.
Tam "Ölür müsün, yoksa öldürür müsün"lük bir durum değil mi?
Osmanlı paşasının kâhyası bir bayram sabahı paşayı uyandırmış;
- Paşam komşu konağın efendisi zat-ı âlinize bayram hediyesi olarak kefen bezi getirmiş. Ölür müsünüz yoksa öldürür müsünüz paşam, demiş.

Durduracaklarmış
Gazetenin iddiasına göre "Türkiye'de insan hakları, özgürlük ve demokrasi ilkelerinin ciddi ve sürekli ihlal edildiği" gerekçesiyle AB'nin 28 üyesinden 18'inin müzakereleri durdurma kararı alması mümkünmüş. Bu şekilde AB nüfusunun yüzde 65'ini temsil eden 16 üye devletin onayı ile 2005'teki Müzakere Zaptının 5'inci maddesine dayalı olarak müzakereler durdurabilecekmiş.

Hangisi kutladı ki?
Merak etmiyor musunuz?
Irak ve Suriye'de yaşanan kaostan kaçan milyonlarca insanı Türkiye çolukları çocukları ile konuk ederken, AB nüfusunun bilmem kaçta kaçını oluşturan ülkeler, bu insanların bir bölümü sakın gelmesinler diye sınırlarını dikenli teller ve duvarlarla korumuyorlar mıydı? O dönemde hangi AB kurumu ya da ülkesi Türkiye'yi insanların sade haklarını değil, canlarını da koruduğu için kutlamıştı?

Ayıpları o kadar çok ki?
Ya da 15 Temmuz'da FETÖ kaynaklı bir darbe girişimine hedef olan Türkiye'ye destek vermek için FETÖ'nün adamlarına kucak açmaya son vermek konusu hangi AB üyesi ülkenin gündemine geldi? Veya bu ülkeler PKK'nın serbestçe at koşturduğu alanlar olmaktan vaz mı geçtiler ki?
Sanki Libya'yı bu hale bunlar getirmedi? Ortadoğu petrollerini paylaşmak için bu coğrafyayı bitmeyen bir savaşın alanı haline sanki bunlar dönüştürmedi?
Bu demokrasi âşığı AB kurumları Mısır'daki Sisi darbesine bir türlü darbe diyemediler...

Bıktırdılar
Temel bir misafirlikte bir yıl önce yediği ve adını sormadığı taze inciri, ertesi yıl o eve gittiğinde yine istemiş. Adını hatırlamadığı meyveyi "Dışı mor, içi beyazdı" diye tarif etmiş.
Ona bir patlıcan vermişler.
Temel patlıcanı incir diye ısırınca "Bunu hem uzatmışsınız, hem de tadını kaçırmışsınız" demiş.
BİZE ULAŞIN