CEMALETTİN GÜRSOY

Otur evinde, sakatın maçta işi ne!

İstanbul'dan Nurhan Taştan gönderdiği yazıda başına gelenleri şöyle anlatıyor:
"Geçen hafta sonu ömrümde ilk kez bir maça gideyim dedim. Arkadaşlarla birlikte Ali Sami Yen'in engelli girişine geldik.
O da ne! Kapıyı görmek ve yaklaşmak ne mümkün. Bize ayrılan giriş kapısı bir kalabalık ki... Engelliler değil kapalı tribüne geçenler de o taraftan giriş yapıyor. O izdihamda kaç kez düşme tehlikesi atlattım. Polisler bizi daha sonra asıl girişin önüne aldılar. Orası da aynı şekilde izdiham yeriydi. Engelli haricinde hiç engeli olmayanlar göze çarpıyordu. Onlar kapının önüne etten duvar örmüşlerdi. Kapıya yanaşmak ne mümkün. 'Burası bize ayrılan bölüm. Bırakın geçelim' dedim. Ukalaca yanıt aldım: 'Sakatın maçta ne işi var. Otursanıza evinizde.' Neyse...
Yağmur altında kapı açılır düşüncesiyle saatlerce bekledik. İçerideki 'Kontenjan doludur' anonsuyla tüm ümitlerimiz yıkıldı. Herkes başladı söylenmeye. 'Her zaman geliyoruz hep aynı numarayla içeri alınmıyoruz.' Konuştukça anladım. Kapıdan geri dönmek artık onlar için normal hale gelmiş. UEFA ve Süper Kupa'yı alan G.Saray'a bu ayıbı yakıştıramadım, kınıyorum. Okurum haklı.
Tüm takımlar için önemli olan üç puan ve şampiyonluk. İnsanlık kimin umurunda. Buradan özellikle üç büyüklere sesleniyorum. Üç puan alamadık diye sağa sola laf yetiştireceğinize milyar dolarlık statlarda paralı engellilerin maç izleyebilmesi için bir yer ayırıverin. Korkmayın. Engellinin parasında veba yok.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN