NUR ÇİNTAY NUR ÇİNTAY

Komşunuz kim olsun?

Ev alma komşu al da, hangisini? İlle de benzerini mi? 16 Eylül’de başlayacak olan 15. İstanbul Bienali, ‘İyi Bir Komşu’yu sorgularkenki cevaplarımızla bizi kendimizle de yüzleştiriyor

Komşu komşunun külüne muhtaç mıdır? Komşuda pişer bize de düşer mi? Komşu hatırı mühim midir?
Komşunun tavuğu komşuya kaz mı görünür? Komşu boncuğunu çalan gece mi takınır? Evden önce komşu mu alınır? Nasılını alırsınız peki, marketten sepete konuyor ya da internetten sipariş ediliyor olsa? İyi bir komşu kimdir gözünüzde, gönlünüzde? Sizinle aynı gazeteyi mi okur mesela? Evinde hayvan beslemeyen bir aile midir? Müzik dinlerken kulaklık mı takar? Defalarca anlattığınız şeyi her seferinde sabırla dinleyen biri midir? Facebook'tan arkadaşınız mıdır? Hastalandığınızda yemek yapar mı? Ayakkabılarını kapının dışında bırakan biri midir? Kapalı perdelere düşen bir gölgeden mi ibarettir?
Aidatı artırmak isteyen apartman yöneticisine karşı yazılan dilekçeyi imzalar mı? Beş yaşındaki çocuğunuza bakmaya istekli midir? Siz tatildeyken mektuplarınızı toplar mı? Mülkünü korumak için silah bulunduran biri midir?
Sizin gibi yaşayan biri mi, korkmadığınız bir yabancı mı, arabasının arkasında 'Sınırları Kapatın' yazan biri mi, sadece duygu yüklü bir çocukluk anısı mı?.. Diye soruyor İKSV'ciler.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen 15. İstanbul Bienali'nin başlığı çok iyi bir kere. Herkese temas ediyor, herkesi kavrıyor 'İyi Bir Komşu'. Hepimizin bayıldığı ya da huylandığı komşu tecrübesi var muhakkak. Zamanlama da çok 'cuk'. Bir yandan kentsel dönüşümle bambaşkalaşan semtler ve yeni dikilen kulelerdeki beş benzemez sakinler... Öbür taraftan ülkelerin sınırlarını ve komşuluk ilişkilerini düşündüğünüzde, türlü sorunlar...
Küratörlüğünü daha önce sanatçı olarak takdir ettiğimiz İskandinav Elmgreen & Dragset ikilisinin yaptığı bienalde, 32 ülkeden 56 sanatçının işlerini göreceğiz. 16 Eylül'den 12 Kasım'a kadar ve tabii ki ücretsiz olarak...
Galata Özel Rum İlköğretim Okulu, İstanbul Modern, Pera Müzesi, şaşırmayacağımız mekânlar. Küçük Mustafa Paşa Hamamı ilginç, Cihangir ve Asmalımescit'te de dairelere sızacağız. Ev, mahalle, aidiyet kavramlarını deşeceğiz, belki kendimizle yüzleşeceğiz. Merak ve sabırsızlıkla bekliyoruz.

***

İyi ki doğdun, iyi ki geldin Weiwei!

Geçen hafta doğum günüydü. 28 Ağustos 1957'de almış ilk nefesini. Tam 60'a girdi yani. İyi ki doğmuş. İyi ki bu adam olmuş. Günümüzün en etkili çağdaş sanatçısı: Evet, Ai Weiwei. 2014 baharında Martin Gropius Bau'daki (Berlin) 'Evidence'i ('Kanıt') gezerken, bize gel(e)meyeceği, gelse de bu kadar kapsamlı bir sergi ol(a)mayacağına dair her türlü bahse girerdim. Çok güçlü ve o güne kadarki en kapsamlı sergisiydi.



İnanılır gibi değil ama eserler SSM'ye yerleşti bile! Porselenleri, fotoğrafları, enstalasyonları, bonkörce verdiği en bilindik işleriyle, 12 Eylül Salı itibarıyla Emirgan'daki Sakıp Sabancı Müzesi'nde olacak Weiwei. Akbank'ın desteğiyle, 28 Ocak'a kadar da kalacak orada. Üstelik dünyada şimdiye kadarki en büyük, en kapsamlı sergisi olacak bu. Onu İstanbul'da göreceğimiz için çok şanslıyız, gayet heyecanlıyız ve de fevkalade bahtiyarız.

***

Yaşasın 'Çağdaş İstanbul'!

Contemporary, çağdaş demek. Contemporary İstanbul (CI), 12 yıldır her sonbahar aynı yerde düzenlenen bir çağdaş sanat fuarı. Harbiye'deki İstanbul Kongre Merkezi ve Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı dört gün boyunca çok hareketli oluyor.
Çarşamba günü koleksiyonerler, VIP sanatseverler, profesyoneller geziyor önce. Akşam resmi açılışta adım atmak zorlaşıyor. Pazar akşamına kadarki dört gün boyunca da pek çok yerli-yabancı galeri, sanatçı, kurum, sanatsever ve meraklı buluşuyor, halk da bol bol Instagram'lık mal üretiyor!



Bu yılki 12'nci - hadi biz de 'edisyon' diyelim, havalı olsun - önümüzdeki hafta 14-17 Eylül'de, Akbank desteği ve Ferko ile Yıldız Holding sponsorluğunda hayata geçecek.
42'si yabancı 74 galeri, 1500'e yakın sanat eseri yer alacak. Peki en çok hangi eser Instagram'lık mal verecek derseniz... İşte tahminim: BMW Art Car. Güney Afrikalı sanatçı Esther Mahlangu'nun, arabanın (1991 model BMW 525i) kaportasını kanvas olarak kullandığı işi. Bakalım haklı çıkacak mıyım?
Bienal, Weiwei, CI başta olmak üzere şehre yayılan tüm sergilerle nefis bir hafta geliyor İstanbul için. Sanatın besleyip zenginleştirdiği bir sezonun da başlangıcı bu... Tam görmek istediğimiz haller. O yüzden de Contemporary İstanbul dört günde bitse de, Çağdaş İstanbul ilelebet payidar olacaktır!

BİZE ULAŞIN