DİLEK GÜNGÖR DİLEK GÜNGÖR

Merkez neden izledi?

Ekonomide kur üzerinden yaratılmaya çalışılan algı operasyonuna "benzin mi döküyoruz (!)" diye düşünmeden edemiyorum bazen... Neden böyle düşünüyorum anlatayım. Hatırlayın, 6 gün önce Beştepe'de toplanan Ekonomi Koordinasyon Kurulu'ndan çıkan açıklamanın 'tonu' piyasadaki olumsuz havayı azalttı. Hükümet dedikodu ekonomisinin önüne set çekti. Piyasa ekonomisinden taviz vermeyeceğinin altını çizdi.
Kambiyo rejiminde piyasa mekanizması dışına çıkmayacağını üzerine basa basa vurguladı. Faiz ve kur baskısıyla mücadele edileceğini ilan etti.
Sonra Meclis'e bir torba yasa getirildi.
İçinde Türk Parasının Kıymetini Kanunu'nda yapılacak değişiklikler vardı.
Kambiyo rejiminde değişiklikler öngören tasarı herkeste soru işaretleri yarattı. Hatta Hazine'de bile... Arkasından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın TOBB toplantısındaki ve Bloomberg TV'deki konuşmaları geldi. Açıklamalar basına öyle bir yansıtıldı ki... Sanki 25 Haziran'da Cumhurbaşkanı Erdoğan Para Politikası Kurulu'nun başına geçip faizi sıfırladığını ilan edecekmiş gibi bir hava oluşturuldu. Sonuç... Dolar 4.46'yı, euro 5.30'u aştı, 2 yıllık tahvil faizi 2002 seviyesine geldi. Borsa 2 bin puan aşağı indi.
Piyasa bu aşamalardan geçerken Merkez Bankası ne yaptı derseniz. Valla niye yalan söyleyeyim. Pek de bir şey yapmadı. Döviz piyasası "Dolsa da olur dolmasa da", "Kurdaki yükselişi kabul etmiyorum" ve "Reel ekonomiden kopuk" gibi açıklamalarla kaderine terk edildi. Bana kalırsa, Merkez, bir cümlelik sözlü müdahaleyle kurun ateşini indirebilirdi.
Piyasaya "İzliyorum, gerekirse müdahaleden kaçınmam" denilerek mesaj verebilirdi ama yapmadı. Şimdi bankacılar faizin olağanüstü toplantıyla 5 puan artırılacağını dillendirmeye başladı. Umarım, yapılan yanlışlar yanlışla düzeltilmeye çalışılmaz.
BİZE ULAŞIN