YAVUZ DONAT YAVUZ DONAT

Duayen "aaaah ah" dedi

Siyaset dünyasından bir Bölükbaşı geçti.
Kürsüye çıktı mı, fırtına gibi eser, aslanlar gibi kükrerdi.
Şiirler okur, fıkralar anlatır, espriler yapardı.
Ve hayli de oy toplardı.
***

Toplardı toplamasına ama...
Osman Bölükbaşı'nın milletvekilleri, seçimden bir süre sonra "başka partilere" giderlerdi.
***

Osman Bey "bir defasında" şöyle yaptı: Seçimden önce milletvekili adaylarından "başka partiye gitmeyeceğim" diye noter senedi aldı. Ama böyle bir senet "hukuken geçersiz."
"Müeyyidesi"
yok.
Seçimi kazanıp Meclis'e girenlerin çoğu "verdiği senedi unuttu... Başka partinin yolunu tuttu."
Osman Bölükbaşı "Demirel'in dostuydu." Bir gün Demirel'i "düşünceli" gördü.
- Hayırdır Sayın Demirel, canınız neye sıkıldı?
Demirel "partisinden ayrılanlar olduğunu" anlatmaya başlayınca...
Bölükbaşı "bu anlattıklarınızın sözü mü olur" dercesine elini sallayıp, derin bir iç geçirdi ve şöyle dedi:
- Demirel Demirel!.. Sen gel de bu konuları bana bir sor... Demirel Demirel... Senin bağrın köy mezarlığı... Ya benim bağrım?.. Karacaahmet... Ne ihanetler gördüm, ne olaylarla karşılaştım?.. Kimleri alıp, yüceltip, nerelere getirdim, sonra onların nelerini gördüm?.. Demirel Demirel, ben bağrıma neleri gömdüm, kimleri gömdüm?.. Bağrım, Karacaahmet Mezarlığı'na döndü... Senin karşılaştıkların ne ki?
Rahmetli Bölükbaşı ile "oturmuşluğumuz, konuşmuşluğumuz...
Anımız"
çoktur. MHP milletvekili Deniz Bölükbaşı "babasını anlattığı kitapta" bunların bazılarından bahseder.
***

Bodrum'da Aydın Doğan'ı dinlerken "ne olduysa, nasıl olduysa" aklımıza "Osman Bölükbaşı" geldi.
Bölükbaşı'nın "vefasızlıklardan yakınması" geldi. "Karacaahmet Mezarlığı" dediği bağrını yumruklaması geldi.
***

Aydın Doğan "aaah, ah" dedi.
Kırşehirli Osman Bölükbaşı da "rahmet istedi." Daha fazla ayrıntıya girmeyelim ve "gözlemimizi" söyleyerek noktayı koyalım:
Aydın Bey bazı konularda "öylesine dolu ki..."
BİZE ULAŞIN