ERHAN AFYONCU ERHAN AFYONCU

Osmanlı, sefere Eyüp Sultan’da dua ederek çıkardı

Osmanlı döneminde sefere Eyüp Sultan’da dua edilerek çıkılır, ordunun muzaffer olması için imparatorluğun her tarafında Fetih Suresi okunur ve dua edilirdi. Osmanlı padişahları türbelerde fakirlere sadaka dağıtırdı. Osmanlı ordusunun sefere çıkışı haşmetli olurdu

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kararıyla, camilerimizde yatsı ve sabah namazı öncesi veya sonrası Fetih Suresi okunup, ordumuza dua edilmeye başlandı. Ordumuz sefere çıktığında camilerde dua etmek eskiden beri süregelen bir geleneğimiz. Osmanlı döneminde sefere dua edilerek çıkılır, daha sonra da ordumuzun muzaffer olması için imparatorluğun her tarafında Kuran-ı Kerim okunarak, dualar edilirdi.


Osmanlı ordusu sefer yolunda.

TUĞLAR DİKİLİYOR
Osmanlı İmparatorluğu'nda herhangi bir ülke ile savaşmaya karar verileceği zaman padişahın huzurunda bir meclis toplanırdı. Divân-ı Hümayun üyelerinin yanı sıra kaptan paşa, şeyhülislâm, yeniçeri ağası ve bazı beylerbeyi ve komutanlar da katılırdı. Herkese söz hakkı verilerek fikri alınırdı. İlgililerden ordunun, donanmanın ve hazinenin durumu hakkında bilgi alınırdı. Bir yere savaş açmadan önce devrin şeyhülislâmı veya önde gelen din adamlarından savaşın meşruluğuna dair fetva alınırdı. Fetva alınıp, savaş kararında ittifak edilince padişahın tuğları dualarla Cebehâne'nin önüne dikilirdi.


Kanuni, Eyüp Sultan'da dua ediyor

SEFERE TÖRENLE ÇIKILIRDI
İstanbul alındıktan sonra Osmanlı orduları sefere çıkmadan önce padişahlar, ilk olarak Eyüp Sultan'ı, ardından da atalarının türbelerini ziyaret ederlerdi. Osmanlı padişahları gittikleri türbelerde fakirlere büyük miktarlarda sadaka dağıtırlardı. Sefere padişah gitmiyorsa o zaman ordu komutanlığına atanan serdarlar Eyüp Sultan Türbesi'ne giderlerdi. Ardından büyük bir merasimle padişah ve devlet ileri gelenleri İstanbul'dan yola çıkarlardı. Padişahın yakın maiyetini teşkil eden peykler, solaklar, müteferrikalar bu merasim esnasında göz alıcı kıyafetler giyerlerdi. İstanbullular da bu töreni seyre çıkarlardı. Osmanlı ordusunun sefere çıkışı çok haşmetli olurdu. Rengârenk kıyafetler içinde, bayrakları ve silahları ile çeşitli askeri kıtaların geçişi töreni seyreden herkesi hayran bırakırdı.


Ayasofya Camii.

ZAFER İÇİN DUA
Osmanlı ordusu sefere çıktığı zaman imparatorluğun dört bir tarafındaki kadı ve valilere emirler gönderilerek zafer için dua edilmesi emredilirdi. Bazen ordu sefere çıkarken, bazen de ordu düşman topraklarına girdiği zaman bu emir gönderilmiştir. Kastamonu'dan Kerkük'e, Mısır'dan Bağdat'a kadar Osmanlı Devleti'ndeki bütün şehir, kasaba ve köylerdeki cami, mescit, tekke ve mübarek mekânlarda dua edilirdi. Bazen hangi surelerin okunup, dua edileceği yazılan emirlerde zikredilirdi. Çoğunlukla Fetih Suresi, bazen de Enam suresi okunurdu.
Sefer zamanlarında İstanbul'da bulunan âlim ve hâfızlar Eyüp Sultan Camii'nde toplanıp Kuran-ı Kerim'den birer cüz okurlar, hatim tamamlandıktan sonra ordunun muzaffer olması için dua ederlerdi. Sonraki günlerde ise İstanbullular pazartesi ve perşembe günleri kendi semtlerinde, müderris, âlim, talebe ve hafızlar ise selâtin camilerinde toplanarak zafer için duaya devam ederlerdi. Ulema ve devlet adamları akşam namazından sonra Fetih Suresi ve bin bir kere Salat-ı Münciye duası okurlardı. Topkapı Sarayı'ndaki Hırka-ı Şerif Dairesi'nde ise Ayetelkürsi okutulurdu.
Ordu sefere çıktığında camilerde sabah namazından sonra haftada iki gün Kuran-ı Kerim okunur ve askerin zafer kazanması için dua edilirdi. Veziriazam Merzifonlu Mustafa Paşa 1678'de Çehrin Seferi'ne çıktığında seferden dönene kadar pazartesi ve perşembe günleri seher vaktinde dua edilmişti. Donanma sefere çıktığı zaman da muzaffer ve galip olarak avdet etmesi için ulema, suleha ve fukara ile camilerde dua edilirdi. Devletin zor durumda olduğu dönemlerde beş vakit namazda dua edilir, ordunun muzaffer olması için Allah'a niyazda bulunulurdu.


Sultanahmet Camii'nde mevlit.

SEFER DUASI
Hezarfen Hüseyin Efendi, "Telhisül-Beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman" isimli kanun mecmuasında sefer duasının yapılışını şöyle anlatır:
"Sefere giderken ve düşman vilâyetine girildikde, her gün ikindi namazı kılındıktan sonra kethüda bey çadırından çıkıp iskemle üzerinde oturur. Yeniçeri ağasının iç ağaları ve adamları ve dairede olan ocak ağaları ayak üzere dizilip bir büyük daire olur. Ve her odanın adamları da çadırları önünde dizilip ve ordu-yı hümayunda İslam askerler dahi ayak üzere kalkıp orada ocak yazıcısı kethüda bey yanına gelip dua eder ve orada bulunanlar bir nefesten, Allah Allah sadasıyla yarım saat miktarı dağlar ve sahralar yankılanır. Üç defa Allah Allah sadasından sonra padişah hazretlerine, vezirlere ve ağalara ve bütün İslam askerine zafer duası edilip "hû" denildikten sonra herkes yerli yerine oturur. Bu kanun yeniçeri ocağı sefere çıkınca icra olunur."
BİZE ULAŞIN