YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Tribünleri gaza getirmeyin!

Telegol'ü hayretler içinde izledim. Tüm heyecanına ve çekişmesine rağmen lig maçları sükunet ve sağduyu ile sürerken, pazar akşamı programda yaşanan "sinir patlamasına" bir anlam veremedim. Dr. Ahmet Çakar, daha önce birbirlerini şike yapmakla suçlayan Mahmut Özgener ve Levent Kızıl'ın Futbol Federasyonu'nun zirvesinde görev almalarını sert bir dille eleştirince, diğer yorumcu Sinan Engin'den "aşırı" tepki gördü. Engi**1 , bugüne kadar hiç şahit olmadığım tarzda sert bir üslupla Çakar'a yüklendi. Çakar da bu sert tavırdan "tahrik olup", eleştiri dozunu yükseltti. Kavga kıvamındaki tartışmada sesler yükseldi, yumruklar masalara vuruldu. Sinan Engi**1 , Çakar'ı "Terbiyeli olmaya" davet etti. Çakar, "Terbiyeyi senden öğrenecek değilim" dedi. Neyse ki araya sunucu Serhat Ulueren girip, tam zamanında reklama pas attı da, "sahalarda görmek istemediğimiz olaylar" ekranda yaşanmadı. Reklam dönüşünde ise Serhat Ulueren bu görüntüler için izleyicilerden defalarca özür dilemek zorunda kaldı. Aman beyler, ne oluyoruz? Zaten millet davul zarı gibi gerilmiş. En küçük bir kıvılcım, sıkışan gazı patlatacak. Görmüyor musunuz etrafımızda yaşananları? Şurada kaldı 3 hafta... Stüdyolarda benzine kibrit çakarsak, tribünlerde nasıl "soğutma çalışması" yapabiliriz ki? NOT: Aynı programda Galatasaraylı Gökmen Özdenak'ın, sarı-kırmızılıların UEFA şampiyonluğunu "tesadüf" olarak nitelemesine karşın, Fenerbahçeli Ziya Şengül'ün buna şiddetle karşı çıkıp, Galatasaray'ı kollaması ve başarısını övmesi ise "İşte sahalarda görmek istediğimiz hareketler" dedirtti.


BİZE ULAŞIN