YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Hülya Avşar olmak yeter mi?

Hülya Avşar'ın yeni albümü "Kişiye Özel"i üç kez arka arkaya dinledim. Çok sevdiğim için değil, "kulağıma dokunur" bir şarkı bulabilmek için... Eda-Metin Özülkü çiftinin "olağanüstü" çabasını takdir etmeme rağmen, albümden "Hah, tamamdır" dediğim bir şarkı çıkmadı. Birazcık "Bi Düş Bi Telaş"a takıldım, o da son zamanlarda özlediğim Alaturka esintileri taşıdığı için olsa gerek. Ben müzik otoritesi değilim. Bu nedenle yazacaklarım; ortalama müzik beğenisine sahip, Hülya Avşar fenomenini yıllardır mercek altına almış, onun her hamlesini dikkatle takip eden, yorumlayan bir gazetecinin "izlenimlerinden" öte bir anlam taşımıyor. Bu kriterlerin ışığında albüm bende "zorla" yapılmış izlenimi uyandırdı. Sanki cümbür cemaat Hülya'nın üzerine çullanmışlar da, "Albümsüz sanatçı mı olur? Haydi pırtlat bi tane!" diye baskı yapıp, sille tokat gerdek odasına uğurlanan köy damadı gibi stüdyoya sokmuşlar garibi... Sonunda "Ben yaptım, oldu" türünden, "ruhu eksik" bir çalışma çıkmış ortaya... Şarkılar, özenle, "Hülya'nın söyleyebileceği ses aralıklarında" seçilmiş. Belki de monotonluğun sebebi budur, bilmiyorum. Hülya'nın üç buçuk oktavlık sese sahip olmadığı aşikâr. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, eğitim, ciddiyet ve disiplinli çalışma ile sesin yoktan var edilebileceğinin en önemli kanıtıdır Hülya Avşar. Bu yönünü de her zaman takdir etmişimdir zaten. Ama yine de eğitim bir yere kadar... Ne kadar çalışırsanız, çalışın, Allah vergisi ses tellerini yeniden imal edemiyorsunuz işte... Bu nedenle "Kişiye Özel" de "ünlü birinin albüm hevesi" olmaktan öteye gidemiyor zaten. Ve ne yazık ki "Hülya Avşar olmak" bazen her şeye yetmiyor...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN