YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Zeynep erkek olsaydı...

İnsanlık varoldukça bu soru yinelenecek: "Kadınlar ne ister?" Erkeklerin bir türlü içinden çıkamadıkları bu sorunun yanıtı için bu kez güzel ve ünlü bir kadın kolları sıvamış. Zeynep Mansur... "Ben Erkek Olsaydım" adlı kitabında Mansur hem erkeklere hem de kadınlara "yüzde yüz iletişim" için çok önemli tüyolar veriyor. Kitap çalışmasını ilk duyduğumda, daha önce pek çok örneğini gördüğümüz gibi, kendini "cinsler arası iletişim" konusunda pek bilge sayan ünlü birinin "hevesi" sanmıştım. Ama Mansur'un yazdıklarını okuyunca, bu önyargımdan utandım. Öncelikle Zeynep Mansur'un bunları ukalalık taslamak için ya da "şanı yürüsün" diye yazmadığı çok açık. Bir kadın olarak izlenimlerini, deneyimlerini ve samimi düşüncelerini öncelikle erkeklerin emrine sunmuş. Kitabı, -aman yanlış anlaşılmasın- her iki cins için de adeta bir "kullanma kılavuzu" niteliğinde. Buradaki "kullanma" kelimesini, iki cinsin birbirini anlaması ve ilişkiyi "sürdürülebilir" kılabilmesi için "rehberlik" anlamında kullanıyorum. Zeynep Mansur, "Kadınlar ne ister?" sorusuna en öncelikli ve belirgin yanıt olarak "kibarca sevilme"yi bulmuş. Ve biz erkekler için kadın ruhunun kilidini açacak anahtar cümleyi şöyle yazmış: "Erkekler, aslında önce kadınları anladıklarını sanırlar, sonra, sandıklarını anlarlar..." Zeynep Mansur her ne kadar tüm "bilgeliğine" karşın henüz mutlu bir ilişkinin kulpundan yakalayamamış olsa da, kitabında anlattıkları son derece mantıklı ve etkileyici. Kerametleri kendilerinden menkul dert analarının, evlilik kurtarıcılarının dört döndüğü ekranlarda hem güzel, hem deneyimli, hem de ağzı laf yapan Zeynep Mansur'un yeterince değerlendirilemediği kanısındayım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.