YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Her kanserli ölüme mahkum değildir

Bugün söz sırası bir kez daha "Yakından Kumanda" okurlarında. Duyarlı okurumuz Lerzan Demiryol, bizim zaman zaman bu köşede ifade ettiğimiz bir konunun altını daha kalın çizgilerle belirleme ihtiyacı duymuş. Yapımcılara, yönetmenlere, senaristlere yeniden hatırlatmakta fayda gördüğüm için yayınlıyorum: "Sayın Yüksel Aytuğ, son zamanlarda kanser hastalığı dizilerde çok yoğun bir şekilde kullanılıyor. Bu, bir ölçüde normal karşılanabilir. Çünkü eski Türk filmlerinden başlayarak hastalık teması hep kullanılmıştır. O zamanlarda verem kullanılıyordu, bugün ise kanser... Ancak bu kullanımın ne şekilde yapıldığı bence çok önemli. Ben, babasını bu lanet hastalık yüzünden kaybetmiş, kardeşi de yine bu hastalık nedeniyle tedavi görmüş biriyim. Bu nedenle gerek bu hastalığa yakalanmış kişilerin, gerekse yakınlarının ruh halini gayet iyi bilirim. Bu öyle bir hastalıktır ki, duyduğunuz her iyi olayda umutlanır, kötü bir sözde kopkoyu bir karanlığa bürünürsünüz. Zaten devamlı diken üstünde yaşarsınız. Acaba ne zaman, ne olacak diye... Şimdi bakıyorum, dizi kahramanı kansere yakalanıyor ve hemen ölüme mahkum kişi damgası yapıştırılıyor. Biraz önce Makber dizisinin fragmanında bu söylediğim şeyi son derece bariz bir şeklide gördüm ve yine aynı acıyı hissettim içimde. Bu tarz konularda toplum bilinci yaratmak önemlidir. Örneğin; lösemi konusu işlenmelidir ki; kişiler özellikle lösemili çocuklara karşı daha duyarlı olabilsinler ve gerekenleri yapabilsinler. Ama bu bilgilendirmenin doğru yapılması gerekir. Eğer siz her kanserli hastaya mutlak ölecek kişi gözüyle bakarsanız, bu modern tıbbı da inkar etmek olur. Çok şükür ki bu hastalığa yakalanmış kişilerin çoğu doğru tedaviyi gördükleri taktirde uzun yıllar yaşayabilmektedirler. Ama hastalığın tedavisinde hastanın psikolojik durumu ve hayata bağlılığı büyük önem taşır. Eğlenmek için TV karşısına geçen bir kişiye 'SEN KANSERLİSİN, ÖLECEKSİN' mesajı verilirse bu nasıl mümkün olur, söyler misiniz? Ben bu tema işlenmesin demiyorum, sadece doğru mesajlar verilmesini ve senaristlerin bu konularda biraz daha duyarlı davranmalarını istiyorum. Umarım benimle ayni konumda olan kişilerin duygularına tercüman olabilmişimdir. Saygılarımla..."
BİZE ULAŞIN