YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Kim yetenekli, kim değil?

Yetenek Sizsiniz Türkiye, geçen yılki taktiği uyguluyor. Elemelerde öyle pek dişe dokunur yetenek yok. Yarışma şimdilik rölantide, jürinin geyik muhabbetiyle reyting yapıyor. Ben henüz şöyle ağzımı bir karış açık bırakan, hayretle izlediğim bir yeteneğe rastlamadım. Ama geçen yıl da böyle olmuştu. Finaller başlayınca, gözlerimize inanamamıştık. Yani paniğe gerek yok. Acun bilir işini... Ancak yarışma jürisinin farkında olmadığı, çok önemli bir misyonu var. Onlar bu ülkede neyin yetenek olduğuna, neyin olmadığına karar veriyorlar. Tercihleriyle gençleri yönlendiriyorlar. Yetenekli olduğuna inanan bir genç, ekran başındayken onların yorumlarına bakarak yıllardır uğraştığı hobisini terk edebiliyor. Ya da tam tersi, yıllardır üzerine düşmediği bir hobisinin kendisine kariyer, para ve şöhret sağlayabileceğine inanıp daha büyük bir hırsla çalışmaya başlayabiliyor. İşte bu aşamada jürinin genellikle popüler danslar, beat box (Enstrüman sesi çıkarma), akrobasi ve illüzyon gösterilerine vize verdiğini gözlemliyorum. Ama yerel sanatlar ya da folklorik figürlerle karşılarına gelenlere genellikle "Eee? İleride ne yapacaksın peki? Yine saz mı çalacaksın?" diye set örüyorlar. Kaşık oyunu, zeybek ya da aşuk-maşuk gösterisinin yetenekten sayılmadığı, pop figürlerinin taklidinin ise maharet görüldüğü gibi yanlış bir fikre farkında olmadan aracılık ediyorlar. Naçizane tavsiyem, ata mirası kültürümüzün de bu yarışma içinde 'yetenek' sayılarak, onurlandırılmasıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.