YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Hepimiz Hürrem'iz!

Dün pek çok kadının Taksim'e çıkıp bu pankartla gösteri yapmasını bekledim, yoktular!
Bence son yıllarda gördüğüm, kadın hakları konusunda yapılan en anlamlı eylemin altında, Muhteşem Yüzyıl'daki Hürrem Sultan'ın imzası vardı.
Valide Sultan, Mahidevran ve Hatice'nin kurduğu onca komplodan kurtulması bir yana; cihan padişahı Sultan Süleyman'a her anlamıyla 'kapıyı kapaması' kadın hakları adına gerçekten de takdir edilecek bir tavırdı.
Hürrem, önce Kanuni'nin kendisini köle statüsünden çıkarıp azat etmesini sağladı. Aynı gece Süleyman onu halvet için odasına çağırınca, bizimki reddetti.
Kanuni, Hürrem'in kapısına dayanıp "Beni nasıl reddedersin?" diye kükredi. Hürrem'in yanıtı hazırdı: "Artık cariye değilim. Unuttunuz mu, beni azat ettiniz. Bundan sonra birlikte olursak, zina yapmış oluruz" deyip kapıyı Süleyman'ın yüzüne kapattı.
Cihan padişahının artık 'nikah kıymaktan' başka çaresi kalmamıştı...
Kadın hakları adına bu şahane sahneyi izlediğim gecenin sabahında, bizim gazetedeki haberle irkildim. Adıyaman'da Hacer A., ailesinden şiddet gördüğü için polise sığınmış. Polis eşliğinde eşyalarını toplamak için eve gelmiş. İki ağabeyi, onu oracıkta, polislerin gözü önünde bıçaklayıp öldürmüşler...
1530'dan 2011'e kadın haklarında bir arpa boyu yol almak şöyle dursun, birkaç bıçak boyu geriye gitmişiz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.