Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

Hazreti Ömer'in adaleti

Her Ramazan'da olduğu gibi bu yıl da Prof. Nihat Hatipoğlu'nun ATV ekranlarında sunduğu iftar ve sahur programlarını büyük bir keyifle izliyorum. Hoca'nın programları sırasında Sultanahmet Meydanı dolup taşıyor, ortaya pek çok televizyon gurusunu kıskandıracak reyting sonuçları çıkıyor.
Hatipoğlu'nun perşembe akşamı iftar öncesinde anlattığı hikayeyi ise pek çokları gibi ben de gözlerim buğulanarak dinledim.
Kaçıranlar için özetleyeyim:
Hazreti Ömer, halife olduktan sonra Medine sokaklarında dolaşmaya başlamış. Uzak bir mahallede geç bir saatte içinde ışık yanan bir çadır görmüş. Yanındakilere "Dün bu çadır burada yoktu. Yeni gelmiş olmalılar" diyerek o saatte ayakta olduklarına göre içeridekilerin yardıma ihtiyaçları olduğuna karar verip, hal hatır sormak için uğramış. Bir de bakmış ki üç çocuk feryat figan ağlamakta. Ateşin başındaki yaşlı bir kadın ise içine taş doldurduğu kazanı karıştırıp durmakta... Hz. Ömer merak edip ne yaptığını sormuş. Yaşlı kadın kederle cevap vermiş:
"Çocuklar aç... Onları yemek yapıyormuş gibi avutuyorum. Uykuları gelince bitkin düşüp ağlamayı kesecek ve uykuya dalacaklar diye umut ediyorum."
Hz. Ömer sormuş: "Peki neden gidip Halife Ömer'e bu durumu bildirmedin? Belki yardımda bulunurdu. Nereden haberi olsun adamın bundan?" Kadın yanıt vermiş: "Eğer Halife Ömer, şehrinde üç yetimin ağladığından habersiz ise o makamda niye oturup durur ki?"
Hz. Ömer derin bir acı ve utanç içinde hemen kente geri dönmüş. Bir çuval unu ve bir torba yağı sırtladığı gibi çadıra koşmuş. Yaptığı bulamaç çorbasını çocuklara içirip onları kucağında uyuttuktan sonra kadına "Yarın Halife Ömer'e git. Sana maaş bağlayacak" demiş. Kadın ertesi gün Halife'nin makamına gittiğinde, karşısında bir gece önceki iyiliksever adamı görünce şaşkınlıktan küçük dilini yutacak gibi olmuş ve Hazreti Ömer'in insanlığına, adaletine dualar etmiş...
Bu hikayeyi neden sizlerle paylaştığıma gelince...
Önümüzde Cumhurbaşkanlığı seçimi var... Malum, 'cumhur', halk demek. Seçimi kim kazanırsa kazansın; adaleti, duyarlılığı tıpkı Hz. Ömer gibi olmalı... Cumhur'un çocukları ağlarken, evinde uyumak yerine kapı kapı dolaşmalı. Dinine, diline, mezhebine, siyasetine bakmadan, sırtına un çuvalını vurup yetimlerin çadırına taşımalı...

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA