YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

“Demek kızımı istiyorsunuz...”

Bu cümle ile başlıyordu reklam. Bir baba, yanında 10-12 yaşında bir kız çocuğu...
İlk izlediğimde dizi tanıtımı sandım. 'Eyvah' dedim içimden, 'Küçük gelinler sorununun çözümüne hiçbir katkı sağlamayan, aksine olayı köpürtmeye çalışan, reyting menfaatini her türlü sosyal kaygının üstünde tutan klişe dizilerden biri daha başlıyor' diye kaygılandım.
Sonra baba konuşmaya devam etti: "Kızım diye söylemiyorum ama çok iyidir. Elinden her iş gelir. Çok hamarattır.
Dikiş, nakış... Anneleri gittikten sonra bütün kardeşlerini o büyüttü.
Ama..." İşte ondan sonrası içime su serpti:
"Ama ben onun robot yapabileceğini, bilim kadını olabileceğini sizlerden öğrendim. Şimdi benden onu istiyorsunuz.
Allah sizden razı olsun.
Senden de kızım..." Meğer Yapı Kredi'nin bilim gönüllüleri bir kampanya başlatmış, 'Anadolu'ya Bilim Göçü' adıyla...
Hani yıllardır Anadolu'dan Avrupa'ya, ABD'ye beyin göçü yaşanıyor ya; işte bunun önüne geçmek, Anadolu'nun gizli cevherlerine 'gurbete mecbur kalmadan' yeni bir yol açmak için devreye girmişler. Kasaba kasaba, köy köy dolaşıp derslerinde başarılı, bilime gönül vermiş öğrencileri bulup yetiştirmek için harekete geçmişler.
Tüm kalbimle yanlarındayım.
Küçük gelinler yerine küçük dahilerin konu edileceği dizileri yazmayı öyle çok istiyorum ki...
BİZE ULAŞIN