ŞENGÜL BALIKSIRTI ŞENGÜL BALIKSIRTI

Japonlar Hadise'yi keşfetti

Sonunda Hadise ile tanıştık. Servisimizden Merve Yurtyapan röportaj yapacaktı. "Haydi ben de geleyim, birlikte bir kahve içeriz" dedim. Four Seasons Bosphorus'un terasında otururken kafamı arkaya bir çevirdim, Hadise geliyor. Kendimi bir klip ya da reklam çekimi sahnesinde gibi hissettim. Manzara şöyleydi çünkü; Etraf son derece hoş. Son derece dikkat çekici genç bir kadın güvenli adımlarla yürüyor. Çevresinde ise erkekler... Zaten herkesin kafası Hadise'ye doğru döndü anında. Üstelik terasta çoğunluk yabancılar vardı. Yani, ışığıyla ortamı aydınlatıyor, tanımayana da "Kim bu kız?" dedirtiyor. Hadise yedi kişi ile dolaşıyor. Şoför, koruma, makyöz, basın danışmanları, plak şirketinden bir temsilci, menajerlik ofisinden birkaç yetkili... Abartı gibi gelebilir ama hiç de değil. Hadise starlığa oynuyorsa böyle yaşamalı ki, öyle olmasını ümit ediyorum. Çünkü şov dünyası yıllardır, heyecanla, yeni starı bekliyor. Hadise'de star ışığı var. Yeter ki doğru yönlendirilsin, ki Eurovision tantanasından sonra yeni bir sayfa açılmış gibi görünüyor. Her yerden teklif yağıyormuş. Televizyon dizileri, sinema filmleri, reklamlar ve düğün dernek işleri. Televizyon için gelen teklifler komik. Senaryolardan biri gurbetçi bir kızın Türkiye'ye gelişi ve burada başından geçen olaylar üzerine kuruluymuş. Hala 'Alamancı' filmi yapmak isteyenler var demek ki. Ve ne yazık ki Hadise'nin ne olduğunu anlayamamışlar... Biraz sohbet ettik. Sevimli, sıcak, cana yakın ve çok akıllı. İstanbul'da olunca Belçika'yı, Belçika'da olunca da İstanbul'u özlüyormuş. Özlem ve bir yere ait olma duygusunu her zaman yaşayacak gibi görünüyor çünkü hem yurtdışında çıkan albümü hem de başka bağlantılar nedeniyle sürekli seyahat etmek durumunda. Japonya bile var kariyer planında. Çünkü Japonlar sevgili Barış Manço'muzdan sonra Hadise'yi de keşfetmiş. Şu anda Japonya'da şarkısı en çok indirilen isimlerden biriymiş. Eylül, ekim ve kasım aylarında Japonya'ya üç seyahat gerçekleştirecekmiş. Karşılıklı ayakkabılarımıza iltifat ettik. (Malum, ayakkabı canavarı olmayan kadın yok!) Yurtdışından her gelişinde bir valizi ayakkabı dolu olurmuş. Müthiş dinlenmiş, yenilenmiş. "Keşke Eurovision zamanı da böyle olabilseydim" dedi. Ne şartlar altında yarışmaya çıktığını anlayın artık. Bu arada 'Fast Life' şarkısını dinledim ve video klibini izledim.
Şahane olmuş.

HADİSE FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN