ŞENGÜL BALIKSIRTI ŞENGÜL BALIKSIRTI

Evliliğe inanç bitti

Modern yaşam insana özgürlüklerle beraber; kısıtlamalar da getirmeye başladı. Etraf beraberliklerini evliliğe kadar götüremeyen insanlarla dolu. Aşkın olduğunu söylüyorlar, birlikte geziyorlar, gülüyorlar, eğleniyorlar ama iş evliliğe gelince gereken adımı atamıyorlar. Çünkü beyinlerinde bir dolu soru işareti var. Geçenlerde bu arkadaşlardan biri yanımda kıvranıp duruyordu. Neymiş? Sevgilisiyle araları bozulmuş, gelecek bir mesaj için gözünü telefondan ayıramıyordu. "Ara" dedim. "Niye kendine bu işkenceyi çektiriyorsun?" "Aramam" dedi... "İyi o zaman, otur böyle" dedim ben de. "Zaten senin yaşadıkların da aşk falan değil. Hepiniz hayatta gezecek, eğlenecek birer sosyal partner arıyorsunuz. Yalnızlıktan çok korkuyorsunuz ve kimseye de güvenmiyorsunuz. Çünkü kendiniz güvenilmezsiniz." Bu 'güvenilmez' sözü içine oturdu. "Benimle ne alakası var. Artık herkes aynı duyguda" dedi ve sonra da bakın konu nerelere geldi; "Herkes evlenmeden önce evlilik sözleşmesi yapıyor. Evlendiğimde, ben de yaparım. Benden zengin bir kadınla da evlensem yaparım. Önemli olan benim malım, mülküm. Başkasınınki beni ilgilendirmiyor. Ya üç ay sonra boşanırsak ne olacak? Bu yaşıma kadar elde ettiklerime niye başkası ortak olsun?" Bu açıklamalar beni şaşırttı. Bizim zamanımızda kimsenin aklına evlilik sözleşmesi falan gelmezdi. Tamam, hayat şimdi herkese yukarıdan bastırıyor, tabii yapılsın evlilik sözleşmesi ama 'başkası' diye nitelendirdiğiniz biriyle nasıl ortak bir hayatta buluşulabilir ki? Biliyorum karışık bir konu. Duyguyla mantık yan yana yarışıyor. Peki siz ne düşünüyorsunuz? Çok sevince bir çırpıda hayatınızın tümüne ortak eder misiniz onu? Yanıtlarınızı bekliyorum.
BİZE ULAŞIN