ŞENGÜL BALIKSIRTI ŞENGÜL BALIKSIRTI

"Yüzüğü çıkarıp masaya koydum"

"Şu anda evliliğimizin 5. yılına girdik. Ama kolay olmadı. Düğünüme iki hafta kala, 400 kişiye davetiye gitmişken, her şey hazırken evlilik sözleşmesi istediler. Kulaklarım uğuldadı, başım döndü, inanamadım. Bütün gece ağlayıp düşündüm. Sabaha karşı annebabamı uyandırarak onlara evlenmeyeceğimi söyledim. 'Bunu Hande Ataizi yapabilmişken ben neden yapamayayım' dedim. Ünlü biri olarak konunun gazetelere nasıl acımasızca yansıyacağını bilen bir kadın bunu yapabiliyorsa ben neden yapamayayım? Evlenirken eşimin ailesinin neleri olduğu, hangi şirketlerin ortakları olduğu konusunda en ufak bir fikrim yoktu, daha geçtiğimiz yıl tesadüfen öğrendim ve inanın hiç de umurumda olmadı. Kaybetmiş olduklarımız da bugün hâlâ umurumda değil... Çünkü aslında kazandım. Hem de maldan mülkten paradan daha önemlisini, hayattaki en önemli şeyi, hayat arkadaşımı kazandım. Sözleşme teklifinin ertesi günü yüzüğü çıkarıp masaya koydum. Tahminimce bunu hiç beklemediler. Evlenmeyeceğimi duyunca eşim perişan oldu, özür diledi. 'Konuyu kapatalım, sözleşmeyi unut' dedi ve biz evlendik. Ancak söyledikleri yapılmadı diye eşimin ailesi taarruza geçti ve eşimle irtibatları kesildi. Dört yılı geçti, kendileri ile görüşmüyoruz. Ancak asla eşime 'ya onlar ya ben' demedim. Kendini asla seçim yapmak zorunda hissetmedi. Ama kendi tabiri ile kendisi 'huzuru' seçti."

HAZMETMEK AĞIR!
Yıllardır çalışan, iyi okullarda okumuş, kültürlü, ailesi ve geçmişi ile gurur duyan bir kadın evlilik sözlesmesi teklifini nasıl kabul eder? Eğer bu sıfatlarla tanımlanan bir kadınsa, asla kabul etmez... Bunu duymak ve hazmetmeye çalışmak çok ağır.
BİZE ULAŞIN