ELVAN DEMİRKAN ELVAN DEMİRKAN

Günümüzün aşk oyunları...

Sahtelik, taktikler, gerçeği saklayan veya değiştiren yalanlar... Günümüzün ilişki kurallarının temelini oluşturuyor. Neredeyse kimsenin kimseyi pozitif göremediği bir dünyada yaşıyoruz. Çeşme ve İstanbul'da bazı kadınların bütün konuları ilişki taktikleri olmuş. Ne eğitimimize, ne zekamıza, ne de görgümüze yakışmayacak kadar sinsi, ucuz ve aptal aşk oyunları görüyorum etrafta... O senin peşinden koşsun... Erkekler kendisine iyi davranmayan kadınlara köle olur... Ondan ne kadar etkilendiğini belli etme, kaçırırsın... Kendine güvenin sonsuzmuş gibi davran, zayıf olduğunu anlarsa ilgisi biter... Daha şimdiye kadar bir erkeği elde etmek istiyorsan 'kendin ol' diyeni duymadım.

SENDROMLU İLİŞKİLER
Karşınızdakinin sizinle uyumunu (veya uyumsuzluğunu) anlamaya fırsat bile vermeden elde etmek için taktikler başlıyor... Bir insan daha kendini çözememişken nasıl kendisi için doğru olan kişiyi bulabilir ki? Aşık olmak acımasız bir uğraşa dönmüş. Cesur, rahat ve zevk almaya yönelik (anlık zevklerden bahsetmiyorum) bir beraberliği mumla aramanız gerekiyor. Onun yerine umutsuz, 'Daha fazla bekar kalmaktan nasıl kurtulunur?', 'Ne pahasına olursa olsun beraber olduğun kişinin ilgisini sürdürmek' sendromlu ilişkiler alıp başını yürümüş. Eğitimli, akıllı, hoş ve hırslı kadınlar, profili yüksek erkeklerle ilişkiler yaşıyor. Ama çoğu erkeğin ya ayrılmaya hiç niyetli olmadığı evlilikleri veya uzun vadeli bir ilişkiye girmelerini engelleyecek acayip alışkanlıkları veya bağımlılıkları var. O yüzden işe yaramayan taktiklerle ilginç kalmaya çalıştığınız sürece kız arkadaş veya ex kız arkadaş olmaktan öteye gitmek zor.

ANNELİK YAPIYORLAR
Bazıları spiritüel yaşamı benimseyen kendini aşmış kadınları oynuyor... Elde edemeyeceklerini anladıkları potansiyel erkeklere "Sen çok iyi bir insansın, ben sana yardımcı olmak istiyorum" deyip; psikologluk veya annelik görevini üstleniyorlar. Başka kadınlar seni bozmuş, gel ben seni iyileştireyim hesabı... Bir kısım kadın içinse hiç doğru dürüst adam yok ortada... Peki, nerede arıyorlar doğru dürüst güvenilecek erkekleri? Sadece görmek ve görülmek amaçlı gidilen mekanlarda... Böyle yerlerin müdavimi olup da, olduğundan farklıyı oynamayan var mı? Bazıları içinse ağır bir drama söz konusu... Görüşmeye başladığı kişinin ismini daha yeni ezberlemiş, "Bizim durumumuz ne olacak?" diye başlıyor. Eğer şimdiye kadarki taktiklerinizin bir işe yaramadığını düşünüyorsanız, gelin şu şartlı dürüstlükleri bırakın. Oyun oynamayın, kendiniz olun, oyun oynarsanız, karşınızdakinin de sizinle oynamasına hazır olun...

KENDİLERİ DE İNANIYOR
Bazıları o kadar iyi rol yapıyor ki; kendileri bile inanıyorlar yazdıkları senaryolara... Bir ilişkiye bu tip tavırla yaklaştığınız zaman, en başta karşınızdakinin ilgisini çekseniz bile, içten içe yaşadığınız his; "Eğer gerçekten kim olduğumu anlasa, benden nasıl uzaklaşırdı" hissidir. Bu kadar rekabetin ve dişli kadının içinde doğallığın ilgi çekmeyeceğini düşünenler fena halde yanılıyorlar. Tencere kapak misali ya da 'Secret'ta olduğu gibi diyelim; siz kendi gerçeğiniz hakkında samimi olamadığınız sürece karşınıza da samimi olmayanlar çıkar. Samimiyetsizliğin getirdiği en büyük problem, sönük ve sıradan bir ilişkidir. Gerçek tecrübelerinizi, neyi iyi bildiğinizi, şimdiki kaygılarınızı konuşmak yerine oynadığınız 'iyi kadının' tecrübelerini konuştuğunuz zaman; yazdığınız senaryoda giriş, gelişme ve sonuç bölümleri sanki aynı fotoromanı okuyormuş hissi yaratıyor. İnanması ve uygulaması zor biliyorum ama ısrarla tekrarlıyorum; eğer insanlar kendileri hakkında dürüst olabilseler, çok daha ilginç ve sürükleyici ilişkiler yaşayabilirler. Çünkü günümüzün aşk oyunlarında can sıkıcı bir aynılık var...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN