Türkiye'nin en iyi haber sitesi
İLKER GEZİCİ

Kuruluş Osman bir oyuncu için büyük şans

Kuruluş Osman’a dahil olan Yıldıray Şahinler, “Bu dizide, bu ekipte yer almak bir oyuncu için büyük şans” dedi. Şahinler, canlandırdığı Bilecik Tekfuru Rotagus’u da şöyle anlattı: “Çok boyutlu biri. Gücünün yettiğine kurt, yetmediğine kuzu!”

Ünlü oyuncu Yıldıray Şahinler, Atv dizisi 'Kuruluş Osman'ın yeni sezonuna dahil olan oyunculardan. Canlandırdığı soylu Bilecik Tekfuru 'Rotagus' karakteriyle diziye ayrı bir renk katan Şahinler'le hem rolünü hem kariyer yolculuğunu konuştuk...
'Kuruluş Osman'a üçüncü sezonunda katıldınız. Devam eden bir işe sonradan dahil olmanın zorluklarını nasıl aştınız?
Zor olacağını düşünüyordum ama işini çok iyi bilen, çok profesyonel bir ekip var, her şey tıkır tıkır yürüyor. Başta yapımcımız ve proje tasarımcımız Mehmet Bozdağ'a teşekkür etmek gerekiyor. Ahmet Yılmaz da titiz ve oyuncuyla çok ilgilenen bir yönetmen. Üçüncü sezona ilk bölümü çeken bir yönetmenin heyecanını taşıyabilmiş bir sinemacı. Bunlar bir oyuncu için büyük şans.
Sizi nasıl karşıladılar?
O kadar sıcak karşıladılar ki şaşırmadım desem yalan olur. Bazılarıyla yıllardır arkadaşmışız gibi hissediyorum.
Dizi, yeni sezona da zirvede başladı ve ilk bölümüyle sezonun en yüksek reytingini aldı. Böyle başarılı bir işte yer almak size ne hissettiriyor?
Reyting kaygısı, sektörün emekçileri için büyük bir stres kaynağı. Bir işe inanıp giriyorsunuz, iki-üç ayda çekilen ilk bölüm istenen reytinglere ulaşamazsa bir anda işsiz kalıyorsunuz. Bu kadar sosyal güvencesiz çalışma işleyişi olamaz. Bu düzenin çalışanlar lehine değişmesi gerekir. 'Kuruluş Osman'da ise bu anlamda bir rahatlık var, bu rahatlık işin kalitesine çok yansıyor. Bu sezonla birlikte diziye çok kaliteli bir oyuncu grubu da katıldı. Oturmuş karakterlere can veren iyi oyuncularla da karşılaştık, bu da her iki tarafa çok iyi geldi.



AT BİNMEKTE ZORLANDIM
Dizide Bilecik Tekfuru 'Rotagus'u canlandırıyorsunuz. Tarihi gerçekliği olan bir karakter. Rolünüz size ne ifade ediyor?
Tarihte yeri olsa da hakkında çok şey bilmediğimiz biri. Dolayısıyla ben daha çok kurgusal olanla, senaryo yazarının bana verdiği malzemeyle ilgileniyorum. Ama bizi çevreleyen tarihsel koşulları elbette göz ardı etmiyorum.
Karakteriniz için yakın zaman önce "Rogatus tek bir karakter değil, bulunduğu ortama göre hep başka bir karakter. Çoğumuz gibi..." şeklinde bir yorum yaptınız. Bunu biraz açar mısınız?
Hepimiz zaman zaman toplumsal roller oynarız. Mesela evde başkayız, iş yerinde başkayız. Ama bunu iyi niyet ölçüsünde yaparız. Kimileriyse bu işi ileri götürür, profesyonelleşir. Ben 'Rogatus'ta böyle birini görüyorum. Kimine kurt, kimine tilki. Gücünün yetmediğine çatarsa kimi zaman mert bir dost, kimi zaman boyun eğen bir kuzu. Onu oynarken hepsinin hakkını vermek istiyorum. Böylece hem Rogatus'u çok boyutlu ve seyirci için ilginç kılmayı hem de topluma kendimce bir ayna tutmayı hedefliyorum.
'Kuruluş Osman' dünyanın sayılı platolarından birinde çekiliyor. Bu dekorda, kostümlerle çalışmak performansınız nasıl etkiliyor?
Sanat ekibinin hayranlık duyulacak dünya çapında işler çıkardığını söyleyebilirim. Aynı şey kostüm için de geçerli. Bu da oyuncu için iştah açıcı bir oyun alanı. Çocuk gibi sürekli oynamak istiyorsunuz. Henüz sözleşmeyi imzalamadan platoyu gezdirmişlerdi, beni bir-iki iyi oyuncuyla burada bırakıp gitsinler istedim. Sanat Yönetmeni Doğan Özcan ve Kostüm Tasarımcısı Serdar Başbuğ'a hayranlığımı buradan ilan etmek isterim.
Dizi, dünyanın birçok ülkesinde ilgiyle izleniyor. Diziye katıldıktan sonra 'Kuruluş Osman' hayranlarının size yaklaşımı nasıl oldu?
Harika. Dünyanın birçok ülkesinden sevenlerim vardı, şimdi bunlara yenileri eklendi. Bangladeş'ten tutun Filistin'e, Arjantin'den İran'a pek çok ülkeden çok güzel mesajlar alıyorum. Dünyayı küçültmek ve insanları yakınlaştırmak çok güzel.



ÜÇLÜ DÜELLO YAPIYORUZ
İnegöl Tekfuru Aya Nikola'yı canlandıran Erkan Avcı ve Harmankaya Tekfuru Kosses'i oynayan Serhat Kılıç ile birçok sahnede birliktesiniz. Üç usta oyuncu adeta şov yapıyorsunuz...
İyi oyuncuyla karşılıklı oynamak her zaman düello gibidir. Biz de üçlü bir düello yapıyoruz. Mertçe yapılan, ego savaşına dönüşmeyen düello, her zaman işin kalitesini yükseltir. Benim açımdan çok büyük sanatsal haz ve heyecan içeren sahneler...

BÖBÜRLENENİ KOMİK BULUYORUM
Şöhretle aranız nasıl? Egosal durumlarla nasıl baş ediyorsunuz?
Hiç baş etmiyorum. İnsanlarla ilişkim samimidir. Nerede kibirli insan görsem ona şunu sorasım gelir: "Sen kimsin?" Hepimiz küçücük birer zerreyiz, dünyada işlevlerimizi yerine getirdiğimiz için böbürlenemeyiz. Böbürleneni komik buluyorum. Mahalle bakkalımla da, stattaki tribün arkadaşlarımla da ilişkim, kariyerimin gidişatına göre hiç değişmedi. İnsanların gösterdiği sevgi çok güzel ama alçakgönüllülükle karşılayabilenlerden olduğum için mutluyum.

18 YAŞINDAKİ HALİME 'DOĞRU YOLDASIN OĞLUM' DERİM
Bugün karşınıza 18 yaşında Şehir Tiyatroları kapısından girmekte olan Yıldıray çıksa, ona ne derdiniz?
Doğru yoldasın oğlum. Tiyatroya devam. Hayatını özgür yaşamaya da devam et. Yalnız, televizyon seyretmeyi sevmesen de arada bir ne oluyor diye göz at, yeniden güzel şeyler yapılmaya başlanacak, yerini al.

TÜM EKİP AT ÜSTÜNDE DOĞMUŞ GİBİ
Hazırlık süreciniz nasıldı? Bu süreçte sizi zorlayan durumlar oldu mu?
Elbette oldu; at binmek! Çok yabancısı olduğum bir şey değildi ama burada bugüne kadar ustalaşmamakla büyük hata ettiğimi gördüm. Kılıç eğitimi o kadar zorlamadı ama at binmek kilometre yapmayı gerektiriyor. Genç oyunculara tavsiyem; at binmeyi, araba, motosiklet kullanmayı, yüzmeyi, mutlaka iyi derecede öğrenmeleri. Aralarına katıldığım ekip at üstünde doğmuş gibi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA