ÖNCEL ÖZİÇER

Oldu mu bu Nagehan?

Arkadaşlık, aile bağları kadar önemlidir insan hayatında.
Çekirdek ailen, akrabaların ve de arkadaşlarınla kurduğun ilişki sağlamsa, bu dünyada hiçbir şeyden korkma.
Sırtın yere gelmez.
Her başarına senin kadar sevinen, her düştüğünde çabucak kalkman için elini uzatan birileri varsa; insan neden korkar ki bu hayatta?
Hatta birlikte geçirdiğin zaman açısından arkadaşların daha da yakınında olabiliyor.
Gün geliyor ailenle paylaşamadıklarını onlarla paylaşıyorsun. Onlardan destek alıyor, üzerindeki yükü azaltıyorsun.

KALAN SAĞLAR BENİM
Aileni seçemesen de arkadaşlarını seçme konusunda çok dikkatli davranmalısın.
Kazık yememek, yarı yolda kalmamak, hayal kırıklıklarına uğramamak için.
Ben mesela o özeni hiçbir zaman gösteremedim, bu saatten sonra da gösteremem zaten.
Yapım bu...
İnsanlara güvenmeyi seviyorum ve bunu tercih ediyorum.
Bu yüzden arada sağlı sollu tokatlar yediğim de oluyor ama çok kafaya takmıyorum. 'Kalan sağlar benimdir' deyip biraz üzülüp, ağlayıp sonra hayatıma diğer hazinelerimle devam ediyorum.
Evet, yılların eskitemediği dostluklarım var benim ve onlar benim en kıymetlilerim.
Öyle her gün, her dakika görüşmesek de bilirim ki onlar orada bir yerde!
Aklımız, kalbimiz hep birlikte.
Yolda yalnız yürümeyi tercih edenler var mesela bir de. Konusu açıldığında "Benim pek arkadaşım yoktur" diye söze başlayanlar.
Onlara hem üzülür, hem de onlardan korkarım. "Yaa öyle mi?" der yanlarından kıyı kıyı kaçarım.
Arkadaşsız insan mı olur, kafam hiç basmaz.
Arkadaşlık ve kardeşlik eşdeğerdir çünkü.
Bu yüzden şu İtalyan savcı Felice Casson'un yanında yaşanan tercüme krizinde Nihan'ın düştüğü duruma çok üzüldüm.
Zoru görünce bir saniye bile düşünmeden kaçan ve arkadaşını onca insanın önünde yalnız bırakan Nagehan'a da çok kızdım.
Oldu mu şimdi Nagehan?
Arkadaşlık; yeri geldiğinde utancı da paylaşmaktır.
Sadece beyaz, ışıklı günleri değil!
BİZE ULAŞIN