AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Hayat seninle, seni severek başa çıkabilirim...

Genel izleyici muamelesi yapılan, prime time reytingi bol, sabah kuşağı sönük, kahramanı eksik hayatıma... Düşüncelerle ve pişmanlıklarla dolu sabahlamalarıma, parçalı uykulu gecelerime, tükendikçe depozitosuz dolan gözyaşlarıma... Acılı Adana kıvamındaki sürekli iğne batan kalbime, yalnızlıklarıma, yaramazlıklarıma, aşkımsı hallere, gerçek aşka, kendimi unutmalarıma, hatırlayıp geri almalarıma... Kavuşamamalarıma, sürpriz kucaklaşmalara, coşkulara, arada kahveye uğrayan 'Neşe Teyze'ye, sevişmelere, terk etmelere, geriye bakıp pişman olmalara, geriye bakıp gurur duymalara, ileriye bakıp vazgeçmelere, ileriye bakıp ümitlenmelere...

UMDUĞUM BULDUĞUM
Kekremsi sabahlara, kendimi kültablası misali hissettiğim sabahlara, hesabımı göremediğim gecelerde ev turlamalara, sarhoş olmalara, benim kızlara, şişmiş gözlere, ışıldayan gözlere... Sonuna kadar eğlenceye, güzelliklere, pisliklere, kötülüklere, kırık kalplere, onarılmış kalplere, ona, sonra ona, bi de ona, sonra bana, önceki bana, şimdiki bana, gelecekte olmasını istediğim bana, umduğum bana, bulduğum bana... İçinden çıktığım aileye, ait olamadığım yuvalara, düzensizliklere, yamuk düzene, kokuşmuş adetlere, insanı insan yapan geleneklere, iftiralara, iltifatlara, itirazlara, itinalara... (başka i-li bir tanım kaldı mı acaba?) Kem gözlere, süzen gözlere, seven gözlere, kıskanan gözlere, eleştiren gözlere... İnananlara, burun kıvırıp hırslandıranlara... Paçamdan çekenlere, el uzatıp yukarı çekenlere, elimi tutanlara, kıçıma tekme basıp düşmem için çabalayanlara... Hak ettiğimde sırtımı sıvazlayanlara...

MÜKEMMEL YOKMUŞ
Gözümden kan getirenlere, mutluluktan ağlatabilenlere
... Şerefe! Gerçek dostlara, hakikatli düşmanlara, tersten baktıran aşklara... İyi filmlere, yoldaşlık eden, kendime getiren kitaplara, şiirlere, şarkılara... İstanbul'a, Beyoğlu'na, Alaçatı'ya... Parasızlığa, parayı savurmaya, sürünmeye, lükse... Her geçen gün daha çok benzediğim anneme. Bendeki mantıklı her şeyi inşa eden babama. Ömür boyu garantili öbür yarım ablama. Ardında güzellikler bırakan anneanneme. Beni döve döve 'mükemmel diye bir şey yoktur, anın tadını çıkartmak vardır'ı öğreten şu hayata... Tanıdığım tüm yüzlere, gelip geçen herkese ama herkese... Yarın 30 yaşıma gireceğim ya, teşekkür etmek istedim işte. İnşallah bu sene umduğum insan olmaya doğru bir adım daha atabilirim. Biliyorum hayat, seninle ancak seni severek başa çıkabilirim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN