AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Önce köpekler, sonra çocuklar

Los Angeles'ta durum bu... Hiç abartmıyorum; önce köpekler, sonra çocuklar.
Karşıdan karşıya geçerken çocuğunu bırakıp köpeğini kucağına alan insanlar gördüm ben. Köpekler için tam bir cennet LA...
Giremedikleri mağaza, restoran, kafe, AVM yok; her şey köpekler için düşünülmüş.
Her mağazanın girişinde köpekler için su kapları var; öyle plastik falan da değil, en havalısından.
Restorana köpeğinle gittiğinde, garson sana mönüyü getirmeden önce köpeğine su getiriyor. Köpekler de birbirinden güzel, bakımlı, eğitimli ve mutlu tabii.
Çık sokağa yürü, beş dükkandan biri köpeklerle ilgili. Köpek bakım merkezleri, köpek kuaförleri, köpek okulları, köpekler için ürün satan mağazalar, organik köpek kemikleri, mamaları, hatta organik köpek kıyafetleri... Ne ararsanız var.
Tabii dışarıda bir tane bile sokak köpeği ya da kedisi yok. Köpek dünyası acayip bir sektör, organik âlemiyle başa baş gidiyor.
Hizmette sınır tanımıyorlar.
Misal orada yaşayan bir arkadaşım WAG adında bir uygulama kullanıyor.
Uygulamaya üye oluyorsun, köpeğini ve kendini kaydediyorsun. Evde olmadığın zamanlarda uygulamaya girip bir köpek bakıcısı seçiyorsun. O kişi evine gidiyor, şifreli sistemle eve girip köpeğini alıyor, saati 30 dolardan yürütüyor. Akşam geç geleceksen evde köpeğinle takılıyor (50 dolar da buradan), oyun oynuyor ve sen tüm bu yürüyüşleri ve evde oturmaları cep telefonundan takip edip izleyebiliyorsun. Kimse köpeğini evde altı saatten fazla yalnız bırakmıyor.
Müthiş bir sistem ve zirvede bir köpek aşkı. Arkadaşım, "Çocuğum olsa bu kadar masrafım olmaz ama burası Los Angeles, önce köpekler" dedi. Doğru dedi...
BİZE ULAŞIN