ŞİRİN SEVER

Şu klişe magazin jargonunu bıraksak artık!

Timuçin Esen'le paparazziler arasında geçen itiş kakış, kavga kıyamet ve o çok fena ve 'ayıp' görüntüler günlerdir masaya yatırılmış, 'kim haklı, kim haksız, nerede hata yaptık, sınırlar aşıldı mı acaba' diye tartışılıyor... Çok da iyi oluyor, tartışılsın... Herkes şapkasını önüne koyup iyice bir düşünene kadar tartışılsın hatta. Günlerdir bu konunun üzerine giden, fikri takibi bırakmayan ve en iyi işleyen gazete Milliyet oldu. Önce sanatçıları, sonra gazetecileri, dün de olayın tarafı haline gelen 'gece çalışan magazin muhabirlerini' konuşturdular. Herkes kendi fikrini, düşüncesini paylaştı kamuoyuyla. İlk günden beri olaya tepki gösterenlerden biri de benim; 'kesinlikle sınırın aşıldığını düşünüyorum' dedim en baştan. Timuçin Esen olayında da diğer gazetelerden farklı olarak 'Bu kadarı da fazla' başlığını atıp tepkimizi gösterdik gazete olarak. Peki bu kadar mı? Fikrimizi söyledik, suçu attık başkasına, bitti mi? Hayır, bu kadar basit değil. Son yaşanan olay bizim için fırsat olmalı, milat olmalı. Her gün kullandığımız, sayfalarımıza taşıdığımız, o klişelerle dolu magazin jargonunu, o basit magazin dilini bir kenara bırakmalıyız bir an önce. Hepimiz birlikte yapmalıyız bunu çünkü aynı ortamlardan, aynı havuzdan, aynı dilden besleniyoruz. Bütün sektör birbirini tetikliyor, etkiliyor, alışkanlıklar sürüp gidiyor. Sonuçta da yaptığımız iş ucuzlaşıyor, basitleşiyor, korkulup kaçılan bir alan haline geliyor. Göz göre göre bir bardan ya da mekandan çıkan çiftlere 'yakalandılar' demek... Yan yana gördüğümüz kadın ve erkeğe 'malum' yaftayı yapıştırmak... Hepimizin başına gelebilecek karelere 'firikik verdi' demek... Her alkollü fotoğrafa 'yine çok içmiş' vs gibi yorumlar eklemek... İşin seyrini değiştirmek, eklediğimiz ifadelerle olayı başka türlü göstermek... Açıkçası, bütün bunlar benim midemi bulandırıyor. Çuvaldızı kendimize de batırıyorum, merak etmeyin... Birlikte çalıştığım editör arkadaşlarımı da uyarıyorum, kendime de otokontrol uyguluyorum. Uzun süredir azami ölçüde dikkat gösteriyorum bunlara... Ama kaçıyor bazen... O yüzden herkesi buna ortak olmaya davet ediyorum. Muhabirler de, muhabir çalıştıran da, haber isteyen/bekleyen de, sayfa yapan editör de, masada son kararı veren yönetici de, genel yayın yönetmeni de dahil buna.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN