Türkiye'nin en iyi haber sitesi
TUBA KALÇIK İLE GÜNDEME DAİR TUBA KALÇIK

Her 4 çocuktan 1’i dijital bağımlısı!

Dijital medya, hepimizin hayatını az ya da çok etkiliyor. Olumlu yanları kadar kendi içinde tehlikeler de barındıran bir mecra haline geldi. Özellikle de çocuklar ve gençler için. Ebeveynlerin önemli bir kısmı bu konudan şikayetçi. Zaman zaman bana da buna dair mesajlar geliyor. Ben de bu konuyu iletişim uzmanı-televizyon programcısı Yelda Kırçuval ile konuştum.



'BU BÜYÜK BİR TEHLİKE'
Çocukların maruz kalabileceği dijital tehlikenin göz ardı edilmeyecek kadar önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Kırçuval, "Her 4 çocuktan 1'i dijital bağımlısı, bu büyük bir tehlike" dedi. Günümüzde çocukların büyük bir kısmının vakitlerini akıllı telefon, tablet ve bilgisayar ile geçirmek istediğini ancak bunun da kendi içinde tehlikeler barındırdığına işaret eden Kırçuval sözlerine şöyle devam etti:
"Ebeveynler bu konuda çok dikkatli olmalı. Çocuğun internet geçmişine ara sıra göz atılmalı, yaşına uygun olmayan bir içeriğe maruz kalıp kalmadığına dikkat edilmeli. Aile olarak ekran kapatma saatleri oluşturulmalı. Bunlar özellikle beraber vakit geçirilen yemek saatleri, oyun saatleri gibi zamanlarda olmalı. Arka planda televizyon, tablet, bilgisayar, telefon gibi dijitallerin çalışmaması sağlanmalı."



'EBEVEYNLER ÖRNEK OLMALI'
İletişim uzmanı Yelda Kırçuval'a ebeveynlerin çocuklara doğru rol model olması için nelere dikkat etmesi gerektiğini sorduğumda ise şunları söyledi:
"Ebeveynlerin çocuklara örnek teşkil edecek şekilde davranması da son derece önemli. Örneğin, anne veya baba kitap okumalı, çocuğumuz bizi kitap okurken görmüyorsa bu alışkanlığı geliştirmesi çok zor. Aynı şekilde tablet kullanımından uzak tutmak için ebeveynlerin de çocuklarının karşısında iş harici tablet, telefon kullanımını azaltması gerekiyor. Unutmamalıyız ki çocuklarımız bizim aynamız. Biz en önemli rol modeliz. Eğer çocuklarımıza gelişim çağında değişen dönüşen dijital dünyanın olumsuz taraflarını doğru kanalize etmezsek ergenlik yaşları ve sonrasında deforme olmuş duygu durumlarıyla, mutsuz, kaygılı, bedeniyle savaş halinde, sosyal beğenilirlik ihtiyacıyla benlik saygısına zarar veren sosyal medyaya bağımlı olmaları kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkar. Şöyle ki; aktif olarak sosyal medya kullanan gençlerimiz başkalarının onayını ve hayranlığını isteme arzusunun günlük hayatındaki çevresinde de aynı ölçüde olma beklentisiyle sürekli beğenilme isteğiyle sonuçlanırken finalinde kendisini yargılar hale gelir. İstediği kadar onay ve beğeni gelmediğinde de kendisini değersiz hisseder. Değersiz hissetme durumunda da siber zorbalıkta (dijital kanallarla yapılan saldırı ve alay) savunmasız kalmasıyla sonuçlanır. Gençlerimizin sosyal medyada kullanılmasından ziyade sosyal medyayı müspet ve doğru kullanmalarının temelini ebeveynler atar. Sonrasında da farkındalığı açık, dijital dünyanın algoritmasını doğru okuyabilen, karakteri aşınmamış bir gelecek bizimle olur."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA