HALİT YEREBAKAN HALİT YEREBAKAN

Vücudun doğal protein kaynağı: Kolajen

Vücuttaki her şeyi bir arada tutan protein, kalojendir. Ciltte ve diğer bağ dokularında bulunan kalojen; kırışıklıkları azaltır, kemikleri güçlendirir, sindirimi düzenler

Kolajen; hem güzellik, hem de sağlık endüstrisini etkisi altına aldı desek yalan olmaz. Birçok kişi kolajeni, sadece cilt sağlığında etkili olarak bilir. Ancak kolajen, vücuttaki her şeyi bir arada tutan ve insan vücudunda bulunan en bol proteindir; hatta vücudunuzdaki proteinin yüzde 90'ı kolajendir diyebiliriz. Kolajen, aslında glisin ve prolin içeren kısa zincirli bir amino asittir. Bu yapışkan madde tutkal anlamına gelen Yunanca kola kelimesinden türetilmiştir. Kolajen, yalnızca saç, cilt ve tırnakların değil; kasların, tendonların, bağların ve kemiklerin de büyük bir bileşenini oluşturur. Sert, çözülmeyen, lifli bir protein olan kolajen, bu vücut parçalarına güçlerini ve yapısını verir. Bu protein, cildimizde ve diğer bağ dokularında bulunur. Kolajenin diğer faydaları şunlardır:

Hücrelerdeki enerji üretimini artırır:

Hücreler optimal potansiyelleri ile çalışmadığında, vücutta yorgunluk ve birtakım hastalıklar ortaya çıkabilir. Kolajen, bu hücrelerde enerji artışı sağlar.

KEMİKLERİ GÜÇLENDİRİR

Sindirim sistemini iyileştirir:
Bağırsak sağlığı, sağlıklı bir hayat için oldukça önemlidir. Kolajen; bağırsakları adeta yeniden inşa eder, iyileşmesine yardımcı olur ve bağırsakta yaşaması gereken yararlı bakteriler için ideal bir ortam oluşturur.

Osteopeniyi (kemik yoğunluğunun azalması) hafifletmeye yardımcı olur:
Osteoporoz, yaşlanan kadınlarda görülen sağlık sorunlarından biridir. Araştırmalar; kolajen destekli beslenmenin, kemik kaybını yavaşlatabileceğini ve kadınlarda kemik kırılmalarının önüne geçebileceğini gösteriyor.

Kırışıklıkları azaltır:
Son araştırmalar; sekiz hafta kolajen desteği alan kadınların göz çevresi kırışıklıklarının derinliklerinde yüzde 20 oranında azalma olduğunu gösterdi. Kelle-paça çorbasının botokstan üstün sayıldığına dair dedikoduların çıkmasının sebebi olan bu çalışma, dikkatleri tekrar kolajen üzerine çekmeye yetti de arttı bile. Vücudumuz doğal olarak kolajen üretir; ancak yaşlandıkça bu üretim azalmaya başlar. Ayrıca birkaç faktör de bu önemli proteinin üretimini etkileyebilir. Örneğin şeker, stres, sigara ve otoimmün rahatsızlıklar, kolajen üretimini yavaşlatır. Menopoz gibi hormonel değişiklikler de dahil olmak üzere normal yaşlanma süreci, vücudun kolajen üretme kabiliyetini doğrudan olumsuz etkileyebilir. Fibroblastlar (kolajen oluşturan hücreler) daha az aktif hale gelir ve yaşla birlikte kırılmaları daha kolay olur. Bu nedenle, vücudun kolajen yüzdesi düşmeye başlar. Araştırmalar, kolajen üretiminin 25-30 yaşlarında yavaşlamaya başladığını ve her yıl yüzde 1 oranında azaldığını gösteriyor. Kolajen miktarındaki bu azalma, vücudun her yerinde elastikiyet kaybına neden olabilir. Son zamanlarda kolajen; hap veya toz olarak takviyelerden aromalı sulara, protein tozlarına kadar hemen her yerde karşımıza çıkar oldu. Takviyelerin yanı sıra beslenmenizle kolajen üretiminizi artırabilirsiniz. Kolajen artırıcı besinler şunlardır:

Kırmızı dolmalık biber:
C vitamini, sağlıklı kolajen temini için oldukça önemlidir. Kırmızı dolmalık biber, C vitamini deposudur. Sadece yarım bardak çiğ kırmızı biberde, günlük almanız gereken C vitamini miktarının yüzde 95'i bulunur. C vitamininin diğer iyi kaynakları arasında greyfurt, kivi, yeşil biber, brokoli, çilek ve portakal vardır.

Domates:
Ultraviyole ışınların vereceği hasar, kolajen azalmasını hızlandırır. Domateste bulunan likopen, cildi ve kolajen seviyenizi korumanıza yardımcı olabilir. Likopen, karpuz ve pembe greyfurt gibi diğer kırmızı ve turuncu sebzelerde de bulunur.

YUMURTA CİLDİ TOPARLAR

Sakatat:
Vücuttaki kolajeni artırmanın en sağlıklı yolu, kemik suyu tüketmektir. Sakatat grubu besinler de kolajen desteği için kullanılabilir.

Tatlı patates:
A vitamini, kolajen üretimi için de çok önemlidir. Sadece bir tane pişmiş tatlı patates yiyerek, günlük almanız gereken A vitamini değerinin altı katına ulaşabilirsiniz. A vitamini, havuç ve kayısıda da vardır.

Hindi:
Hindi etindeki yağsız protein olan lizin, kolajen üretimini kolaylaştıran önemli amino asitlerden biridir. Lizini, vücudumuz doğal olarak üretemediği için ancak bu maddeyi gıda ürünlerinden edinebiliriz.

Yumurta:
Kolin bakımından zengin gıdalar tüketmek, kolajen oluşumunda yardımcı olabilir. Yapılan araştırmalar; yumurtada bulunan yağsız proteinlerin cildin sarkmasını önlemek adına cilt dokularını dolduran ve protein zengini bağlayıcı dokular olan kolajen üretimi sağladığını gösteriyor.

Ay çekirdeği:
Ay çekirdeği, yağda çözünen bir vitamin olan E vitamini açısından mükemmel bir kaynaktır. Diğer iyi E vitamini kaynakları arasında buğday tohumu yağı, badem, fındık ve fıstık ezmesi bulunur.

EV YAPIMI ET SUYU TARİFİNİ DENEYİN
Kolajen, kemik suyunda bolca bulunur. Aşağıdaki kolay et suyu tarifini deneyin ve vücudunuza neler kazandırabileceğini görün. İşte ev yapımı et suyu tarifim:

MALZEMELER:
2 çorba kaşığı organik tereyağı
3 orta boy havuç
3 adet kereviz
2 adet sığır iliği kemiği
1 taze bitki (seçtiğiniz taze kekik, biberiye, adaçayı vs.)
1-2 yemek kaşığı elma sirkesi
Tuz, taze kekik, biberiye, adaçayı

YAPILIŞI:
Soyulmuş ve doğranmış havuç ile kerevizi yumuşayıncaya kadar tereyağında soteleyin. Sığır iliği kemiklerini ve taze bitki yapraklarını tencereye ekleyin, üzerini geçecek kadar su ve elma sirkesini ilave edin. Sekiz saat kadar düşük ısıda kaynatın. Et suyunu süzgeçten geçirerek kavanozlara doldurarak saklayabilir, ya da buz kalıplarına doldurup derin dondurucuya koyabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN