Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HİLAL KAPLAN

Demirtaş o çıkışı neden yaptı?

HDP Eş Başkanı Demirtaş, seçim akşamı "Bize emaneten oy vererek, HDP'nin Türkiye'nin demokratik siyasetin önünü açmasını isteyenleri mahcup etmeyeceğiz" demişti.
Ertesi gün Kandil'deki Mustafa Karasu'dan sert bir itiraz geldi: "Emanet oylar falan yoktur, HDP'liler de bunu yanlış değerlendiriyor (...) Bazıları HDP'nin barajı aşması için oy vermiş olabilir. Bu emanet değildir."
Bunun üzerine Demirtaş, geri adım attı: "Her oy kıymetlidir. Hangi gerekçeyle verilmiş olursa olsun ama HDP, tümüyle emanet oylarla buradadır şeklinde bir yaklaşım doğru olmaz."
Yine HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ, seçim öncesinde "AKP başta olmak üzere hiçbir partiyle koalisyon gündemimizde değil" demişken, birkaç gün önce tam tersini söylüyor, 'kırmızı çizgilere elveda' diyordu: "Bundan sonraki süreçte gelişebilecek müzakere süreçlerinde kapımız sonuna kadar açık. Kimsenin bir süreçte kırmızı çizgilerinin, benim anlayışım, benim merkezim gibi dayatmalara girme lüksü yok."
Bu çıkışlarda, KCK Yürütme Konseyi üyeleri Duran Kalkan ile Murat Karayılan arasındaki görüş farklılıklarının da etkili olduğunu düşünmek mümkün. Çünkü PKK'nın yönetimindeki bu iki isim de HDP'ye farklı siyasal istikametler önerdiler. Kalkan, emrivaki bir üslupla, "HDP mevcut güçleri yönetmeye giremez. Girerse 'Düzen partisi' olur. Çünkü; Türkiye'de yasalar, Anayasa, sistem değişmedi" derken, Karayılan aynı fikirde değildi: "Ben filan kesimle koalisyona girmem, türünden açıklama ve tutumlarda bana göre duygusallık vardır. Bu siyaseten pek doğru da değildir. Öyle kendini bazı şeylere hapsetme yerine ilkeler üzerine konuşmak önemlidir (...) İlkeleri olan bir partinin 'ben şunu yaparım, şunu yapmam' deme değil, kendi ilkelerini ortaya koyması gerekmektedir." Dün, Demirtaş, Karayılan'ın ilkelere vurgu yapan açıklamasını andıran biçimde, "Ak Parti ve CHP bizim ilkelerimizi de içine alacak bir koalisyon kurarsa dışarıdan destekleriz" dedi.
Böylelikle "AKP ile asla" yol almayacaklarını söyleyen, "AKP'nin olduğu hiçbir yerde yokuz" diyen Demirtaş, kendi sözünden dönmek zorunda kaldı. "Hani 'asmayacaktınız da yargılayacaktınız' diye sorarlar adama ama ben sormam tabii.
İşin ilginç yanı, Ak Parti ve CHP birlikte koalisyon kurmaya karar verirlerse, zaten HDP'nin desteğine ihtiyaçları olmaması. Öyleyse Demirtaş bu çıkışı neden yaptı? Birincisi, Ak Parti'yle koalisyon kurulmasına yönelik, HDP üzerinde büyük bir taban baskısı var. IPSOS araştırmasına göre HDP tabanının %58'i, HDP'nin seçim döneminde IŞID'ciden 'katil'e, demediğini bırakmadığı Ak Parti'yle yol almasını istiyor. Demirtaş, tabanı ve Kandil'i yumuşatmaya çalışıyor. 'Biz yapmayalım, CHP'yi öne sürelim, dostlar uzlaşmada görsün' demek istiyor.
Nitekim Demirtaş gibi CHPMHP koalisyonunu önceleyen Sezgin Tanrıkulu da bu hamleyi görüp, Demirtaş'a sitemle karışık şöyle çattı: "CHP'yi AKP'yle koalisyona itmeye çalışan 'sol' dostlar, çok istiyorlarsa araya hiç aracı sokmadan kendileri buyursun koalisyona." İkinci sebep ise kurulması durumunda HDP'nin Ak Parti'yi değil, MHP'yi önceleyerek, kendi tabanının çıkarlarına aykırı davrandığını kanıtlayacak olan Ak Parti-MHP koalisyonu seçeneğinden korkulması. Zira seçim dönemi boyunca "MHP ile birlikte çözüm sürecini yürütürüz" diyen HDP'nin, MHP ile koalisyona girecek Ak Parti'ye getirebileceği tek eleştiri yok. Erdoğan'a "Seni Başkan yaptırmayacağız" diyenlerin yolu, MHP lideri Bahçeli'yi Başbakan Yardımcısı yapmaya çıktı, iyi mi?
HDP, bir Ak Parti-MHP koalisyonunun gerçekleşmesini önlemeyi başarabilecek mi, göreceğiz. Ama başaramazsa da, Ak Parti'yi bu noktaya, en başta 'CHP-MHP koalisyonu istiyoruz' diyen kendileri getirdi, bilinsin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA