ŞELALE KADAK ŞELALE KADAK

Emek'i yıkan adam olmak istemiyor ama...

Aylar önce Emek Sineması'nın her ne kadar 'yıkmıyoruz, yukarı kaldırıyoruz' dense de aslında yok eden proje ile ilgili yorumlarımı Twitter'dan yazınca, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan bana cevabı yine Twitter üzerinden vermiş, ardından da Beyoğlu'nda bir öğlen yemeğinde buluşmuştuk.
O günlerde henüz bu konuda pek konuşmadığı için görüşmemizi kayda almak ve de gazetede yayınlamak istemiştim ancak kabul etmemiş, sadece durumun kendi açısından bir değerlendirmesini yapmak ve de anlatmak istediğini bana söylemişti.
Neticede, Ahmet Misbah da en çok internette kendi adını aradığı vakit, 'Emek Sineması'nı yıkan adam' tarzı geri dönüşlerden çok rahatsız olmuştu ve aslında bunu hak etmediğini düşünüyordu. O nedenle de tarafları bir araya getirmeye çabaladığından, herkesin konuşmasına imkan vermeye çalıştığından ancak böyle bir ortamında oluşmadığından yakınıyordu. Ve fakat bu söylediklerine hak verdiysem de o gün anlattıklarının bir kısmıyla hemfikir olamamış ama sonuna kadar da dinlemiştim Misbah'ı.
Beyoğlu Belediye Başkanı bir şekilde önüne gelen projeye inanıyor. Hakikaten Emek Sineması'nın yıkılmayacağını sadece yukarı kaldırıldığını düşünüyor. Oysa ki Emek'in bu projeyle yok olacağına inanan kalabalık her geçen gün büyüyor. Türkiye'de yeni yeni alışmaya başladığımız sivil toplum hareketleri dalga dalga yayılıyor ki ben buna her konuda şiddetle ihtiyacımız olduğunu, gerçek demokrasiden söz edeceksek öncelikle ilk sözü sivil topluma vermek gerektiğini düşünüyorum.

Rant peşinde koşanlar!

Benim tanıdığım kadarıyla Ahmet Misbah duygusal bir insan ve böylesi kalabalıkları karşısına almak değil, ortada bir yerde uzlaşmayı tercih eden bir yerel yönetici. Emek Sineması konusunda orta bir yolun bulunması, Türkiye'nin değerlerine sahip çıkmak konusunda önemli bir adım olacak diye düşünüyorum.
Beyoğlu gibi müthiş bir karakteristiğe sahip bir semtte, bir caddede yeni bir alışveriş merkezi daha hayata geçirmek için gösterilen telaşa hayret ediyorum bu arada. Yetmiyor mu oradaki dükkanlar? Sokak alışverişin nesi kötü? Niye insanlar illa da bu binaların içine sokulmaya çalışılıyor? İşte bunu anlamakta çok güçlük çekiyorum. Sizi bilmiyorum ama ben rant peşinde koşan, hayal satan işadamlarından fena halde bunaldım!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.