MELİH ALTINOK MELİH ALTINOK

Cam filmi meselemiz

Polisin camında karartma filmi olan otomobillere ceza uygulamaya başlamasıyla çarşı fena karıştı.
Ancak, daha önce MTV zammında olduğu gibi, sorun yine Cumhurbaşkanı'nın devreye girmesiyle çözülmüş gibi görünüyor.
Ne var ki, kimilerimizin "bu ne kardeşim memleket günlerdir cam filmini konuşuyor" diye kızıyor.
Ama görüyorsunuz, pek çok konu gündeme girmeyi başarsa da pek azı cam filmi gibi günlerce konuşuluyor.
Demek ki mevzu derin.
Cam filmini kendine mesele eden onca vatandaş var.
Yaptığımız haberlerde mikrofon yönelttiklerimizden kimi mahremiyet hakkını gerekçe gösteriyor... "Ya kadın arabada çocuğunu emziriyorsa, millet görsün mü" diye soruyorlar.
Gençlerin arabanın içinin görülmesini istememesinin nedenini tahmin etmek de zor değil.
Hükümetten yapılan açıklamalardan, kesilen cezaların iptal edileceğini seziyoruz. Ancak takılıp sökülen cam filmlerine harcanan paralar gitmiş oldu tabii ki.
Konuştuğum üst düzey bir emniyet yetkilisine, vatandaşın "bir serbest bırakılıyor bir yasaklanıyor" şeklindeki eleştirilerini sordum.
"Cam filmi başlangıcından beri hiç serbest olmadı ki" diyen yetkili, yaşadığımız tartışmanın kronolojisini ve arka planını net şekilde özetledi:
"Biz Karayolları'nın belirlediği kanuna göre uygulama yapıyoruz. Bir yıl önce Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı cam filmleriyle ilgili kendi bünyesinde bir çalışma yapmış. Bu taslağın uygulamaya girmesine kısa bir süre kala da bu tartışma başladı, büyüdü. Reina saldırısında da, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yapılan saldırıda da cam filmli arabalar kullanıldı. Bizde bu konuda bir hassasiyet var elbette."
Evet, vatandaş da haklı polis de...
Ancak devlet şimdilik filmli camın ötesini görecek robocoplara sahip değil. Bu yüzden mahremiyet hakkı ve güvenlik ihtiyacının karşı karşıya geldiği bu tartışmada en makul çözüm şu gibi görünüyor:
Aracın ön camlarının, şoförün yüzünün görünmesini sağlayacak şekilde filmsiz olması. Arka camlarınınsa tüketicinin tercihine bırakılması.

***

Şimdi FETÖ'cüler düşünsün!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Atatürk'ü Anma Töreni'nde yaptığı çıkış gündemi sarstı.
Erdoğan, "CHP gibi amorf bir partinin Atatürk'ü milletimizden kaçırmasına rıza göstermeyeceğiz" dedi.
Bence Cumhurbaşkanı'nın bu sözleri en çok son dönemlerde Atatürk'ü ve söylemlerini kullanan FETÖ'cüleri panikletmiştir.
Öyle ya 15 Temmuz'da "Yurtta sulh" sloganını kullandılar ve hâlâ darbeci 150 generali "Atatürkçü" diye aklamaya çalışıyorlar...
Twitter'da ne kadar FETÖ'cü trol, kripto varsa başına kalpak takmış.
Sanırım bu tabloyu gören Cumhurbaşkanı da Atatürkçülüğün CHP'ye bırakılmayacak kadar ciddi bir konu olduğunu vurgulamak istedi.
Zira CHP bugüne değin Atatürk'ü karikatürize edip kurda kuşa kaptırmaktan başka hiçbir şey yapmadı.

***

Erdoğan'dan Ilımlı İslam yorumu

Atatürk'le ilgili sözleri kadar konuşulmasa da, Erdoğan'ın şimdi de Suudi Arabistan'da telaffuz edilen Ilımlı İslam'la ilgili sözleri de önemli, atlamayalım:
"Kadınları hayattan soyutlayan anlayış İslam'dan değil gelenekten referans alır. Ya sen ılımlı İslam diyorsun, daha bir kadına araba kullandırmıyorsun. İslam'da buna mani var mı yok? İslam İşbirliği Teşkilatı'na bile hanımları doğru düzgün almış değiller. Bu teşkilatın içinde neden kadın kolları olmasın."

BİZE ULAŞIN