Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MURAT ARIN

Lira değerli bölgeye yaklaşıyor

Küresel piyasalar geçen haftayı merkez bankalarının politikaları ve Ukrayna'daki çatışma ortamının gölgesinde geçirdi. Dünya genelinde ekonomiler için büyüme tahminleri geri çekildi. Buna karşın borsalarda iyimser hava korundu.
İçerde faiz gerilerken döviz kurlarındaki düşüş sürdü. Yarı yarıya euro ve dolardan oluşan döviz sepeti 2,50'nin altına indi ve lira değerli olmaya başlayacağı bölgeye iyice yaklaştı. Liranın son 10 yıllık seyrini temel alarak bir hesaplama yapıldığı zaman, 2013 başında döviz sepeti için denge seviyesi 2,00-2,05 aralığındaydı. Döviz kurlarının ardından enflasyonun da zıplaması, denge seviyesini ciddi biçimde yukarı itmiş durumda. Döviz sepeti için denge seviyesi 2,40'a kadar yükseldi. Önümüzdeki bir iki ayda da enflasyonun yüksek geleceğini dikkate aldığımızda sepet için denge seviyesinin biraz daha yükseleceğini anlıyoruz. Geçen hafta sepet 2,47'ye kadar geriledi ve lira değerli bölgeye iyice yaklaştı.
Merkez Bankası önce faizi yükseltmekte geç kaldı, sonra gereğinden sert bir faiz artırımı yapmak zorunda kaldı. Şimdi bu yüksek faiz ortamında ısrar ederek döviz piyasasındaki dengesizliği besliyor ve ileride yaşanabilecek sorunlara katkıda bulunuyor. Merkez Bankası hızla ve sert biçimde faiz düşürmezse sıcak para girişleri sürecek, lira değerli bölgeye girecek. Bunun sonucunda cari açık artarken döviz dengesi kısa vadeli sermaye ve borç girişleriyle sağlıksız haline geri dönecek. Küresel piyasalarda para gelişen piyasalardan kaçmaya başladığı zaman ise döviz kurları bu kez hızla tırmanmaya başlayacak. Döviz dengesinin bozuk olduğu, kısa vadeli borçların ve sıcak paranın desteğiyle yürüyen bir ekonomide, sıcak para kapıya yöneldiği zaman kuru faizle tutmak mümkün değil. Bunu defalarca gördük, şimdi bu senaryoyu bir kez daha yaşamak zorunda kalacağımız anlaşılıyor.
Peki bunun çözümü var mı? 2012 ve 2013'te yoğun sıcak para ve kısa vadeli borç girişlerine izin verildiği için ciddi bir sermaye çıkışı olmadan döviz dengesinin sağlanmasının imkanı bulunmuyor. Türkiye'nin 60-70 milyar doların daha çıkışını göze alması gerekiyor. Bu çıkışla birlikte döviz kurları da yükselecek ama ekonomi üzerindeki baskı ve dengesizlik azalacak. İç talep baskılanırken ekonomi ihracatla büyümeye başlayacak. Bu sıkıntılı bir süreç ama sürekli olarak sıcak paranın hedefi olup kriz ortamı yaşamaktansa faizin düşük, liranın görece değersiz olduğu bir politika uzun vadede daha istikrarlı bir ekonominin önünü açabilir.

ECB ve Ukrayna

Avrupa Merkez Bankası, deflasyon işaretlerine karşın adım atmıyor. Mayıs toplantısından da bir karar çıkmadı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi gerekirse haziran ayında harekete geçeceklerini söyledi. Aynı Draghi 10 gün önce Alman parlamentosunda parasal genişleme konusunda hazırlıklarının olmadığını, bu yönde bir politika izlemek durumunda kalsalar da bunun aylar alacağını söylemişti. Bu açıklamalardan hangisinin doğru olduğunu zaman içinde göreceğiz.
Bu pazar Doğu Ukrayna'da federasyon yapısına geçiş için referandum yapılacak, haftaya pazar günü ise Rusya'ya bağlanma konusunda bir referandum için hazırlık yapılıyor. Arada sırada geçen olumlu haberlere karşın gerginlik her geçen gün artıyor ve yaptırımların şiddetleneceği anlaşılıyor. Bu gidişin Rusya ve Avrupa ekonomilerinin yanı sıra dünya ekonomisi için de olumsuz sonuçları olacak. Dünya büyük ve uzun sürecek bir durgunluğa doğru ilerlerken Ukrayna'daki çatışma en büyük riski oluşturuyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA