Türkiye'nin en iyi haber sitesi
NURULLAH GÜR

Avrupa resesyonun kıyısından döndü

Ekonomisinin üzerinde kara bulutlar dolaşmaya başlayan Avrupa, resesyonun kıyısından döndü. Euro Bölgesi 2022’nin son çeyreğinde yüzde 0.1 büyüdü. Ancak hâlâ ekonomik görünüm toz pembe değil

Rusya'nın Ukrayna'yı işgal girişimi sonrasında Avrupa ekonomisinin üzerinde kara bulutlar dolaşmaya başlamıştı. Yüksek enflasyondan dolayı Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) para politikasını sıkılaştırması gereken bir döneme denk gelen enerji darboğazı riski, Avrupalıların hesaplarını karıştırdı. Resesyon ihtimali ufukta görünmüştü. Ama korkulan olmadı.
Bir ekonominin iki çeyrek üst üste negatif büyüdüğü durum, teknik açıdan resesyon olarak sınıflandırılır. Euro Bölgesi 2022'nin son çeyreğinde yüzde 0.1'lik bir büyüme performansı gösterdi. 2023'ün ilk çeyreğinde negatif büyüme rakamının gelme ihtimali var. Ama en azından geçtiğimiz çeyrekte büyüme pozitif gerçekleştiği için teknik resesyon ihtimalinden kurtulmuş oldular. Resesyonun kıyısından dönmelerinin altında yatan üç tane temel neden var:



* Kış aylarının ılıman seyretmesiyle birlikte sanayinin büyük bir enerji sıkıntısı yaşamaması.
* Hükümetlerin hanelere verdiği enerji sübvansiyonlarının harcanabilir geliri desteklemesi.
* ECB'nin para politikasını sıkılaştırmada aşırıya kaçmaması.
Avrupa için en kötü senaryo şimdilik gerçekleşmemiş olsa da ekonomik görünüm toz pembe değil. Yine de resesyon riskinden bir şekilde kurtulup büyümede 2022'yi ABD ve Çin'in önünde bitirmek, AB için moral verici olmuştur.
Olumlu haber akışı sayesinde euro son haftalarda dolar karşısında değer kazanıyor. Paritedeki bu durum, maliyet kalemleri ağırlıklı olarak dolar cinsinden, gelirleri ise euro cinsinden olan Türkiye'deki ihracatçılar için olumlu bir gelişme.



İMALAT SANAYİ POZİTİFE DÖNDÜ
Avrupa ekonomisinin durumu Türk sanayisi için oldukça önemli. Geçen yılın ikinci yarısında Avrupa'ya dair kötüleşen ekonomik beklentiler, ihracat siparişlerindeki azalmayla birlikte kendini sanayi rakamlarımızda göstermişti. İmalat sanayi PMI verisi, ekonomik canlılık için eşik değer kabul edilen 50'nin altına gerilemişti. Sanayi üretimi de 2022'nin son çeyreğinde salgından sonra ilk defa yıllık bazda negatif büyümüştü. İktisadi gidişata dair öncü bir gösterge niteliği taşıyan PMI verisi, 10 aylık aranın ardından Ocak 2023'te yeniden 50'nin üzerine çıktı. Verinin detaylarından ihracat siparişlerindeki düşüş trendinin ivme kaybettiği görülüyor. Son veri, önümüzdeki aylarda sanayi üretiminin büyümeye geri dönebileceğine işaret ediyor.



FED: GÜVERCİN GÖRÜNÜMLÜ ŞAHİN
FED faiz artırmaya devam ediyor. Ama faiz artış hızı gittikçe yavaşlıyor. Son toplantıda faiz sadece 25 baz yukarı çekildi. Fed'in geleceğe dönük verdiği sinyaller ise biraz güvercin biraz da şahin modunda. Fed, attığı adımların ekonomiyi soğutmaya başladığını verilerden görüyor. Enflasyon oranı yüzde 9.1'den yüzde 6.5'e doğru geriledi. İşsizlik oranı yüzde 3.5 gibi tarihi düşük seviyelerde olsa da emek piyasası eskisi kadar sıkı değil. Aralık ayında gerçekleşen 223 binlik istihdam artışı son iki yılın en düşük seviyesi. Enflasyonu uyarıcı etkiye sahip olan ortalama ücret artış oranı ise Mart 2022'deki yüzde 5.6'lık tepe noktasından kademeli olarak geri çekilerek yüzde 4.6'ye indi. Emek piyasasındaki gelişmeler, enflasyonu tetikleme açısından Fed'i eskisi kadar tedirgin edecek yönde değil.



Fed Başkanı Powell, dezenflasyon sürecinin başladığını görse de enflasyon karşısında zafer ilan etmek için henüz çok erken olduğunun altını çiziyor. Zira, yüzde 2'lik enflasyon hedefinin uzağındalar. Gerçi dünyanın eski kodları ve denklemleriyle belirlenen yüzde 2 hedefinin günümüzde ne derece anlam ifade ettiği büyük bir soru işareti. Ticaret savaşları, salgın, iklim değişikliği, yeşil dönüşüm, Rusya-Ukrayna derken üretim ve maliyet kanallarında ciddi yapısal değişimler gerçekleşti. Yaşanmaya da devam ediyor. Dolayısıyla, yüzde 2 hedefine öyle ya da böyle ulaşacağız inadıyla faiz artışlarını yıl boyunca sürdüremezler. Enflasyonu tetikleyen unsurlar arasında, para politikasının etki alanın dışında kalan çok fazla değişken var. Mevcut koşullara göre, Fed'in toplamda 25 veya 50 baz puan kadar daha faizlerde artışa gidebileceği öngörülüyor. Piyasaların asıl merak ettiği şey; enflasyonun Fed'in içine sinecek seviyelere inmesinin ardından yılın sonlarına doğru bir faiz indirimi gelip gelmeyeceğini sorusu. Powell bu soruya aşırı bağlayıcı cevaplar vermekten kaçındı. Fed enflasyonla mücadelede geç kalmanın sıkıntısını çekiyor. Sütten ağzı yanan, şimdi yoğurdu üfleyerek yiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA