ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Pekalâ icat çıkarabiliyormuşuz!

Kimyada zincirleme reaksiyonun başlaması için, aktif madde miktarının kritik kütleye ulaşması kuralı vardır. Bu "kritik nokta" her ne ise, o zamana kadar "ölüm sessizliğinde" duran "kütle"; bir sonrasında sakladığı enerjiyi "ancak" patlatabilir. Küresel kriz öncesinde ihtiyacı hissedilen fakat şimdi herkesin diline düşebilen "yenilikçilik" alanında o kadar çok laf ettik ki; acaba "kritik kütle"yi (harekete geçirdik mi) umudu uyandı. Araştırma ve geliştirmenin "şart" haline geldiği yeni rekabet anlayışında Türkiye, kültürel bariyerleri yüzünden dezavantajlar saklıyordu.
İcat çıkarmak anlamına gelen "buluşçuluk" ve "eski köye yeni adet" tanımıyla "yenilikçilik" atasözlerine işlercesine "küçümsenen" tutumdu.
Üstüne üstlük birini "düşünürken" gördüğümüzde "efkâr (fikirler) bastı" diye bu zor(!) durumdan kurtarmalıydık.
Kültürümüzün "yeni ve farklı olanı dışlayan" tutumuna rağmen Ar-Ge ve yenilikçilik hakkında o kadar çok dil döktük ki, bu durum, değişmeye başladı. Öncelikle Kamu, Ar-Ge'nin önünü açacak düzenlemeleri gerçekleştirdi. Daha sonra yüksek teknoloji merkezleri, teknokent gibi açılımlarla "uygun iklim" yaratıldı. Gerçi teknokenti, "organize sanayi bölgesi" kafasıyla yapanlar, yığınca kaynağı heba etmesine rağmen, maya yine de tuttu.
Bugün pek çok şirket, henüz yenilikçiliğe prim vermese de "farklı fikirle gelen çalışanını" ayıplamıyor. Onlara "eski hamam eski tas" caydırıcılığı uygulamıyor. Neticede ortalıkta bir kriz var ve işlerin de eskisi gibi yürümediği apaçık ortada.
Tam da bu noktada, yüzü yarına dönük şirketlerimizin "icat çıkarma" atağına tanık oluyoruz. Zamanından önce "icat çıkaranların" hayatını az zorlaştırmamıştık.
Galiba "bizden farklı düşünenlere" daha müsamahakâr olduk ki "icat çıkarmayı" teşvik etmeye başlayanlarımızın sayısında belirgin bir artış var.
Kimi yeni bir yöntem, kimi bir yazılım veya bir yeni bir süreç ile çıkageliyor, kurumun, firmanın "bahtını" başka noktalara taşıma umudu saçıyor. Kimi de çıkardığı icat ile küresel arenada kendine yer açabiliyor.
Bu icatlardan biri ile Dubai'deydik. İcat çıkaranımız, Türk Telekom. Yaptıklarıyla, CommsMEA yarışmasında "Yılın En İyi Yeni Telekomünikasyon Hizmeti" ödülünü alıyor. Kürsüde TT Uluslararası ve Toptan Satış Başkanı Mehmet Toros ve TT Pazarlama ve İletişim Başkanı Erem Demircan var. İcat ettikleri, "Wirofon" adıyla şimdiden markalaşmaya başlayan bir iletişim yaklaşımı. Ağ üzerinden iletişimi, küresel çapta ucuz ve kolay kılan bir ürün. Üstelik bu ve benzeri "icat"ları, peş peşe hayata geçirecek bir ivmeye geldiklerini anlıyorum.
Ödül sırası ve sonrasında aktardıkları bilgilerden, özellikle yazılım alanında "dünya çapında iddia" taşıdıkları anlaşılıyor. Bu da "icat çıkarma" konusunda bana göre "toplumsal aşağılık kompleksimizden" sıyrılmamıza yardım edecek bir iddia.
Yenilikçi yaklaşımlar, temsil ettikleri kuruma, ciroda (şimdilik) küçük fakat gelecekte büyük fırsatların kapısını aralayabiliyor. İcadınız bir kez kazandırmaya görsün, anında "siz dahil" bu başarıyı üstlenir, kopyalar ve daha iddialısına cüret edersiniz. Uzun yıllar "Con Ahmet'in devridaim makinesi" diye alay ettiğimiz yenilikçilerimizi, küresel platformlarda "ödül alırken" gördükçe, bir sonraki başarı için daha da hevesleniyoruz.
Rahmetli Sakıp Sabancı'yı, Edinburg' da "Avrupa Kalite Ödülü"nü alırken kürsüde izlemiştim. Bu tablo, bir sonrasında Türkiye'deki firmaları, kalite ödülünün abonesi haline getirmişti.Şimdi benzer sürecin, "yenilikçilik, buluşçuluk" alanında yaşanması kaçınılmaz hale geliyor. Sorun, bu yeni zenginlik damarının içinden akmak yerine dışında kalmakta yatıyor.
Ekonomideki iyileşmelere bakıp "uçağın burnu havalandı" diye umutla yetinenlere; "umut her şey olabilir ama asla bir yöntem değildir" gerçeğini hatırlatmak isterim. Yöntem; yenilikçilik ve buluşçuluktur artık.Ve küresel krizin yeniden belirlediği rekabet şartları içinde yeni zenginlik alanları, icat çıkarmaktan, bunu kürede görücüye çıkarmaktan ve yenilikçiliği, iş süreçlerinin bir parçası haline getirmekten oluşuyor.
Yenilikçilik kimyasında zincirleme reaksiyon umudu sunan Türk Telekom'un bu ödülünü, "icat çıkaranları yeterince alkışlamayanların dikkatine" takdimimdir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.