MELİHA OKUR MELİHA OKUR

Koç, TÜSİAD'ın cesur yüreği oldu

Hiç abartmıyorum. Bugün tek bir kişiye şapka çıkarıyorum! Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İştişare Konseyi Başkanı (YİK) Mustafa Koç, bir konuştu, pir konuştu. Dün, 2009 yılının son YİK toplantısında yaptığı konuşmayla birlikte bana göre, bugün itibariyle Türkiye'nin en önemli insanı oldu. Kim ne derse desin, Ankara'da kayıkçı kavgasını sürdüren siyasetçilerin bu konuşmaya kulaklarını tıkama şansları yok!..
Koç, akıl ve sağduyunun hakim olduğu konuşmasıyla 22 Temmuz 2007 seçimi sonrası AK Parti Hükümetiyle bir türlü "ortak dil" tutturamayan, konuşmaya korkan 560 üyeli TÜSİAD'ın cesur yüreği oldu.

***

Dünkü konuşmada spesifik konulara girmedi. Dış politika, ekonomi, güvenlik, kurumlar arası ilişkiler gibi siyasi ortamı her açıdan gerginliğe iten "temel konularda" görüş bildirdi.
Koç, netti. "Türkiye'de siyasi sistem krize gidiyor!" dedi. Daha üç gün önce bu uyarı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den gelmiş, Cumhurbaşkanı,"siyasi gerginliğe" dikkat çekmişti! Açıkçası Gül'den sonra siyasi sistemin krize girdiğini teyit eden ikinci kişi ise Mustafa Koç oldu. "Siyasi ortam sertleştikçe kaybeden her zaman demokrasi oluyor" diyerek cepheleşen Türkiye'ye de mesaj verdi.
Dedi ki; "Önce laiklik ekseninde ortaya çıkan çatışmalar toplumu kutuplaşmaya götürdü. Şimdi de kültürel kimlikler ekseninde ortaya çıkan siyasi çatışmanın toplum içindeki yansımalarına şahit oluyoruz. Bu iki kutuplaşma ekseninin aynı fay hattına tekabül etmesi ise korkutucu bir gerçeğe işaret ediyor."
Sözü edilen korku, etnik cepheleşme!...
Sorarım size; üç darbe, bir muhtıra yaşamış, 28 Şubat sürecinden geçmiş bir ülkede, etnik cepheleşmeye dönük yapılan ikaz hangi siyasetçinin gözünden kaçar!
Anlaşılan Koç terörün, "Kürt açılımı" adı altında "masum hale" getirilmesinden rahatsız!...
***

Asıl önemli uyarı dış politikayla ilgiliydi. Koç, Dışişleri Bakanı Davutoğlu'na nazik bir uyarıda bulundu. "Dış politikadaki ray değişikliğiyle birlikte üstlenilen 'model ülke Türkiye' yolculuğu, acaba AB heyecanını yitirmiş Türkiye'ye eksen mi kaydırıyor?"
Koç'a göre, dış politikada "eksen kayışı" yok! Koç, "Politikada daha sakin sularda seyretmeyi istiyoruz" dedi.
Açıkçası ben de, "sular" kelimesine takıldım, çünkü Milli Güvenlik Kurulu, ekim ayında yaptığı toplantı sonrası, "Doğu Akdeniz Sularını endişe ile izliyoruz" açıklaması yapmıştı. Konu hassas.
Anladığım kadarıyla TÜSİAD yönetimi son YİK toplantısına Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu davet etmiş ama yoğunluğundan dolayı bakan katılamayacağını bildirmiş. Davutoğlu'nun başını kaşıyacak vakti yok.
Bu kez ABD'den iki gün önce "nota" niteliğinde yediğimiz ikaz ile uğraşıyor. ABD, bürokratı kanalıyla, "Derhal Ermenistan protokollerini Meclis'ten geçirin" ikazını yapıyor.
Sonuç; Mustafa Koç, "Ben hancıyım!" diyerek Türkiye'nin büyük oyununda, temel aktörlerden biri olduğunu hem TÜSİAD hem de Koç Holding olarak bir kez daha gösteriyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları